1. يَا مَنْ يُقَلِّبُ الَّيْلَ وَ النَّهَارَ Ey âlemleri aydınlatan güneşin tulu' ve gurubuyla geceyi gündüze ve gündüzü geceye kalb ve tebdil eden kudretli Hâlık ve Fâtır
2. يَا مَنْ خَلَقَ الظُّلُمَاتِ وَ النُّورَ Ey karanlık ve ziya gibi iki büyük ve külli tahvilat ve tebdilatın Fail-i Muhtarı ve Kâdir-i Mutlakı olan Fâtır-ı Ecell-i A'la
3. يَا مَنْ جَعَلَ الظِّلَّ وَ الْحَرُورَ Ey güneşin gurubuyla gölge, bulutlarla gölge, ağaçlarla gölge ve bilhassa merhamet ve adaletiyle gölgeleri yapan, hem güneşin sıcağı ve sam denilen sıcak rüzgarları ve muhtelif mıntıkaların şiddetli hararet ve bürudetlerini az zamanda halk eden Hallak-ı Müteâl Hazretleri
4. يَا مَنْ سَخَّرَ الشَّمْسَ وَ الْقَمَرَ Ey güneş ve kamer gibi semavi ecramı emr-i celiline musahhar eden ve muhtelif burucda devir ve hareketlerini yaptırarak gece ve gündüzün ezelden ebede kadar bila-inhiraf muayyen zamanlarda ve her sene aynı mevsimlerde tedric tedric uzak ve kısalmak suretiyle ileri geri götüren ve bu suretle bahar, yaz, güz, kış mevsimlerini husule getiren Zât-ı Kibriya
5. يَا مَنْ خَلَقَ الْمَوْتَ وَ الْحَيٰوةَ Ey dünyada kullarından sâdır olacak a'mali ilm-i Ezelîsiyle bildiği halde amal-i saliha erbabı ile su-i ef'al ashabının fiilen tezahür etmesi ve bu sırra binaen mevt ve hayatı halk edip haktan udul ve itiraz edenleri tecziye ve mutileri mazhar-ı mağfiret eden Muhyi ve Mümit
6. يَا مَنْ لَهُ الْخَلْقُ وَ الْاَمْرُ Ey مُقَلِّبُ الَّيْلِ وَ النَّهَارِ , Halik-ı zulümat-i ve nur, icad-i zılli ve harur, teshir-i şems ve kamer, Hâlık-ı hayat ve mevt gibi kâffe-i halk ve emri, şe'n-i rububiyetinden olduğu cihetiyle cümle mahlûkat dahi taht-ı tasarrufunda bulunmakla galib ve âli Zât-ı A'zam
7. يَا مَنْ لَمْ يَتَّخِذْ صَاحِبَةً وَ لَا وَلَدًا Ey ulûhiyet, ehadiyet, samediyet ve azamet ve celal Zâtında cem' olup, arkadaş ve veled ittihaz etmeyen Zât-ı Ehad ve Samed
8. يَا مَنْ لَمْ يَكُنْ لَهُ شَر۪يكٌ فِى الْمُلْكِ Ey maruf ve malum olan kudret-i Rabbanisi ile mülkünde şeriki olmayan
9. يَا مَنْ لَمْ يَكُنْ لَهُ وَلِىٌّ مِنَ الذُّلِّ Ey muin ve muavenete muhtaç olmamak, hem mülkünde ortağı bulunmamak hem veli ittihaz etmemek gibi vahdaniyet hasletleriyle nekaisten münezzeh olan Zât
10. يَا مَنْ لَهُ الْحَوْلُ وَ الْقُوَّةُ Ey kemal ve mâlik sıfatlarıyla mülkünde dilediği gibi tasarruf ve irade eden ve hadsiz kuvvet ve kudret-i hallakıyesi müsellem ve malum olan Allah Celle Şanühü Hazretleri
Ya Rabb, cürüm ve isyanımı mukırrım. Affını taleb ve niyazda musırım. Bakma benim günah defterime, yakma beni onu yak benim yerime.