Risale-i Nur

Cevşen (Mealli)
— 1 —

HOCA SABRİ ABİ'NİN

CEVŞEN MEALİ

{Not: Hoca Sabri Abi'nin(R.H.) yazdığı bu cevşen meali, Saatçi Hasan Abi (R.H.) vasıtasıyla elimize geçmiştir. Elimizdeki nüshada bazı eksik yerler vardı. Bunları başka meallerden ilave edip belirttik. Bu Abilerimizin ruhlarına bir dua-yı mânevi olması niyetiyle neşrediyoruz.}

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ

Risale-i Nur şakirdlerinin en mühim ve has dersleri olan Cevşen-ül Kebir'in kıraatıdır. O lahutî dersin feyzi her karîde tecelli ve tezahür etmekde ise de Medreset-üz Zehra'nın ekser hasları bu acize hüsn-ü teveccühleri saikasiyle gûya ulûm-u arabiyede vukufiyetime kail olarak Cevşen-ül Kebir'in mealini yaz diye ilhah ve ısrar ettiler. Bu hususda çok tefekkür ve teemmül edip dedim; "Yâ Rab! Bu muhlis kardaşlarımın hüsn-ü zanlarını hakikate kalb buyur".

Bu esnada Hüsrev Bey kardeşimin üç satırlık bir kıt'a tahrik tezkirelerini aldım. İzhar-ı acz ile istifaya bir yol bulamadım.

نو يت رضاءالله تعالى و بدءات عنايت رسول لله الا ذكى

deyip başladım. Ala kadrit-takat 18 ukdesini yazdım, gözden geçirdim. Bir mektubla mumaileyh kardeşime takdim ettim ve dedim "Efendim her cihette aciz ve fakir olduğum gibi ulûm-u arabiyede ise behrem hiç mesabesinde ulûm-u âliyede ( عَالِيَه ) hattım olmadığı gibi, âliyeden ( آلِيَه ) hemen sarf ve nahvin cüz'i mantık fenlerini evvelki harb-i umumiden evvel görmüştüm. Harb belasıyla metruk kaldım, öğrendiğimi de unuttum. Daha çok elzem fenleri bilhassa ilm-i kelam ve usul-üt tefsir, hadis usullerinden pek bîganeyim. Münekkid ve enaniyetli birisi görse güft-u gu eder. Çünki hatadan salim olacağına senedim yok. Zira Cevşen, Kur'an demekdir. Öyle mühim bir işin başına geçmek için kendimde yüzden bir iktidar ve istidad görmüyordum.

Buna karşı ilişik olan ikinci bir tezkereleri daha geldi. Her kim tenkid ve itiraz ederse daha güzelini yazmasını teklif ve taleb ederiz mealindeki mektuba karşı lâkayd kalmak adeta naz ve minneti andırır. Nahoş bir zandan teberri için

لَاحَوْلَ وَلَاقُوَّةَ اِلَّابِاللّٰهِ الْعَلِىِّ الْعَظ۪يمِ deyip devam ettim.

Fakat ehemmiyetsizliğime inzimam eden bir mesele daha var idi ki o da: üzerimize aldığımız vazifenin pek zengin bir lisan olan arabiden gayet fakir hatta dörtten birinin bile mukabili bulunmayan türkçemize çevirmek ve bilhassa binbir esma ve sıfatın mukabilini bulmak düşünmeğe değer bir iştir. Binaenaleyh mukabili bulunmayınca çar u nâçar ebhemi mübhem ile tercümeye mecburiyet hâsıl olduğunu zikretmek zaruretinde kaldığım da vareste-i arz ve izahtır.

Bu kış bu hizmetle meşgul oldum, fakat bir hizmet-i diniyede bulundum diyemem. Yalnız bir şey var ki : "Ustamın adı Hızır, elden gelen budur" demek tarzında bir şeydir. Dedim ki: Bir gölge mahiyetinde bir şeydir demekle aczimin derecesini kardeşlerime arz ettim. İlmen ne derece fakir olduğumu ilan ve izhar etmek istedim. Bir kış Cevşen-ül Kebir'in inci ve elmas misal kelimelerine meşguliyetime ve hüsn-ü niyetime Cenab bir ecir ihsan buyurmasını umarım ki, o dahi Rabbimin şe'n-i Ulûhiyetine yakışır bir sıfattır. Aczini itiraf edenlere ashab-ı fazl ve kemalin ıslaha sa'y ve itiraza hedef buyurmayacakları en kuvvetli ümidimdir. بِحَسْبِ الضَّرُورَه bu hizmete cüz'iyyetimi hüsn-ü niyetime haml ederek mazhar-ı afv-ı cemil olacağımın itikadıyla müteselli olmaktayım.

H. Sabri.( R. Aleyh)
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ اَوَّلًا وَ اٰخِرًا وَالصَّلَاةُ والسَّلَامُ عَلٰى مُحَمَّدٍ ظَاهِرًا وَ بَاطِنًا وَ عَلٰى اٰلِهِ وَصَحْبِهِ اَجْمَع۪ينَ بُكْرَةً وَعَشِيًّا

اَللّٰهُمَّ اِنّ۪ٓى اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ Ey benim ve hadsiz mevcudatın kudret ve azametli Hâlık ve Rezzakı olan Rabb-i Kerimim; senin doksan dokuz esma-i hüsna ve bine baliğ olan sıfat-ı celile ve cemileni ba's-ı rahmet ve vesile-i necat bilerek sen Azîmü'ş-Şan'dan niyaz ediyorum;

1. يَا اَللّٰهُ Ey bin bir esma-i hüsna ve sıfat-ı ulyanın kâffesine delalet eden ve umumunun mehazı ve menşei ve ism-i camî' olan şu lafza-i celalinle tecelliyat-ı kâmile ve delalet-i şamileye mazhariyet niyaz edenlere hadsiz rahmet ve lütf-u inayetini ihsan buyuran Hüda-i Lemyezel,

2. يَا رَحْمٰنُ Ey dünyada mü'min ve kâfire in'am ve ihsan ile rahmet ve merhamet sahibi olan Bâri-i Teâlâ Hazretleri,

3. يَا رَح۪يمُ Ey ahirette mahza sa'y ve amel kanununa muvafık mümin ve muvahhid kullarına rahmet ve mağfiret, lütuf ve ihsan sahibi olan Zât,

4. يَا عَل۪يمُ Ey her şeyin künh ve hakikatını ilm-i ezelîsi ile bilen Zât,

5. يَا حَل۪يمُ Ey affına layık ve müstehak olan âsilere sükûnet ile mühlet veren Zât-ı Latif,

6. يَا عَظ۪يمُ Ey zîruhtan hususuyla nev-i beşerden hiçbirinin şu sıfatla ittisafına imkân olmayan ve bu yücelikte eş ve naziri bulunmayan,

7. يَا حَك۪يمُ Ey gûna gûn hikmetle eşya ve mevcudatı bilip halk eden ve ulûm-u camia sahibi olan,

8. يَا قَد۪يمُ Ey evveli ve ahiri olmayan Bâki-i Zülkemal,

9. يَا مُق۪يمُ Ey ebedî ve bâki, daim ve sermedî olan Rabb-ül Âlemîn,

10. يَا كَر۪يمُ Ey izzet ve şeref ve hadsiz inayet ve kerem sahibi olan keremkâr Padişah,

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿١﴾

Ya Rabb sen Azîmü'ş-Şanı her türlü uyub ve nekaisden tenzih ve tebrie ederim ki senden gayrı âlemlerin Rabb ve Mabud-u Bilhak olmadığını ikrar ve tasdik ile el-eman el-eman diye hazine-i rahmet ve dergâh-ı mağfiretine sığınarak cehennem narından ve sair ateş-misal yakıcı âfât ve mesaibden günahlarımızı afv ve sevaba kalb buyurmakla müjde ve beşaretini istiyoruz.

— 2 —

1. يَا سَيِّدَ السَّادَاتِ Ey büyüklerin büyüğü ve uluların ulusu,

2. يَا مُج۪يبَ الدَّعَوَاتِ Ey zîruhun halen ve kalen hâlisane dualarına icabet eden Zât-ı Kerim,

3. يَا وَلِىَّ الْحَسَنَاتِ Ey güzel işlerin sahibi ve menşei olan Zât,

4. يَا رَف۪يعَ الدَّرَجَاتِ Ey makam ve mertebesi yüce ve yüksek olan Zât,

5. يَا عَظ۪يمَ الْبَرَكَاتِ Ey hayr-ı kesir ve ihsanat-ı ilahiyesi büyük olan Rahman-ı Zülkemal,

6. يَا غَافِرَ الْخَط۪ٓيئَاتِ Ey hata ve günahları setr ile yarlığayan Hâlık-ı Ekrem,

7. يَا دَافِعَ الْبَلِيَّاتِ Ey beliyye ve musibetlerden halas ve esirgeyen Zât-ı Rauf,

8. يَا سَامِعَ الْاَصْوَاتِ Ey gizli ve aşikâr her türlü ses ve avazı işiten Zât-ı Semi',

9. يَا مُعْطِىَ الْمَسْئوُلَاتِ Ey muhtaçların bütün istediklerini veren Zât,

10. يَا عَالِمَ السِّرِّ وَ الْخَفِيَّاتِ Ey gizli ve aşikâr her şeyi ilm-i ezelîsiyle bilen Zât-ı Allâm-ül Guyub,

سُبْحَانَكَ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٢﴾

Ya Rabb azamet ve celal ve kudret ve kemal sıfatların ile seni her türlü nekaisten tenzih ve takdis ederim ki ben bütün âlemler ve mükevvenatta mahz-ı ulûhiyet ve yegâne hâkimiyet sana münhasır, sığınacak ve güvenecek bir melce yoktur. Sana nida ve niyaz ediyorum. Izdırabdayım. Cehennem ateşinden halas ve âzad buyur.

— 3 —

1. يَا خَيْرَ الْغَافِر۪ينَ Ey kullarının günah ve cürümlerini örtüp yarlığayanların hayırlısı olan Zât,

2. يَا خَيْرَ النَّاصِر۪ينَ Ey muin ve yardımcıların ziyade şefik ve hayırlısı olan Rabb-i Müteâl,

3. يَا خَيْرَ الْحَاكِم۪ينَ Ey hüküm ve hikmet sahibi olanların hayırlısı bulunan Zât-ı Zülcelal,

4. يَا خَيْرَ الْفَاتِح۪ينَ Ey kullarına hayırlı kapı açmak ile insaf edenlerin hayırlısı olan Zât-ı Rauf,

5. يَا خَيْرَ الذَّاكِر۪ينَ Ey mahlûkatın havâicini ihsan ve in'am hususunda anan ve kayıranların hayırlısı olan Zât,

6. يَا خَيْرَ الْوَارِث۪ينَ Ey varislerin hayırlısı ve Mâlik-ül Mülk olan şeriksiz yaratan ve eşyaya vücud bahş eden ve hacat-ı umumiyeyi ihsan ve ba'd-ı ifna ile bütün eşya Hâlıka rücû edince bir nevi miraskardan ma'dud olan Zât-ı Vâris,

7. يَا خَيْرَ الْحَامِد۪ينَ Ey medih ve sena nihayet derece zikr-i cemil ile vasfa şayeste olanların hayırlısı Zât-ı Bâri

8. يَا خَيْرَ الرَّازِق۪ينَ Ey menfaat ve atâ, kût ve gıda ihsan edenlerin hayırlısı olan Rezzak-ı Kerim,

9. يَا خَيْرَ الْفَاصِل۪ينَ Ey hak ve batıl, hayır, şer bütün hâdisat ve vekâyii hal ve fasl edenlerin hayırlısı bulunan Zât-ı Muhsin,

10. يَا خَيْرَ الْمُحْسِن۪ينَ Ey umum mevcudatta iyilik ve güzellikleri icad hususunda ihsankârların hayırlısı olan Müdebbir-i Hakîkî,

سُبْحَانَكَ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٣﴾

Ya Rabb azamet ve celal ve kudret ve kemal sıfatların ile seni her türlü nekaisten tenzih ve takdis ederim ki bütün âlemlerin ve kâffe-i mükevvenatta mahz-ı ulûhiyet ve yegâne hâkimiyet sana münhasır, sığınacak, dayanacak, güvenecek bir melce yok. Sana nida ve niyaz ediyorum. Elem ve ızdırabdayım. Cehennem ateşinden âzad buyur.

— 4 —

1. يَا مَنْ لَهُ الْعِزُّ وَ الْجَمَالُ Ey hürmet ve şeref, izzet ve nihayetsiz mehasin Zâtına mahsus olan Kâdir-i Zülkemal

2. يَا مَنْ لَهُ الْمُلْكُ وَ الْجَلَالُ Ey nihayetsiz şan ve ululuk ve kudret ve tasarruf-u mutlaka sahibi olan nazirsiz Zât,

3. يَا مَنْ لَهُ الْقُدْرَةُ وَ الْكَمَالُ Ey her şeye tâkat ve gücü yetmek ile umum evsaf-ı tam ve kâffe-i sıfat-ı hamîdeye malik olan Kadîr-i Mutlak

4. يَا مَنْ هُوَ الْكَب۪يرُ الْمُتَعَالِ Ey azamet-i kibriya sahibi olan ve bütün mahlûkatın derecelerinden a'la ve ref' olmakla imtiyaz eden Zât-ı Ecell-i A'la

5. يَا مَنْ هُوَ شَد۪يدُ الْمِحَالِ Ey azabı ve ikabı şiddet ve mihnetle celalini izhar eden Zât-ı Müntakim

6. يَا مَنْ هُوَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ Ey kabaih ve günahlara mukabil renc ve azabı kat kat olan Zât-ı Zülcelal

7. يَا مَنْ هُوَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ Ey nâmütenahî eşhasın ceza ve mükâfat hesaplarını az vakitte görmekle nihayetsiz kudretini izhar eden Zât-ı Kadîr

8. يَا مَنْ هُوَ عِنْدَهُ حُسْنُ الثَّوَابِ Ey marziyyat-ı Rabbaniyesine koşanların cennet ve cemalinin şeceresi olan, güzel ceza ve ivaz hazinelerine malik olan Zât-ı Ecell-i A'la

9. يَا مَنْ هُوَ عِنْدَهُٓ اُمُّ الْكِتَابِ Ey geçmiş ve gelecek her şeyin aslı ve anası ve fihristi daire-i ilm-i muhitinde olan Zât-ı Mübin

10. يَا مَنْ هُوَ يُنْشِىُٔ السَّحَابَ الثِّقَالَ Ey vakit vakit dereleri dolduran, yerlere sığmayan yağmur, kar, dolu gibi ağır yükleri fezada tutan, pamuk gibi harika bulutları az zamanda icad ve pek seri' bir surette dağıtıp gizleyen Zât-ı Kadîr

سُبْحَانَكَ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٤﴾

Ya Rabbena sen Azîmü'ş-Şanı her türlü eksik ve kusurdan tenzih ve takdis ederim ki senden gayrı âlemlerin Hâlıkı ve Mabudu olmadığını ikrar ve tasdik ile daire-i eman ve hazine-i rahmet ve dergâh-ı mağfiretine sığınarak cehennem narından ve sair tahammül edilemeyen âfât ve mesaibden günahlarımızı afv ve sevaba tebdil etmenle beşaretini niyaz ediyoruz.

— 5 —
1. وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا حَنَّانُ

{Allah'ım Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum. Ey sonsuz merhamet sahibi olan Hannân}

2. يَا مَنَّانُ

{Ey hakiki iyilik ve ihsan sahibi Mennân}

3. يَا دَيَّانُ

{Ey kullarının hiçbir amelini zayi etmeden karşılığı veren Deyyân}

4. يَا غُفْرَانُ

{Ey bağışlaması bol olan Gufran}

5. يَا بُرْهَانُ

{Ey kullarına yol gösteren Burhân}

6. يَا سُلْطَانُ

{Ey gerçek saltanat sahibi Sultân}

7. يَا سُبْحَانُ

{Ey bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzeh olan Sübhân}

8. يَا مُسْتَعَانُ

{Ey kendisinden yardım istenen Müsteân}

9. يَا ذَا الْمَنِّ وَ الْبَيَانِ

{Ey nîmet ve beyan sahibi}

10. يَا ذَا الْاَمَانِ

{Ey emnü eman sahibi}

سُبْحَانَكَ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٥﴾

{ Sen bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzehsin, Senden baska İlah yok ki bize imdat etsin. Emân ver bize, emân diliyoruz. Bizi Cehennemden kurtar.}

— 6 —

1. يَا مَنْ تَوَاضَعَ كُلُّ شَىْءٍ لِعَظَمَتِه۪ Ey azamet ve kibriyasına karşı her şey, acz ve hakaret ve zilletini izhar ve boynunu eğmesi Hâlık-ı A'zamın kudret ve şevketini halen ve kalen itiraf etmeleri kudretinin yegâne delili olan Zât-ı Zülcelal

2. يَا مَنِ اسْتَسْلَمَ كُلُّ شَىْءٍ لِقُدْرَتِه۪ Ey bütün selamet ve emniyetin menşei olmakla her eşya bilâistisna kudretine teslim olup daire-i ulûhiyetine iltica eden Kadîr-i Zülkemal

3. يَا مَنْ ذَلَّ كُلُّ شَىْءٍ لِعِزَّتِه۪ Ey izzet ve celali karşısında her şey horluk ve hakaretiyle kendisine inadsız teslim olan Aziz-i Muktedir

4. يَا مَنْ خَضَعَ كُلُّ شَىْءٍ لِهَيْبَتِه۪ Ey azamet ve celal ve heybet-i kahiresinden naşi her şey kendisine havf ve haşyetle boyun eğip teslim olan Zât-ı Bînazir

5. يَا مَنِ انْقَادَ كُلُّ شَىْءٍ لِمُلْكَتِه۪ Ey mülkünde tasarruf-u mutlakasıyla bütün mevcudat kendisine itaat ve inkiyada râm olan Zât-ı Kadîr

6. يَا مَنْ دَانَ كُلُّ شَىْءٍ مِنْ مَخَافَتِه۪ Ey korkusundan dolayı mazhar-ı rahmet ve mağfiret olmak için Zât-ı Kibriyasına tedeyyün ve itaatle her şey yakın olmaya çalışan Zât

7. يَا مَنِ انْشَقَّتِ الْجِبَالُ مِنْ خَشْيَتِه۪ Ey celal ve cemalinin zuhuruyla Zât-ı Kibriyasında dağlar yarılıp pare pare olan Zât-ı Zülcelal

8. يَا مَنْ قَامَتِ السَّمٰوَاتُ بِاَمْرِه۪ Ey kün emr-i celil ve ferman-ı Rabbanisiyle gökleri ve sayısız sekenesini direksiz, desteksiz fezada durdurup zevil-ukûlu dehşet ve hayrette bırakan Zât-ı Kadîr

9. يَا مَنِ اسْتَقَرَّتِ الْاَرْضُ بِاِذْنِه۪ Ey deryalarıyla, dağlarıyla ve bilumum mahlûkatıyla kendi daire-i ezelîsinde ve seyrangâh-ı daimîsinde şaşmadan ve çarpışmadan cevv-i havada durduran Kâdir-i Mutlak

10. يَا مَنْ لَا يَعْتَد۪ى عَلىٰٓ اَهْلِ مَمْلَكَتِه۪ Ey mülkünde yaşayan ve mahlûku olan âsi ve tâgilere وَمَا ظَلَمْنَا هُمْ sırrıyla tecavüz ve helak etmeyip yevm-i meada kadar imhal ve tehir eden Zât-ı Halim ve Âdil

سُبْحَانَكَ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٦﴾

Ya Rabbena sen Azîmü'ş-Şanı bütün nekais ve uyublardan takdis ve tenzih ederim ki senden gayrı semavat ve arzın Mabud-u Bilhakkı olmadığını ikrar ve tasdik ile el-eman el-eman deyip hazine-i rahmet ve dergâh-ı mağfiretine sığınarak cehennem narından ve sair ateş misal yakıcı âfât ve mesaibden günahlarımızı afv ve sevaba kalbetmenle müjde ve beşaretini istiyoruz.

— 7 —

1. يَا غَافِرَ الْخَطَايَا Ey kullarının hadsiz kusur ve cürümlerini Vasi'-ul Mağfiret sıfatı iktizasıyla afv ve mağfiret buyuran Zât-ı Gaffar-uz Zünub

2. يَا كَاشِفَ الْبَلَايَا Ey belaları açıp ref' ve def' ve hayırlar ihsan eden Zât-ı Muîn

3. يَا مُنْتَهَى الرَّجَايَا Ey ümid ve recaların sonu, melce ve penahların a'la ve a'zamı olan Zât-ı Bînazir

4. يَا مُجْزِلَ الْعَطَايَا Ey kullarına atiyye ve ihsanı olan ve geniş rahmet sahibi olan Muhsin-i Ezelî

5. يَا وَاسِعَ الْهَدَايَا Ey mahlûkatına ihsan ve armağanı geniş olan Mükerrem-i Hakîkî

6. يَا رَازِقَ الْبَرَايَا Ey yeryüzündeki mahlûkata menfaattar atiyyeleri bahş eden Zât-ı Mün'im

7. يَا قَاضِىَ الْمُنَايَا Ey kalbî dilekleri ve istenen hâcâtı reva kılıp yerine getiren Rabb-ül Âlemin

8. يَا سَامِعَ الشَّكَايَا Ey sırran ve alenen yapılan da'vâ ve şekvaları işiten Rabb-i Muîn

9. يَا بَاعِثَ السَّرَايَا Ey arzda medfun bilumum berzah misafirlerini (yevm-ul ba's)da hayat verip, yevm-i hesabı icra eden Zât-ı Camî'

10. يَا مُطْلِقَ الْاُسَارٰى Ey dünyada esîr ve zelilleri, ahirette müstehakk-ı azab olan mücrimleri âzad eden Settar-ul Uyûb

سُبْحَانَكَ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٧﴾

Ya Rabb senin daire-i emn ve eman ve divan-ı rahmet ve dergâh-ı mağfiretine iltica ediyorum. Nar-ı cehennemden necât buldur.

— 8 —

1. يَا ذَا الْحَمْدِ وَ الثَّنَٓاءِ Ey ta'zimen, teşekküren hamd ve senaya layık ve müstehak olan Allah-u Azîmü'ş-Şan

2. يَا ذَا الْمَجْدِ وَ السَّنَٓاءِ Ey şan ve şeref, kerem ve celalet ve rif'at ve izzet sahibi Rabb-i Yezdan

3. يَا ذَا الْفَخْرِ وَ الْبَهَٓاءِ Ey izzet ve cemal sahibi ve mâbihil iftihar olan Hüda-i Müteâl

4. يَا ذَا الْعَهْدِ وَ الْوَفَٓاءِ Ey va'd-ı Rabbaniyesini tamamen yerine getiren ve hulf-ül va'dlıktan müberra ve münezzeh olan Zât

5. يَا ذَا الْعَفْوِ وَ الرِّضَٓاءِ Ey kulların kusur ve hatalarına mebnî azab ve ukubet ile mücazât lazım iken afv ile muamele eden rahmeti bol Padişah

6. يَا ذَا الْمَنِّ وَ الْعَطَٓاءِ Ey kullarına daima iyilik, in'am ve ihsan eden ve her ihsanını fazl ve kereminden ivazsız veren Padişah-ı Zülkerem

7. يَا ذَا الْفَصْلِ وَ الْقَضَٓاءِ Ey hak ile batıl ve iyi ile fenasını ayıran Kâdı-i Âdil

8. يَا ذَا الْعِزَّةِ وَ الْبَقَٓاءِ Ey şan, şeref, şiddet ve celal ile muttasıf kadîm ve bâki olan Zât-ı Zülcelal

9. يَا ذَا الْجُودِ وَ النَّعْمَٓاءِ Ey nimet, ihsan, kerem ve atiyyeleri mebzul olan Zât-ı Kerîm

10. يَا ذَا الْفَضْلِ وَ الْاَٰلَٓاءِ Ey cemal ve kemaliyle, atiyye ve ihsanlarıyla âlîlere faik ve müreccih olan Mevla-yı Müteâl

سُبْحَانَكَ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٨﴾

Ya Rabb senin daire-i eman ve divan-ı rahmet ve dergâh-ı mağfiretine iltica ediyorum. Aman nar-ı cehennemden halas buyur.

— 9 —

وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ Ya Rabb şu zikredeceğim esma-i şerifenle Zât-ı ulûhiyetinden taleb ve niyaz ediyorum.

1. يَا مَانِعُ Ey meşiet-i ilahiyyesi iktizası muharrematı men' ve nehy eden Zât

2. يَا دَافِعُ Ey beliyyat ve mazarrat ve mühlikâtı def' ve ref' ile mukabilinde hayrat ve hasenatı ikame eden Zât

3. يَا نَافِعُ Ey emr ve nehyinden husule gelen menafi' ve fevaid ve ihsanı çok olan Zât

4. يَا سَامِعُ Ey gizli ve aşikâr her şeyi işiten ve her hadiseye âgâh olan Zât

5. يَا رَافِعُ Ey istediğini terfi' eden vahidiyet ve azamet sırrıyla âlemlerin fevkinde ululuk ve yücelikle muttasıf olan Allah(c.c)

6. يَا صَانِعُ Ey bütün mükevvenatı yed-i kudretiyle halk eden Bâri-i Yekta ve Hallak-ı Âzam

7. يَا شَافِعُ Ey mücrim ve günahkârlardan dilediğini esirgeyip salihlere ilhak eden Rabb-i Rahîm

8. يَا جَامِعُ Ey yevm-ül cezâda mutî ve isyanı muhasebe için divan-ı ilâhi ve mahkeme-i kübrasına cem' eden Kâdir-i Mutlak

9. يَا وَاسِعُ Ey bol rahmet ve geniş mağfiretle mümtaz ve maruf olan Zât-ı Ecell-i A'la

10. يَا مُوسِعُ Ey safâ-bahş semavat ve arzın vüs'atiyle genişlendiren ve ikramat-ı nâmütenahîsi ile her şeye genişlik veren Fâtır-ı Akdes

سُبْحَانَكَ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٩﴾

Azametli Sübhanım, senin huzur-u eman-ı divan ve dergâh-ı mağfiretine iltica ediyorum. Bizi nar-ı cehennemden halas buldur.

— 10 —

1. يَا صَانِعَ كُلِّ مَصْنُوعٍ Ey hâdis olan kâffe-i eşya ve mükevvenatı ademden vücuda getiren Fâtır-ı Mutlak ve yüzbinler nevi hayvanat ve nebatatı yaratan ve her birine mahsus alâmât-ı fârika olarak renk ve şekil ve suret veren Kadîr-i Zülkemal

2. يَا خَالِقَ كُلِّ مَخْلُوقٍ Ey amme-i mevcudatı kudret-i ezelîye ve irade-i kâmilesiyle ademden vücuda inzal kılan Rezzak-ı Hakîkî

3. يَا رَازِقَ كُلِّ مَرْزُوقٍ

{Ey bütün rızıklananların rızık vericisi}

4. يَا مَالِكَ كُلِّ مَمْلُوكٍ Ey âlemlerde mutasarrıflık, padişahlık, hâkimlik, sultanlık, reislik ve mâliklik iddia edenlerin ve memlüklerinin Sultan-ı Ezelîsi ve Mâlik-i Ebedîsi olan Hâkim-i Münferid

5. يَا كَاشِفَ كُلِّ مَكْرُوبٍ Ey gussa, elem ve kederli kimselere ferec ve zafer verip kederlerini ferâha tebdil eden Zât

6. يَا فَارِجَ كُلِّ مَغْمُومٍ Ey her türlü gam ve meraka mübtela olanları şâd ve mesrur kılıp darlıktan refaha geçiren, mûcib-i keder şeylerden halas buyuran Zât-ı Kibriya

7. يَا رَاحِمَ كُلِّ مَرْحُومٍ Ey bütün mazhar-ı rahmet ve layık-ı mağfiret olanların yegâne şefkat ve merhamet ve in'am ve ihsan edicisi olan Allah Tebarek ve Teâlâ Hazretleri

8. يَا نَاصِرَ كُلِّ مَخْذُولٍ Ey yardımcı ve meded edicisi olmayan kâffe-i bîkes, hor ve hakirlerin sahibi ve muin ve nâsırı olan haşmetli Sultan

9. يَا سَاتِرَ كُلِّ مَعْيُوبٍ Ey her şeyin kıymet ve aslına nakîse ve zarar vermekle hâsıl olan ayb ve eksiklikleri örten Settar-ul Uyûb

10. يَا مَلْجَاءَ كُلِّ مَظْلوُمٍ Ey umum haksız ve yersiz zulümata maruz bîçarelerin sığınacağı ve yegâne penahı olan Kadîm-il İhsan

سُبْحَانَكَ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿١٠﴾

Ey âlemlerin yekta Sultanı, sen adl ve ihsanın ve afv ve mağfiretin ile marufsun. Dergâh-ı emanına geldim. Nihayetsiz rahmetin çare-i necatımdır. Günahkâr kulunu nar-ı cehennemden halas buyur.

— 11 —

1. يَا عِدَّت۪ى عِنْدَ شِدَّت۪ى Ey kaza ve bela ve kabil-i tahammül olmayan âlâm ve ekdara düçar olup aciz kaldığım zamanlarda muhafız ve tahassüngâhım olan Zât-ı Kavi' ve Aziz

2. يَا رَجَٓائ۪ى عِنْدَ مُص۪يبَت۪ى Ey gûna-gûn musibetlere ve ibtilalara çatıp nâçar kaldığım anda mahz-ı ümit ve emel ve ilticagâhım olan Hâlık-ı Rahîm

3. يَا مُونِس۪ى عِنْدَ وَحْشَت۪ى Ey havf ve endişe ve dağdağa-i hayat, bîkeslik, bîçarelik zamanlarda en yakın ve müşfik Enisim ve Sahibim

4. يَا صَاحِب۪ى عِنْدَ غُرْبَت۪ى Ey dünyada ve bir yabanda ve kabr-i berzahta eşfek dost ve muînim olan Rabb-i Kerim

5. يَا وَلِيّ۪ى عِنْدَ نِعْمَت۪ى Ey zebûn ve âciz hallerimde niam-ı bînihaye ve ihsanat-ı kesiresini bahş eden Sahi-i Kerim

6. يَا كَاشِف۪ى عِنْدَ كُرْبَت۪ى Ey çeşit çeşit elemlere ve mucib-i teessür hallere giriftar olduğum zamanda imdadıma yetişip gamları izale ve müstağrak-ı sürur eden inayetkârım

7. يَا غِيَاث۪ى عِنْدَ افْتِقَار۪ى Ey şiddetle fakr ve ihtiyacım zamanında imdat ve yardım eden Rabb-i Muînim

8. يَا مَلْجَائ۪ى عِنْدَ اضْطِرَار۪ى Ey her umurda nâçar kalıp acz-i hal zuhur edince yegâne merciim olan Rabb-i Mennan

9. يَا مُع۪ين۪ى عِنْدَ فَزَع۪ى Ey ah-u enin ve feryad ve figân ile istiane ve istimdad eylediğim anda hemen yardım ve inayeti yetişen Hayr-un Nâsırın

10. يَا دَل۪يل۪ى عِنْدَ حَيْرَت۪ى Ey ef'al ve umurumda şaşkınlaşıp izhar-ı acz eylediğim zamanda doğru yolu gösteren Delil-i Bîmesilim

سُبْحَانَكَ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿١١﴾

Ey kâinatın nazirsiz bir Sultanı, sen Azîmü'ş-Şan adl ve ihsanın ve afv ve mağfiretin ile marufsun. Dergâh-ı emanına dehalet ettim. Nihayetsiz rahmetin çare-i necatımdır. Beni nar-ı cehennemden halas buyur.

— 12 —

1. يَا عَلَّامَ الْغُيُوبِ Ey zîşuurun anlamadığı ve bilemediği belirsiz ve gizli şeyleri tamam ile bilen ve her şeye âgâh olan

2. يَا غَفَّارَ الذُّنُوبِ Ey kullarının kusur ve kabahatlarını yarlığayan Mevla-yı Müteâl Hazretleri

3. يَا سَتَّارَ الْعُيُوبِ Ey ibadının ayb ve seyyiatını örtüp affeden Hak Celle ve A'la Hazretleri

4. يَا كَشَّافَ الْكُرُوبِ Ey elem ve keder, merak ve teessürü açıp def' ve ref' ve sürûra tebdil eden Zât-ı Kibriyâ

5. يَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ Ey yürekleri şekilden şekle, kalbleri suretten surete çeviren Kâdir-i Kayyum

6. يَا مُزَيِّنَ الْقُلُوبِ Ey mü'minlerin kalblerini menahîden tathir ve nur-u Kur'an, feyz-i iman ile tezyin eden Hak Celle ve A'la Hazretleri

7. يَا مُنَوِّرَ الْقُلُوبِ Ey kalbleri nur-u iman ve hisâl-i hamîde ve seciye-i makbul ile tezyin ve tenvir eden Hüda-i Lemyezel

8. يَا طَب۪يبَ الْقُلُوبِ Ey kulub-u beşeri yaralayan fısk ve fücur, buğz ve kin ve gûna-gûn emraz-ı bâtınanın hakîkî hekimi olan Şâfî ve Kâfi

9. يَا حَب۪يبَ الْقُلُوبِ Ey füyuzâtla dolu bütün kalblerin ve nurlarla müzeyyen ve münevver hadsiz ruhların derin sevgi ve teveccühlerin hedef ve nazargâhı olan Mahbub-u Ezelî

10. يَٓا اَن۪يسَ الْقُلُوبِ Ey gönüllerde tecelli ve inkişaf eden evrad ve ezkarın manevî zevkiyle aşinalık ve ülfetini doyuran şefkatli Sultan

سُبْحَانَكَ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿١٢﴾

Ey âlemlerin yekta sultanı adl ve ihsan, afv ve mağfiretin ile marufsun. Dergâh-ı emanına dehalet ettim. Hadsiz rahmetin çare-i necatımdır. Beni nar-ı cehennemden halas buyur.

— 13 —

1. وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا جَل۪يلُ Ey azamet ve kibriya sıfatıyla muttasıf olan Hak Celle ve A'la

2. يَا جَم۪يلُ Ey amme-i mevcudattaki bütün güzelliklerin menşei ve madeni olan Rabb-i Kerim

3. يَا وَك۪يلُ Ey her bir zîruhun idare ve iaşe ve kâffe-i umurunu taahhüd eyleyen Vekil-i Mutlak

4. يَا كَف۪يلُ Ey binbir esma ve sıfatından münfehim olduğu vecihle her ferdin umurunu deruhde eden Zât

5. يَا دَل۪يلُ Ey doğru yolu irae ve rah-ı savabı ilham buyuran Mevla-yı Müteâl

6. يَا مُق۪يلُ Ey müşkil ve çok güç ve zararlı işleri def' ve iskat ve izale eden Rabb-i Kadîr

7. يَا خَب۪يرُ Ey her umuru künh ve hakikatla bilip ve bildiren Âlim ve Allâm

8. يَا لَط۪يفُ Ey mahlûkatına lütuf ve kerem ve rıfk ve mülâyemetle muamele eden Zât-ı Kerim

9. يَا عَز۪يزُ Ey kuvvetli, galib ve şerefli ve şayan-ı tazim ve tekrim olan Fâtır-ı Akdes

10. يَا مَل۪يكُ Ey kuvvet ve kudreti hadden efzun ve mülkünde azim tasarrufu bulunan ve kâffe-i kâinatın Sahib-i Hakîkî'si olan Allah Celle Celalühü

سُبْحَانَكَ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿١٣﴾

Ya Rabb her ferdce malum ve marufsun. Her dilde mezkur ve meşkursun. Dergâh-ı izzetine kara yüzümü sürdüm. Azab-ı narından halas ve yüzümü beyaz kıl.

— 14 —
1. يَا دَل۪يلَ الْمُتَحَيِّر۪ينَ

{Ey şaşkınlarin yol göstericisi,}

2. يَا غِيَاثَ الْمُسْتَغ۪يث۪ينَ

{Ey yardım isteyenlerin yardımcısı,}

3. يَا صَر۪يخَ الْمُسْتَصْرِخ۪ينَ

{Ey medet isteyenlerin imdat edicisi,}

4. يَا جَارَ الْمُسْتَج۪ير۪ينَ

{Ey korunmak isteyenlerin koruyucusu,}

5. يَا مَلْجَأَ الْعَاص۪ينَ

{Ey asilerin sığınagı,}

6. يَا غَافِرَ الْمُذْنِب۪ينَ

{Ey günahkarların bağışlayıcısı,}

7. يَٓا اَمَانَ الْخَٓائِف۪ينَ

{Ey korkanlara emniyet veren,}

8. يَا رَاحِمَ الْمَسَاك۪ينَ

{Ey miskinlere merhamet eden,}

9. يَٓا اَن۪يسَ الْمُسْتَوْحِش۪ينَ

{Ey yalnızlık duyanların dostu}

10. يَا مُج۪يبَ دَعْوَةِ الْمُضْطَرّ۪ينَ

{Ey darda kalanların dualarina cevap veren,}

سُبْحَانَكَ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿١٤﴾

{Sen bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzehsin, Senden baska İlah yok ki bize imdat etsin. Emân ver bize, emân diliyoruz. Bizi Cehennemden kurtar.}

— 15 —

1. يَا ذَا الْجُودِ وَ الْاَحْسَانِ Ey cömert ve sehavetli kerem ve in'am ve adalet-i kâmile sahibi olan Hayr-ur Razıkîn

2. يَا ذَا الْفَضْلِ وَ الْاَمْتِنَانِ Ey hadsiz inayet ve nihayetsiz ihsanatıyla menn-i şükrana layık olan Zât-ı Zülkemal

3. يَا ذَا الْاَمْنِ وَ الْاَمَانِ Ey elem, korku ve musibet ve şiddetli ukubet zamanlarında afv ve merhametine sığınarak emn-ü eman dileyenleri hıfz ve himayesine alan Mevla-yı Müteâl Hazretleri

4. يَا ذَا الْقُدْسِ وَ السُّبْحَانِ Ey her nevi nakîse ve ayıblardan mukaddes ve münezzeh ve müberra olan Hak Celle ve A'la

5. يَا ذَا الْحِكْمَةِ وَ الْبَيَانِ Ey âdil ve âlim olan, hem bütün eşya ve mevcudatı künhüyle bilip halk ve icad etmekle muttasıf ulum-u camia ve kudret-i kâmile sahibi olan Zât-ı Muktedir

6. يَا ذَا الرَّحْمَةِ وَ الرِّضْوَانِ Ey mahlûkatına acıyıp esirgeyen, şefkat ve merhametine mazhar eden muti' ve muniblerden razı ve hoşnut olan Rahman-ir Rahîm

7. يَا ذَا الْحُجَّةِ وَ الْبُرْهَانِ Ey semavatı ve arzı sekenesiyle beraber varlığına ve birliğine hüccet ve bürhan ve delil kılan Zât-ı Kibriya

8. يَا ذَا الْعَظَمَةِ وَ السُّلْطَانِ Ey azamet-i kibriya ve kudret-i kahire ve zahire sahibi olup def'-i zulüm ve nur-u adaleti parlatan misilsiz Padişah

9. يَا ذَا الْعَفْوِ وَ الْغُفْرَانِ Ey zünub ve hatiatından mütevellid tecziye ve tazibi terk ile afv ve mağfiret kılan Padişah-ı Bîzeval

10. يَا ذَا الرَّأْفَةِ وَ الْمُسْتَعَانِ Ey tükenmez lütuf ve ihsanı olup kâffe-i saadet ve selamet ve emniyet Zât-ı ulûhiyetinden taleb edilen Rabb-i Mennan

سُبْحَانَكَ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿١٥﴾

Ya Rabbena senin mahlûkat üzerinde mütemadiyen tezahür eden evsaf-ı kemâlatınla takdis ve hilafından bilkülliye tenzih ile derim ki, Mabud-u Bilhaksın âdil sultansın dergâh-ı emanına geldim, niyazım budur ki defter-i siyahımı yak, bana nazar-ı rahmet ile bak.

— 16 —

1. يَا مَنْ هُوَ رَبُّ كُلِّ شَىْءٍ Ey her bir zîhayatı muntazam idare ve iaşe ve terbiye edip yaşatan Rezzak-ı Hakîkî ve Perverdigâr-ı Ezelî

2. يَا مَنْ هُوَ اِلٰهُ كُلِّ شَىْءٍ Ey her şeyin halen ve kalen Mabudu, müstakillen sahib ve mâliki olan Vâhid-i Ehad

3. يَا مَنْ هُوَ خَالِقُ كُلِّ شَىْءٍ Ey her şeyi yoktan yaratan ve muine muhtaç olmayan Fâtır-ı Akdes

4. يَا مَنْ هُوَ فَوْقَ كُلِّ شَىْءٍ Ey halikıyet ve rezzakiyet ve mâlikiyet gibi umum ef'al ve sıfatında hayret-bahş icraatıyla beraber her şeyin üstünde hâkim ve galib olan Hüda-i Yekta

5. يَا مَنْ هُوَ قَبْلَ كُلِّ شَىْءٍ Ey Zât-ı Ecell ve A'lasından mukaddem bir şeyler olmayıp ancak ulûhiyet kendisine muhtass olan Mevla-yı Müteâl

6. يَا مَنْ هُوَ بَعْدَ كُلِّ شَىْءٍ Ey zîhayattan her biri hayattaki vazifesini ikmalden sonra yevm-ül ba'se kadar fani ve madum olup ancak mülkünde bâki kalan Vâris-i Kadîm-i Lâyemut

7. يَا مَنْ هُوَ عَالِمُ كُلِّ شَىْءٍ Ey ilm-i ezelî ve hikmet-i sermedîsi ile her şeyin künh ve hakikatına âlim olan Zât

8. يَا مَنْ هُوَ قَادِرُ كُلِّ شَىْءٍ Ey her şeyi halk ve icad, rızık ve terbiye, ihya ve imate gibi her şeye kâdir olan Zât-ı Zülkemal

9. يَا مَنْ هُوَ صَانِعُ كُلِّ شَىْءٍ Ey kâinatın mebdeinden müntehasına kadar canlı, cansız semavî ve arzî umum mevcudat arasında en son harika ve hayret-aver şeylerin dahi kudretli Sanii olan Rabb-i Hakîm

10. يَا مَنْ هُوَ يَبْقٰى وَ يَفْنٰى كُلُّ شَىْءٍ Ey her şeye bir hikmet-i ezeliye için beka ve umran veren diğer bir maksad-ı ebediye için yevm-ül cezaya kadar muvakkat cismani, maddi cihetinde adem ve fenaya sevk eden Bâki-i Zülkemal

سُبْحَانَكَ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿١٦﴾

Allahım senin mahlûkat üzerinde mütemadiyen tezahür eden evsaf-ı kemal ve celal ve cemalinle takdis ve hilafından tenzih ile derim ki, Mabud-u Bilhaksın âdil sultansın. İşte dergâh-ı emanına girdim. Defter-i siyahımı yak. Bana nazar-ı rahmet ile bak.

— 17 —

1. وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا مُؤْمِنُ Ya Rabbena kalblerde iman ve itminan ve şeriata itimad ve istinad teminiyle saadet-i bâkiye götüren bu ism-i celilin ve şu gelecek esma-i hüsnanı ittihaz ederek niyaz ediyoruz.

2. يَا مُهَيْمِنُ Ey kullarının her şeyine muttali' ve üstünde bakan ve havf ve haşyetten âzade ve arzusuna nail eden Hak Celle ve A'la Hazretleri

3. يَا مُكَوِّنُ Ey mükevvenatı, zamanları, mekânları ve mevsimleri icad ve ihdas eden Zât-ı Ebedî

4. يَا مُلَقِّنُ Ey kullarına evamir ve nevahisini ve kavaid-i İslamiye ve mukteziyatını anlatan, ilham eden Zât-ı Mübin

5. يَا مُبَيِّنُ Ey kullarına erkân-ı imanî ve mehafetullahın fezailini ve isyanın mücazâtını izah ve aşikâr eden Rabb-ı Kerim

6. يَا مُهَوِّنُ Ey îbadına umurlarında güçlüğün akabinde kolaylık, zorlukla beraber sühulet, hüznü müteakib sürur, hastalığın peşinde sıhhat ve şifa, ihtiyaç önünde gınâ veren Allah-ı Tebarek ve Teâlâ Hazretleri

7. يَا مُزَيِّنُ Ey arz ve semavat ve sekenesini layık ve yaraşır ve yakışır zînetlerle donatıp bezeten Rabb-i Cemil

8. يَا مُعَظِّمُ Ey zîşuuru hidayetiyle tenvir edip a'lâ-yı illiyyîne çıkarıp cennet ve cemaline bahş ederek salih kullarını ikramıyla ululayan Zât-ı Keremkâr

9. يَا مُعَوِّنُ Ey inayete müstehak olanlara arka olan, yardım eden ve tedbir eden ve ettiren Nâsır ve Müsebbib-ül Esbab

10. يَا مُلَوِّنُ Ey hayvanat, kurt, kuş, nebatat ve çiçeklere çeşit çeşit renkler ve simalar ve şekiller veren ve süslendiren Kâdir-i Zülkemal

سُبْحَانَكَ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿١٧﴾

Cemi'-i nekaisten münezzeh ve sıfat-ı kemal ve kudretle ittisafını ikrar ve tasdik ederim ve derim ki Mâlik-ül Mülksün. يَفْعَلُ مَا يَشَٓاءُ sın. Eman ve ilticagâhım ve me'menim ancak sensin. Ey Rabb-i Nâci. Cehennem narından âzad kıl bizi.

— 18 —

1. يَا مَنْ هُوَ ف۪ى مُلْكِه۪ مُق۪يمٌ Ey mülkünde kaim ve hükmü nafiz olan Vâcib-ül Vücud Hazretleri

2. يَا مَنْ هُوَ ف۪ى جَلَالِه۪ عَظ۪يمٌ Ey azamet ve kudretinde celal sıfatını tecelli ettirip dünyada musibetleri, ahirette azab ve ikabı ihtar ile inzar ve tahvif eden Rabb-i Celil

3. يَا مَنْ هُوَ ف۪ى سُلْطَانِه۪ قَد۪يمٌ Ey hikmet ve hükümet ve hâkimiyetinin ibtidası olmayıp daima bâki ve mevcud, ezelî olan Rabb-i Bâki

4. يَا مَنْ هُوَ عَلٰى عَبْدِه۪ رَح۪يمٌ Ey kulları üzerine şefkat ve rahmet-i bînihayesiyle affeden Zât-ı Kerim

5. يَا مَنْ هُوَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَل۪يمٌ Ey ilm-i muhit ve vasi' iradesi ile her şeyi bilen Allâm-ül Guyub

6. يَا مَنْ هُوَ لِمَنْ جَفَاهُ حَل۪يمٌ Ey izzet-i Rabbaniyesinin ve azamet-i kerimanesinin hilafına küfran ve taaddi edenlere, lînet ve sükunet ve tecil ile muamele buyuran Zât-ı Keremkâr

7. يَا مَنْ هُوَ لِمَنْ تَرَجَّاهُ كَر۪يمٌ Ey Zât-ı ulûhiyetine dayanıp meded ve inayet umanlara hadsiz in'am ve ihsan eden fütuhat ve ferec veren Zât-ı Ecell-i A'la

8. يَا مَنْ هُوَ ف۪ى مَقَاد۪يرِه۪ حَك۪يمٌ Ey mukadderat-ı âlem ve eşyada kader ve kaza icrasını idaresinde hikmetli ve kudretli Hâkim-i Ezelî

9. يَا مَنْ هُوَ ف۪ى حُكْمِه۪ لَط۪يفٌ Ey ilm-i ezelîyesinde ve hikmet-i bediisinde hoş, makbul ve mergub muamelesiyle minnettar buyuran Zât-ı Rauf

10. يَا مَنْ هُوَ ف۪ى لُطْفِه۪ قَد۪يرٌ Ey kerem ve rıfk ve mülâyemetle beraber bilcümle maksud olan umur ve ef'alin icrasına kâdir ve muktedir olan Hak Celle ve A'la Hazretleri

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿١٨﴾

Cemi'-i nekais ve avaibden münezzeh ve sıfat-ı kemal ve kudretle iktisafını tasdik eder ve derim ki, Mâlik-ül Mülksün, فَعَّالٌ لِمَا يُرِيدُ sin. Eman ve me'menim ancak sensin. Ey Rabb-ı Nâci. Cehennem narından halas kıl bizi.

— 19 —

1. يَا مَنْ لَا يُرْجىٰٓ اِلَّا فَضْلُهُ Ya Rabb hiçbir şey değil, ancak her şeyden evvel senin fazl ve kerem ve rahmetini umarım

2. يَا مَنْ لَا يُخَافُ اِلَّا عَدْلُهُ Ya Rabb madem sen âdil padişahsın hiçbir şeyden korkulmaz adalet(in) yeter.

3. يَا مَنْ لَا يُنْتَظَرُ اِلَّا بِرُّهُ Ya Rabb hiçbir kimseden bizzât bir şey beklenilmez, yalnız âlemleri medyun-u şükran eden lütuf ve ihsanın beklenir

4. يَا مَنْ لَا يُسْئَلُ اِلَّا عَفْوُهُ Ya Rabb bir şey değil ancak her şeyden evvel azab ve ukubetten azade, hem afv ve mağfiretin istenir

5. يَا مَنْ لَا يَدُومُ اِلَّا مُلْكُهُ Ya Rabb hiçbir mâlikin mülkünde devam ve beka olmaz. Ancak senin mülk ve memleketinde devam ve karar vardır.

6. يَا مَنْ لَا سُلْطَانَ اِلَّا سُلْطَانُهُ Ya Rabb âlemde hakiki hiçbir sahib-i saltanat yoktur. Yalnız senin haşmet ve saltanatının cilveleri var.

7. يَا مَنْ لَا بُرْهَانَ اِلَّا بُرْهَانُهُ Ya Rabb âlemde bizzât hakiki hüküm ve kat'i hüccet ve musaddak bir bürhan yok. Ancak senin hüccet ve ferman-ı celilin imdadıyla bürhan olabilir.

8. يَا مَنْ وَسِعَتْ كُلَّ شَىْءٍ رَحْمَتُهُ Ya Rabb senin rahmet ve mağfiret ve ihsanın çok geniş ve her şeye yetişici ve kâfidir.

9. يَا مَنْ سَبَقَتْ رَحْمَتُهُ عَلٰى غَضَبِه۪ Ey rahmet ve atıfeti kahr ve gadabına galip ve ağır gelen Sultan-ı Zîkerem

10. يَا مَنْ اَحَاطَ بِكُلِّ شَىْءٍ عِلْمُهُ Ya Rabb kainatta olmuş olacak gizli ve aşikâr ne varsa ezelî ve muhit ilminle âlimsin.

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿١٩﴾

Ya Rabb cemi'-i nekaisten münezzeh ve sıfat-ı kemal ve kudretle muttasıfsın. İkrar ve tasdik ile derim ki, Mâlik-ül Mülksün, يَفْعَلُ مَا يَشَٓاءُ sın. Eman ve ilticagâhım ve me'menim ancak sensin. Ey Rabb-ı Nâci, Cehennem narından âzad kıl bizi.

— 20 —

1. يَا فَارِجَ الْهَمِّ Ey gam ve kederden kurtarıp şad ve mesrur eden Zât-ı Latîf

2. يَا كَاشِفَ الْغَمِّ Ey elem ve gussa, kederden halas behçet ve hubura müstağrak kılan Hüda-i Kerim

3. يَا غَافِرَ الذَّنْبِ Ey zünub ve kusurları afv ve mağfiret eyleyen Cenab-ı Gaffar

4. يَا قَابِلَ التَّوْبِ Ey şerait-i lazimesine riayet edenlerin tevbelerini kabul ve seyyatını affeden Tevvab

5. يَاخَالِقَ الْخَلْقِ Ey bütün mahlûkat ve mükevvenatın Fâtır-ı Zülkemali ve Bâri-i Akdesi

6. يَا صَادِقَ الْوَعْدِ Ey va'dinde sadık, emrinde sabit olan Hak Celle ve A'la Hazretleri

7. يَا رَازِقَ الطِّفْلِ Ey sabilerin ve yavruların gıdalarını meydana gelmeden evvel ve geldikten sonra taahhüd-ü Rabbanisi vechile ihzar eden Mevla

8. يَا مُوفِىَ الْعَهْدِ Ey ahd-i sübhanisini ifa ve inzar ve tebşirini kat'i icrası, hadsiz vakıatla sabit olan Zât

9. يَا عَالِمَ السِّرِّ Ey gizli ve hafi olan her esrar ve hâdisatı ilm-i ezelîsi ile bilen Zât-ı Alîm

10. يَا فَالِقَ الْحَبِّ Ey toprağa düşen her taneyi kudret-i kâmile ve irade-i hakimanesi ile şakk edip sümbüllendiren ve neşv ü nemaya layık kılan Zât-ı Mennan

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٢٠﴾

Ya Rabb cemi'-i noksan sıfatlardan münezzeh ve sıfat-ı kemal ve kudretle muttasıf olan Zât-ı kibriya. Azamet ve kudretini tasdik eder ve derim ki, Mâlik-ül Mülksün, يَفْعَلُ مَا يَشَٓاءُ sın. Eman ve ilticagâh ve me'menim sensin. Ey Rabb-i Nâci, Cehennem narından âzad kıl bizi.

— 21 —

فَاَسْئَلُكَ بِاَسْمآَئِكَ Şu ukdenin mebdeinde و yerinde فا gelmesi Allah-u âlem Resulune der

اُطْلُبْ مَا شِئْتَ ، وَ اَسْئَلُكَ مَا تُرِيدُ mealinde bir emr-i mukaddere nazdarane bir cevap olarak فاء (fa-i) cevabiye ile yani münacatın şayan-ı kabuldür. Ne istersen iste. Ne muradın varsa söyle. Emr-i Kerimine karşı daha şunları da istiyorum yerine getirildiği melhuzdur.

1. يَا عَلِىُّ Bütün mevcudat ve âlemlerin yüce ve âli bir ve nazirsiz bir Hâlıkı.

2. يَا وَفِىُّ Ey va'd ve ahdinde hulf etmeyip daima mahlûkatına rahmet ve keremini bahş eden ve va'dini yerine getiren Zât

3. يَا وَلِىُّ Ey abdlerine kurbiyet ve himayeti ve sahabeti pek kuvvetli olan zevalsiz Padişah

4. يَا غَنِىُّ Her şeyden müstağni ve bir kimseye dahi muhtaç olmadığı halde kullarına hadsiz atiyye ve ihsanlarıyla izhar-ı şefkat eden Rabb-ı Rahman-ı Kerim

5. يَا مَلِىُّ Ey ezel ebed hâkimi olan Cenab-ı Hallak-ı Müteâl

6. يَا زَكِىُّ Ey pak ve tahir ve kutsî olan Zât-ı Münevvir ve Mutahhir

7. يَا رَضِىُّ Ey havf ve reca arasında olan ihlaslı kullarından hoşnut ve razı olan Zât-ı Halîm

8. يَا بَدِىُّ Her şeyin ilk defa yaratıcısı olan Zât-ı Fâtır ve Kadîr ve Zahir ve Evvel

9. يَا خَفِىُّ Ey dünya gözüyle Zât-ı pak ve cemal-i bîkemalini rü'yet ve müşahedeye tâkat-ı beşer müsaade olmadığından vücud-u celilini gizleyen Zât-ı Ecell-i A'la

10. يَا قَوِىُّ Ey kün emr-i kadîri gibi meşiet-i ilahisi iktizası, bir şeyi yoktan vücuda getirip kudret-i Zâtiyesini ef'al ve âsarıyla gösteren Mevla-yı Müteâl Hazretleri

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٢١﴾

Ya Rabb senin daire-i eman ve divan-ı rahmet ve dergâh-ı mağfiretine sığınıyorum. Nar-ı cehennemden halas buyur. Ey Rabb-ı Gaffar.

— 22 —

1. يَا مَنْ اَظْهَرَ الْجَم۪يلَ Ey Zât ve sıfatında hüsün ve cemalinin tecelli ve tezahürüyle kâinatın muhsenat ve esrar-ı bedi'isini izhar eden Zât-ı Zülcemal.

2. يَا مَنْ سَتَرَ عَلَى الْقَب۪يحِ Ey âlemde çirkin ve yaramaz ve menfaatsız şeyleri Settar ism-i cemiliyle örtüp fâş-ı esrar etmeyen Zât-ı Azîmü'ş-Şan

3. يَا مَنْ لَا يُؤَاخِذُ بِالْجَر۪يمَةِ Ey isyankâr îbadını der-akab ikab cürümleriyle muaheze ve mücazat etmeyip mühlet vermekle tevbe kapısına davet eden Zât-ı Gaffar

4. يَا مَنْ لَا يَهْتِكُ السِّتْرَ Ey kullarının hadsiz kusurlarına âgâh olduğu halde sır perdelerini yırtmayıp azamet ve keremiyle örten Zât-ı Settar

5. يَا عَظ۪يمَ الْعَفْوِ Ey ukubet ve belaya, azaba ve itaba müstehak olanları afv ve safh ile muamele yapan rahmeti bol Padişah

6. يَا حَسَنَ التَّجَاوُزِ Ey ta'zir ve terbiyeye müstehak olanları in'am suretiyle güzel afv ve kerem ile tazibinden vaz geçen Padişah-ı Bîmisal

7. يَا وَاسِعَ الْمَغْفِرَةِ Ey cürm ve günahı affetmekte rahmeti vasi' olan Kâdir-i Mutlak

8. يَا بَاسِطَ الْيَدَيْنِ بِالرَّحْمَةِ Ey kullarını müşkilatlardan esirgemek için iki dest-i rahmetini açan, mahlûkatını koruyan Erhamerrahimin

9. يَا صَاحِبَ كُلِّ نَجْوٰى Ey her türlü konuşmaları ve hatta gönülden geçirilen gizli niyetleri bilen ve her an hâzır ve nâzır olan Allâm-ül Guyub

10. يَا مُنْتَهٰى كُلِّ شَكْوٰى Ey kâffe-i dert ve davaları ve ihkak-ı hakka müracat edenlerin en son merci-i âdili olan Ahkem-ül Hâkimîn

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٢٢﴾

Ya Rabb daire-i eman ve divan-ı sübhanına ve dergâh-ı rahmetine dehalet ediyorum. Nar-ı cehennemden necat buldur bizi.

— 23 —

1. يَا ذَا النِّعْمَةِ السَّابِغَةِ Ey mebzul nimetler, tam ihsanlar ve ekmel rahmetler ve inayetler sahibi olan Zât-ı Ehad

2. يَا ذَا الرَّحْمَةِ الْوَاسِعَةِ Ey şuurlu ve şuursuz, mutî ve âsi mahlûkatın kâffesine vasi' ve hadsiz rahmet ve ihsanatıyla muttasıf Zât-ı Kibriya

3. يَا ذَا الْحِكْمَةِ الْبَالِغَةِ Ey her şeyde hikmet ve maslahatları ef'aliyle irade eden ve tam yerinde icraata mâlik olan Zât-ı Hakîm

4. يَا ذَا الْقُدْرَةِ الْكَامِلَةِ Ey yerler ve gökler ve onlardaki sekeneye 'ol' emri verilince hemen vücuda gelmek ve getirmek gibi yekta bir kudret-i gâlibe sahibi olan Zât-ı Kadîr ve Âmir

5. يَا ذَا الْحُجَّةِ الْقَاطِعَةِ Ey bilumum kütüb-ü semaviyenin ve bilhassa bir harf ve hatta bir noktasını bile tağyire kimsenin ictisar edemediği ve ila-yevmil kıyame edemeyeceği, Kur'an-ı Azîmü'ş-Şanın sahib ve Mütekellim-i Ezelîsi olan Cenab-ı Kibriya

6. يَا ذَا الْكَرَامَةِ الظَّاهِرَةِ Ey izzet ve şeref ve ikramı âyan ve âşikar olan lütufkâr Zât

7. يَا ذَا الصِّفَةِ الْعَالِيَةِ Ey mevcudat üzerinde her an tecelli eden yüksek ve şerefli sıfatlarla mevsuf olan Rabb-ül Âlemin

8. يَا ذَا الْعِزَّةِ الدَّٓائِمَةِ Ey nihayetsiz uluvv-ü şeref ve hadsiz kuvvet ve şiddet sahibi olan Zât-ı Bâki

9. يَا ذَا الْقُوَّةِ الْمَت۪ينَةِ Ey bütün âlemleri ademden vücuda getirmek ve mevcudatı hikmeti iktizası fena ve zevale götürmek için sarsılmaz bir kuvvet ve kudrete mâlik olan Zât-ı Kavî

10. يَا ذَا الْمِنَّةِ السَّابِقَةِ Ey gelecek nimetlerinden maada mukaddemen bahş etmiş olduğu vücud nimeti ve sair la yuad nimet-i vefire sahibi olan Rabb-i Kerîm

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٢٣﴾

Ya Rabb senin mahlûkat üzerinde mütemadiyen tecelli ve tezahür eden evsaf-ı kemal ve cemalinle takdis ve tenzih ve hilafında bil-külliye tebrie ile derim ki: Mabud-u Bilhaksın, Âdil Sultansın, dergâh-ı eman ve mağfiretine sığındım. Defter-i siyahımı yak, bize nazar-ı rahmet ile bak Allahım.

— 24 —

1. يَٓا اَحْكَمَ الْحَاكِم۪ينَ Ey icra-i ahkam edenlere nisbet ile hâkimlerin Hâkim-i Mutlakı, emir veya men etmeye bihakkın en Âdil Kadi olan Zât-ı Âdil

2. يَٓا اَعْدَلَ الْعَادِل۪ينَ Ey adaletkarların arasında zulüm ve gadrden müberra ve münezzeh, re'fet ve şefkatli Padişah-ı Âlişan

3. يَٓا اَصْدَقَ الصَّادِق۪ينَ Ey dünyevî ve uhrevî umum akval ve ahvali vakıa mutabık sahih ve mahz-ı hak ve hakikat olan Zât

4. يَٓا اَظْهَرَ الظَّاهِر۪ينَ Ey âyan ve âşikar olanlardan en çok ve gayet fazla âsar ve ef'aliyle bariz ve sahih olan Zât-ı Zülkemal

5. يَٓا اَطْهَرَ الطَّاهِر۪ينَ Ey nazif ve nezih sayılanlara nisbetle ayb ve nekais gibi nâhoş ve nalâyık evsafdan münezzeh ve müberra olan Allah Celle Şanühü

6. يَٓا اَحْسَنَ الْخَالِق۪ينَ Ey yaratıp yoktan var etmesi gayet güzel olan Bâri ve Fâtır

7. يَٓا اَسْرَعَ الْحَاسِب۪ينَ Ey kıyamet gününde kullarının pek çabuk hesaplarını görüp ameline göre mükâfat veya mücazât muamelesi yapan Seri'-ul Hisâb

8. يَٓا اَسْمَعَ السَّامِع۪ينَ Ey umum işiticilere nazaran her elfaz ve efkarı işiten Hak Subhanehu ve Teâlâ Hazretleri

9. يَٓا اَكْرَمَ الْاَكْرَم۪ينَ Ey rütbe ve fazilet cihetiyle mükerrem olanlara nisbetle en ziyade kerem ve şeref ve ihsan ile maruf olan Zât

10. يَٓا اَرْحَمَ الرَّاحِم۪ينَ Ey acımak ve esirgemek cihetinde benam olanların en çok ve gayet ziyade merhamet ve şefkat ve ihsankârı olan Rahman ve Rahîm.

11. يَٓا اَشْفَعَ الشَّافِع۪ينَ Ey günahkârları rahmetiyle yarlığayan ve esirgeyen ve kusurluları salihlere ilhak eden Zât-ı Mennan

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٢٤﴾

Ya Rabb Mâlik-ül Mülksün, يَفْعَلُ مَا يَشَٓاءُ sın rahmetine sığındım. Ey Rabb-i Nacî. Cehennem narından halas kıl bizi.

— 25 —

1. يَا بَد۪يعَ السَّمٰوَاتِ Ey muhteşem gökleri ve yıldızları, güneş ve ayları ve şu ecramın muhtelif ve muntazam hareketlerini ve la yuad mülklerini yaratmak ve muntazaman deveran ettirmekle zîşuuru mütehayyir bırakan Zât-ı Zülkemal

2. يَا جَاعِلَ الظُّلُمَاتِ Ey pek çok hikmet-i hafiyeye mebni karanlıkları, maddi ve manevi zulmetleri ihdas eden velhace def' ve ref' eden Zât-ı Ecell-i A'la Hazretleri

3. يَا عَالِمَ الْخَفِيَّاتِ Ey saklı ve gizli, mektum ve mestur her bir şeyi ilm-i ezelîsiyle bilen Allâm-ul Guyûb

4. يَا رَاحِمَ الْعَبَرَاتِ Ey izzet ve celalinin korkusu ile gözyaşları akıtanlara şefkat ve merhamet eden Zât-ı Rahîm

5. يَا سَاتِرَ الْعَوَرَاتِ Ey maddi ve manevi aybları ve görünmesi haram olan şeyleri, kisve ile örten ve örtmesini emreden Zât-ı Akdes

6. يَا كَاشِفَ الْبَلِيَّاتِ Ey bela ve mesaibini rahmetinin tecelli ve tezahürüyle red ve def' eyleyen Zât

7. يَا مُحْيِىَ الْاَمْوَاتِ Ey dünyevi ve uhrevi haşrlerde ölüleri ve bilhassa beşeri muhasebe için tekrar diri kılan Zât-ı Zülkemal

8. يَا ضَاعِفَ الْحَسَنَاتِ Ey mahz-ı rıza-yı ilahisi için yapılan iyi ve halis amellere mukabil kat kat ecir ve mükâfat veren Padişah-ı Bîmisal

9. يَا مُنْزِلَ الْبَرَكَاتِ Ey hazine-i gaybınden ihsan eylediği rızıkları bire on, yüz, bin ilââhir veren ve neşv ü nema ile çok hayra mazhar buyuran Rabbim

10. يَا شَد۪يدَ النَّقَمَاتِ Ey ukubete müstehak ve cezaya şayan olan âsi ve günahkârlara nahoş ibtilasını şiddetle icra eden Aziz-i Züntikam

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٢٥﴾

Ya Rabb daire-i eman ve divan-ı rahmet ve dergâh-ı mağfiretine iltica ediyorum. Ey Rabb-ı Rahîm azab cehenneminden halas kıl bizi.

— 26 —

1. وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا مُصَوِّرُ Ey her şeye müstesna bir şekil ve suret ve harika bir alamet-i farika ile halk ve tasvir eden Zât

2. يَا مُقَدِّرُ Ey mahlûkatın kâffesinin hususi takdirat ve teşkilatını ayrı ayrı tayin ve vakt-i merhununda aynen icra kılan Zât-ı Kadîr

3. يَا مُطَهِّرُ Ey necis ve mülevvesatı izale esbabını halk edip temiz ve tahir kılan Cenab-ı Hak Celle ve A'la

4. يَا مُنَوِّرُ Ey nur-u cemalinden semavî ve arzî her cirm ve ferdi nurlandırıp parlatan Hüda-yı Müteâl

5. يَا مُقَدِّمُ Ey evvel ve ahir olan ezelî ve ebedî Zât-ı Vacib-ül Vücud,

6. يَا مُؤَخِّرُ Ey takdim ve tehir eden sensin

7. يَا مُيَسِّرُ Ey bütün müşkil görülen işleri hilaf-ı me'mul ehven ve âsan kılan مُهَوِّنِ كُلِّ عَسِيرُ

8. يَا مُنْذِرُ Ey kullarının batıl işlerden ihtiraz ile mütenebbih ve müteyakkız olmaları için kabirde, mahşerde ve cehennemde yapacağı azab ve ukubunu beyan ile korkutan Zât

9. يَا مُبَشِّرُ Ey evamir-i celilesine mutavaat edenleri cennet ve cemal ve sair in'amat ve ihsanatıyla beşaret ve müjde verici olan Zât-ı Vefiyy

10. يَا مُدَبِّرُ Ey meşiet-i Rabbaniyesine müteallik umur ve ef'alin iktiza eden esbabını tanzim ve tertib kılan Zât-ı Muîn

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٢٦﴾

Ya Rabb kâinatca marufsun. Her dilde meşkûrsun. Dergâh-ı izzetine yüzümü sürdüm. Beni cehennem azabından halas kıl.

— 27 —

1. يَا رَبَّ الْبَيْتِ الْحَرَامِ Ey müminlerin umur-u diniyede kaim ve dünyada mağfirete mazhar, hem taarruz ve tecavüzden azade kalmaları için bünyad kılınan Kâbe-i muazzamanın Rabb ve Sahibi olan Rahman-ı Rahîm

2. يَا رَبَّ الشَّهْرِ الْحَرَامِ Ey şayan-ı hürmet olan Beyt-ül Haramın ziyareti için şehr-i zilhicceyi tayin ve onda rıza-yı Bâri için kurban kesilerek fukara-i zuafaya rızık ve ecr-i kesir kazandıran Rabb-i Kerim

3. يَا رَبَّ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ Ey kâffe-i muvahhidinin kıblegâhı olan Mescid-i Haramın Mâlik-i Mutasarrıfı olan Zât-ı Ecell-i A'la Hazretleri

4. يَا رَبَّ الْبَلَدِ الْحَرَامِ Ey Rahmetenlil Âlemîn olan Habib-i Ekrem Muhammed Mustafa Aleyhisalatü Vesselam veladet yeri olan Mekke-i Mükerremenin mâliki olan Zât

5. يَا رَبَّ الرُّكْنِ وَ الْمَقَامِ Ey ziyaretgâh-ı ibad olan Kâbenin rüknü ve makam-ı İbrahim'in Rabbi

6. يَا رَبَّ الْمَشْعَرِ الْحَرَامِ Ey mübarek ve mukaddes arz-ı hicazdaki Müzdelife nam mülke Meş'ar-il Haram nam ile cism-i makamın Rabb ve Mutasarrıfı olan Zât

7. يَا رَبَّ الْحِلِّ وَ الْحَرَامِ

{Ey helal ve haramın Rabbi,}

8. يَا رَبَّ النُّورِ وَ الظَّلَامِ Ey nurların ve karanlıkların Rabbi ve âlem-i nuraniyette umur-u meşrua ve marufeyi daire-i zülumatta münkerat ve muharrematı beyan ve tarif eden Zât

9. يَا رَبَّ التَّحِيَّةِ وَ السَّلَامِ Ey mahlûkatın birbirine ve Hâlıklarına tahiyyatlarının ve selamlarının Rabbi ve Âmiri Mevla-yı Müteâl Hazretleri

10. يَا رَبَّ الْجَلَالِ وَ الْاَكْرَامِ Ey noksan sıfatlardan münezzeh kahr ve lütuf ve kerem sahibi olan Zât-ı Zülcelal

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٢٧﴾

Ya Rabb senin daire-i eman ve divan-ı rahmet dergâh-ı mağfiretine iltica ediyorum. Cehennem narından halas buyur.

— 28 —

1. يَا عِمَادَ مَنْ لَا عِمَادَ لَهُ Ya Rabb sarılacak direği ve melcei olmayan her şey ve herkes senin izzet ve azametine sarılır nail-i meram olur

2. يَا سَنَدَ مَنْ لَا سَنَدَ لَهُ Ya Rabb istinad edeceği olmayan her şey sana dayanır. Senden havl ve kuvvet alır

3. يَا زُخْرَ مَنْ لَا زُخْرَ لَهُ Ya Rabb zahîresi olmayan her şey senden zahîre ve kut alır. Senin ile mazhar-ı fakr ve mübahat olur. Sen Azîmü'ş-Şan مِنْ كُلِّ الْوُجُوه umum mevcudattan müstağnisin

4. يَا غِيَاثَ مَنْ لَا غِيَاثَ لَهُ Ya Rabb istimdadına imdat edilmeyenlerin mededkârısın ve yardımcısısın.

5. يَا حِرْزَ مَنْ لَا حِرْزَ لَهُ Ya Rabb muhafızı ve tahassüngâhı olmayan her şey senin hıfz ve siyanetine şiddetle muhtaçtır.

6. يَا فَخْرَ مَنْ لَا فَخْرَ لَهُ Ya Rabb iftihar edilecek bir meziyet bulmayan her şey senden ve sana intisabla fazilet alır ve iftihar kesb eyler.

7. يَا عِزَّ مَنْ لَا عِزَّ لَهُ Ya Rabb medar-ı izzet bulmayan her şey senden izzet, ulviyet alır ve iktisab-ı şeref eyler

8. يَا مُع۪ينَ مَنْ لَا مُع۪ينَ لَهُ Ya Rabb yardımcı bulmayan her şeye ve herkese yardımcı ve inayetkârsın

9. يَٓا اَن۪يسَ مَنْ لَٓا اَن۪يسَ لَهُ Ya Rabb enis arkadaş bulmayan her bir zîruh seninle halen ve kalen manen konuşur. Ünsiyet ve hadsiz ihsanatınla sana enis eder.

10. يَا غُنْيَةَ مَنْ لَا غُنْيَةَ لَهُ Ey kemter ve fakir kullarını nihayetsiz nimetleriyle gani ve maldar kılan Zât-ı Azîmü'ş-Şan, Gani-i Mutlak. Her şeyden tamamen müstağnisin.

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٢٨﴾

Ey âlemlerin bir tek sultanı, adl ve ihsan ve af ve mağfiretinle marufsun dergâh-ı emanına dehalet ettim. Rahmetin çare-i necatımdır. Bizi nar-ı cehennemden halas buyur.

— 29 —

وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ Ya Rabb şu zikredeceğim esma-i şerifenle senden niyaz ediyorum

1. يَا قَٓائِمُ Ey bâki ve daim ve mevcut olan Zât-ı Ehad-ı Samed

2. يَا دَٓائِمُ Ey berkarar ezelî, ebedî, sabit ve asla tegayyüre imkân olmayan Zât

3. يَا رَاحِمُ Ey zaif, nahif mahlûkatını esirgeyen merhametkâr Padişah

4. يَا حَاكِمُ Ey kâinatta yevm-i haşr-i cezada icra-i hüküm eden Hak Celle ve A'la Hazretleri

5. يَا عَالِمُ Ey gözle görünen ve görünmeyen her şeyi ilm-i muhitiyle bilen Zât-ı Alîm ve Basir

6. يَا عَاصِمُ Ey kullarını dünyada günahlardan, ahirette azablardan hıfz ve himaye eden ve koruyan Zât-ı Bâri

7. يَا قَاسِمُ Ey yevm-i faslda muti' ve âsilerden herbir sınıfı layık oldukları dar-ı ceza ve dar-ı mükâfata ayıran ve sevk eden Rabb-i Âdil Celle Şanühü

8. يَا سَالِمُ Ey nekaisden müberra ve salim olup mahlûkatının da cihet-i selamete gitmesini ihtiyar eden Zât

9. يَا قَابِضُ Ey mahlûkatında emanet olan nimet-i hayatı mevsimler ve asırların tebdili ile hikmeti iktizası geri alan mevte mahkum eden Zât-ı Zülcelal

10. يَا بَاسِطُ Ey bu âlemleri yoktan var edip zîhayatı yeryüzüne dağıtan ve hayattarları mevsimlere neşri ile zemini şenlendiren

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٢٩﴾

Ya Rabb her an marufsun her lisanda meşkûrsun, dergâh-ı izzetine geldim. Bizi cehennem narından halas buyur.

— 30 —

1. يَا عَاصِمَ مَنِ اسْتَعْصَمَهُ Ey günah ve measiden korunmak isteyenleri cenah-ı rahmetine alıp koruyan Zât-ı Hafiz

2. يَا رَاحِمَ مَنِ اسْتَرْحَمَهُ Ey rahmet ve inayetini isteyenleri koruyup rahmet ve keremine mazhar eden Zât-ı Cemil

3. يَا نَاصِرَ مَنِ اسْتَنْصَرَهُ Ey nusret ve fütuhat taleb edenlerin muin ve yardımcısı olan Allah Celle Celalühü

4. يَا حَافِظَ مَنِ اسْتَحْفَظَهُ Ey şerlerden, muzırlardan, menhîlerden himaye dileyenlerin hamisi ve nazırı olan Zât-ı Kibriya

5. يَا مُكْرِمَ مَنِ اسْتَكْرَمَهُ Ey iyilik ve ihsan ve mürüvvet taleb edenlerin izzetli ve şerefli Mükrim-i Hakîkîsi olan Halik-ı Kerim

6. يَا مُرْشِدَ مَنِ اسْتَرْشَدَهُ Ey hakka vasıl olmak isteyene, doğru yolları açan ve hidayet ve sadakatı müyesser kılan Zât-ı Latif

7. يَا مُع۪ينَ مَنِ اسْتَعَانَهُ Ey şiddetli zarurette kalıpta inayet taleb edenlere meded ve nusret eden inayetkâr Rabb-i Bâki

8. يَا مُغ۪يثَ مَنِ اسْتَغَاثَهُ Ey feryat ve figan edip meded isteyenlere şefkat ve merhametiyle imdat eden Zât

9. يَا صَر۪يخَ مَنِ اسْتَصْرَخَهُ Ey sayha ve nidalarla feryat ve figan ile rahmet ve merhametini isteyen aciz ve zelillere inayet veren Hüda-i Kerim

10. يَا غَافِرَ مَنِ اسْتَغْفَرَهُ Ey afv ve mağfiret niyaz edenin günahını setredip yarlığayan Cenab-ı Hakk Celle ve Âla Hazretleri

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٣٠﴾

Ya Rabb Mabud-u Bilhaksın, âdil padişahsın, dergâh-ı mağfiretine girdim. Ey Rabb-ı Nacî, cehennemden halas kıl bizi.

— 31 —

1. يَا كَر۪يمَ الصَّفْحِ Ey isyankâr kullarının izhar-ı şeref-i izzetine günahından geçerek afv ile muamele yapan Zât-ı Zülkemal

2. يَا عَظ۪يمَ الْمَنِّ Ey acizlere talebsiz ve meccanen çok büyük hacetlerini reva kılan Zât-ı Kerim

3. يَا كَث۪يرَ الْخَيْرِ Ey herkesin matlub ve mergubu olan şeyleri çok ve mebzul olarak ihsan buyuran Zât-ı Mün'im

4. يَا قَد۪يمَ الْفَضْلِ Ey cud ve kerem ve inayet ve ihsanının evvel ve nihayeti olmayan Zât-ı Latif

5. يَا لَط۪يفَ الصُّنْعِ Ey her iş ve icadı hoş ve zarif ve çok hikmetli olan Mevla-yı Müteâl

6. يَا دَٓائِمَ اللُّطْفِ Ey ebedî ve nihayetsiz lütuf ve keremi olan Hayy ve Bâki

7. يَا نَافِسَ الْكَرْبِ Ey gam ve keder ve nâümidliği iyiliğe, ferec ve sevince tebdil eden Zât-ı Ecell-i A'la

8. يَا كَاشِفَ الضُّرِّ Ey bela ve mihnet ve sıkıntı gibi zarar iras eden esrarı açıp zahire koyan ve selamete götüren Zât

9. يَا مَالِكَ الْمُلْكِ Ey yerlerin ve göklerin ve üzerindeki mevcudatın sahib ve mutasarrıfı olan Allah Celle Celalühü

10. يَا قَاضِيًا بِالْحَقِّ Ey adalet ve hikmete muvafık ve sevaba mukarin hüküm veren Hâkim-i Âdil

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٣١﴾

Ya Rabb kullarda cürüm çok, senin ise affın hak. Günah defterimizi yak, bize mağfiretle bak.

— 32 —

1. يَا عَز۪يزًا لَا يُضَامُ Ey şeref ve izzet ve kudret sıfatlarını cami' ve zulüm ve nâhak muameleye hedef olmayan Kâdir-i Zülcelal

2. يَا لَط۪يفًا لَا يُرَامُ Ey azamet ve kibriyası ile perdelenen, daim olan Zât-ı Kerim

3. يَا رَق۪يبًا لَا يَنَامُ Ey uyku ve gaflet gibi ahval-ı mahlûkiyeden arî ve beri, cümle âlemleri hıfz edici ve gözetici olan Hâlık-ı Zülkemal

4. يَا قَٓائِمًا لَا يَفُوتُ Ey bâki ve daim olduğu halde asla gaib ve uzak olmayan Hayy-ı Bâki

5. يَا حَيًّا لَا يَمُوتُ

{Ey ölmeyen Hayy,}

6. يَا مَلِكًا لَا يَزُولُ Ey zevalsiz Padişah ve mülkünde ezelî ve ebedî sahib ve mutasarrıfı olan Rabb-i Müteâl

7. يَا بَاقِيًا لَا يَفْنٰى Ey hiçlik ve yokluk arız olmayan ve zevale mahkum olmayan, mülkünde daim olan Hâkim-i Ezelî

8. يَا عَالِمًا لَا يَجْهَلُ Ey açık ve gizli, gaib ve hazır her şeye ilm-i Zâtisiyle agâh olan Zât-ı Alîm

9. يَا صَمَدًا لَا يُطْعَمُ Ey havaic-i zaruriyeden hiçbirine muhtaç olmayan Ganiyy-i Mutlak

10. يَا قَوِيًّا لَا يُضْعَفُ Meşiet-i Rabbaniyesi iktizası irade kıldığı şeyi yapmakta acz ve zaafa düşmeyen kuvvetli Mutasarrıf

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٣٢﴾

Ya Rabb bizlerde günah çok. Senin ise affın hak. Günah defterimizi yak. Bize mağfiretle bak. Cehennem narından kıl azade.

— 33 —

1. وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ يَا وَاحِدُ Ey münferid hükmüyle umur-u mucibeyi vukua getiren Zât-ı Ehad

2. يَا وَاجِدُ Ey ilim ve irade ve her hususta müstağni, ayn-ül gayr kudret-i kâmile sahibi olan Allah Celle Celalühü

3. يَا مَاجِدُ Ey şeref ve izzet ve kerem sahibi olan Zât-ı Ecell-i A'la Hazretleri

4. يَا رَاشِدُ Ey hayır ve hidayete, rahmet ve istikamete götüren Zât-ı Kâmil

5. يَا بَاعِثُ Ey öldükten sonra diriltmek kudretini haiz olan Kâdir-i Zülcelal

6. يَا شَاهِدُ Hata, savab, hak, nahak her şeyi gören, bilen, işiten Zât-ı Basir

7. يَا وَارِثُ Ey imtihan için vücuda getirdiği halkın hayatına son verip, her şeye vâris olan Hayr-ul Vârisin

8. يَا ضَٓارُّ Ey hükmü iktizası müstehak olanlara mihn ve meşakkati getiren Hâlık-ı Kerim

9. يَا نَافِعُ Ey zîhayata faideli ve yarar mevaddı vücuda getiren Kâdir-i Mutlak

10. يَا هَاد۪ى Ey doğru yolu ve hak işi emreden ve gösteren Mevla-yı Müteâl

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٣٣﴾

Ya Rabb bizlerde günah çok, senin de affın hak, günah defterimizi yak, bize nazar-ı merhametle bak. Cehennem narından kıl azad.

— 34 —

1. يَٓا اَعْظَمُ مِنْ كُلِّ عَظ۪يمٍ Ey uluların ulusu, izzet ve celal sahibi Kâdir-i Zülcelal

2. يَٓا اَكْرَمُ مِنْ كُلِّ كَر۪يمٍ Ey lütuf ve kerem ve haslet-i memduha sahiplerinden en ziyade atâ ve ihsanıyla maruf Zât-ı Kibriya

3. يَٓا اَرْحَمُ مِنْ كُلِّ رَح۪يمٍ Ey raiyetine acıyan ve esirgeyen, umum merhamet ve şefkat sahiplerinden kat kat üstün lütuf ve ihsankâr olan Mün'im-i Ezelî

4. يَٓا اَحْكَمُ مِنْ كُلِّ حَك۪يمٍ Ey sahib-i hikmet kâffe-i âlem ve müdebbirlerden â'lem ve ilm-i yakini ile takdir ve tedbirkar olan Zât-ı Zülkemal

5. يَٓا اَعْلَمُ مِنْ كُلِّ عَل۪يمٍ Ey zahir ve batın bilcümle ilim ve hikmet erbabından en ziyade Zâtî ilmiyle âlim ve vakıf-ı esrar olan Allâm-ül Guyub

6. يَٓا اَقْدَمُ مِنْ كُلِّ قَد۪يمٍ Ey kadim ve ebediyeti ezelî ve sermedî olan Zât-ı Bâri

7. يَٓا اَكْبَرُ مِنْ كُلِّ كَب۪يرٍ Ey mertebe ve fazilet cihetiyle umum ekâbirin a'zam ve eşrefi olan Zât-ı Bînazîr

8. يَٓا اَجَلُّ مِنْ كُلِّ جَل۪يلٍ Ey âlemlerde misil ve naziri bulunmayan ve azamet ve kibriya sahibi olan Zât-ı Zülcelal

9. يَٓا اَعَزُّ مِنْ كُلِّ عَز۪يزٍ Ey izzet ve şeref sahiplerinin kâffesinden kadri yüce ve ekva olan Aziz ve Cebbar

10. يَٓا اَلْطَفُ مِنْ كُلِّ لَط۪يفٍ Ey lütuf ve ihsankârlıkta misli olmayan ve rıfk ve kerem sahibi olan Fâtır-ı Akdes

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٣٤﴾

Ya Rabb sıfat-ı kemalinle takdis ve zıddından tenzih ile daire-i emanına dehalet ettim. Bir ismin de Razî. Cehennem narından azad kıl bizi.

— 35 —

1. يَا مَنْ هُوَ ف۪ى عَهْدِه۪ وَفِىٌّ Ey ahd ve va'd ettiği umurda sabit olup taahhüd ettiği vezaifi tamamen icra eden Fail-i Muhtar

2. يَا مَنْ هُوَ ف۪ى وَفَٓائِه۪ قَوِىٌّ Ey azm ve cezm ve değişmez kararında kavî ve metin olan Zât-ı Müteâl

3. يَا مَنْ هُوَ ف۪ى قُوَّتِه۪ عَلِىٌّ

{Ey kuvvetinde yüce,}

4. يَا مَنْ هُوَ ف۪ى عُلُوِّه۪ قَر۪يبٌ Ey kadr-i âli ve sıfat-ı celile ile muttasıf olup yakınlık ve beraberlik gibi evsaf-ı cemileyi cami' olan Hüda-i Lemyezel

5. يَا مَنْ هُوَ ف۪ى قُرْبِه۪ لَط۪يفٌ Ey her bir mahlûkatına şah damarından daha yakın, daima kerem ve rıfk-ı mülâyemet ve hoş terbiye eden Kadîr-i Bînazir

6. يَا مَنْ هُوَ ف۪ى لُطْفِه۪ شَر۪يفٌ Ey hadsiz ihsan ve nihayetsiz atiyyelerine izzet ve keremi dahi inzimam eden Zât-ı Âlişan

7. يَا مَنْ هُوَ ف۪ى شَرَفِه۪ عَز۪يزٌ Ey cûd ve kerem ve ulvi evsafına şeref ve kuvvet ve azameti dahi inzimam eden Zât-ı Zülcelal

8. يَا مَنْ هُوَ ف۪ى عِزَّتِه۪ عَظ۪يمٌ Ey hadsiz şeref ve nihayetsiz kudretiyle müteâli bulunan ve azamet ve kemalinde nazir ve misli olmayan Zât-ı Kibriya

9. يَا مَنْ هُوَ ف۪ى عَظَمَتِه۪ مَج۪يدٌ Ey nazirsiz ve misalsiz azamet ve cemaliyle beraber şeref ve şanı da tecelli eden Zât-ı Muhit

10. يَا مَنْ هُوَ ف۪ى مَجْدِه۪ حَم۪يدٌ Ey şan ve şerefiyle mevsuf olduğu halde her türlü sena ve zikr-i cemil ve medhe seza ve şayeste olan Mabud-u Bilhak

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٣٥﴾

Ya Rabb sıfat-ı kemalini takdis ve zıddından tenzih ile huzur-u emanına geldim. Bir ismin de Razî. Cehennemden âzad kıl bizi.

— 36 —

1. يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ خَاضِعٌ لَهُ Ey âlemde her şey a'zam celaline ve ekmel cemaline ve ekrem evsafına boyun eğen, hadsiz bir derecede zillet ve hakaretini izhar eden Zât-ı Celil-üş Şan

2. يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ كَٓائِنٌ لَهُ Ey bütün mevcudatın şeriksiz mutasarrıfı ve misilsiz hâkimi olan Zât-ı Bâri-i Müteâl

3. يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ مَوْجُودٌ لَهُ Ey âlemde her şeyin vücudu kendi vücudunun ayinesi olan Vacib-ül Vücud

4. يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ مُن۪يبٌ لَهُ Ey her şey kısmen lisanen, kısmen halen ve fenalara arka çevirerek Zât-ı ulûhiyetine tam bir huzu' ve huşu' ile teveccüh edip sığınan Fâtır-ı Zülkemal

5. يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ خَٓائِفٌ مِنْهُ Ey izzet-i celal ve şiddet-i ikabından her şey korkan Zât-ı Ecell-i A'la

6. يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ مُسَبِّحٌ لَهُ Ey her şeyi kendisine mahsus ubudiyetini ifa edip her türlü noksanlardan tenzih ile kalben ve lisanen ve halen tasdik eden Kâdir-i Kayyum

7. يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ قَٓائِمٌ بِه۪ Ey her şey varlığı ile neslinin ve nevinin teselsülen devamını istemekle Zât-ı ulûhiyetinin varlık ve birliğine işaret ve delalet eden Zât

8. يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ خَاشِعٌ لَهُ Ey Zât-ı ulûhiyetine karşı her şey kemal-i tevazu ve sükûnetle huzu' gösterip acz ve fakrını izhar eden Cenab-ı Rabb-i Müteâl

9. يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ صَٓائِرٌ اِلَيْهِ Ey kâffe-i mevcudat meşiet-i hallakiyetine münkad ve müheyya olup ol emr-i celiline imtisalen der-akab oluveren ve vücud bulan Zât-ı Zülkemal

10. يَا مَنْ هُوَ كُلُّ شَىْءٍ هَالِكٌ اِلَّا وَجْهَهُ Ey hikmet-i ilahiyesi icabı her şeyi bu meydan-ı ibtila ve meydan-ı imtihana gelip vazifesini bitirip mevte mahkum olan fenaya giden ancak cemal-i bâ-kemali bâki kalan Hayy-ı Kayyum

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٣٦﴾

Ya Rabb sıfat-ı kemaliyle takdis ve zıddından tenzih ile huzur-u emanına geldim bir ismin de Razî. Cehennemden azad kıl bizi.

— 37 —

وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ Ya Rabb şu esma-i şerifenle Zât-ı kibriyandan niyaz ediyorum

1. يَا كَاف۪ى Ey Vâcib-ül Vücud bana sen yetersin başkası lazım değil

2. يَا وَاف۪ى Ey va'd-i sübhanisini yerine getiren Zât. Her arzu ve emelim seninle husule gelir

3. يَا شَاف۪ى Ey zahirî ve batınî umum hastalıklara deva ve şifa ihsan eden Zât

4. يَا مُعَاف۪ى Ey gûna-gûn emrazdan ve türlü türlü bela ve afattan afv ile halas ve azad kılan Zât

5. يَا عَال۪ى Ey izzet, rif'at ve şeref sahibi olan Zât-ı Bâri

6. يَا دَاع۪ى Ey itaat ve inkıyad emreden ve doğru yola çağıran Zât-ı Âmir ve Nâhî

7. يَا رَاض۪ى Ey emrini yerine getiren, nehyettiklerinden ictinab edenlerden hoşnut ve razı olan Allah Celle Celalühü

8. يَا قَاض۪ى Ey zîşuuru haşyete düşürüp titrenen mahkeme-i kübranın Âdil hâkimi

9. يَا بَاق۪ى Bilebed bâki olan ve fani olmayan Zât

10. يَا هَاد۪ى Ey tarik-i hidayet ve rah-ı selameti gösteren nazirsiz Padişah

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٣٧﴾

Ya Rabb sıfat-ı kemal ve cemalini takdis ve zıddından tenzih ile huzur-u emanına dehalet ettim. Bir ismin Razî. Narından azad kıl bizi.

— 38 —

1. يَا مَنْ لَامَفَرَّ اِلَّٓا اِلَيْهِ Dünya ve ahirette kaçıp sığınacak birisi yok, ancak o Bâri-i Zülkemal var

2. يَا مَنْ لَا مَفْزَعَ اِلَّٓا اِلَيْهِ Feryad ve figan ve istimdada layık kimse yok, ancak o Fâtır-ı Akdes vardır

3. يَا مَنْ لَا مَلْجَأَ اِلَّٓا اِلَيْهِ Dayanacak ve arkalanacak hiçbir şey yok, ancak o Muîn-i Ebedî vardır

4. يَا مَنْ لَا يُتَوَكَّلُ اِلَّا عَلَيْهِ Kimseye izhar-ı esrar ve itimad edilemez, ancak o şeriksiz vekile itimad edilir

5. يَا مَنْ لَا مَقْصَدَ اِلَّٓا اِلَيْهِ Matlab ve merama ve vusulüne vesile kimse yok, ancak o Bâri-i Teâlâ vardır

6. يَا مَنْ لَا مَنْجَأَ اِلَّٓا اِلَيْهِ Hiçbir bâis-i necat ve vesile-i halas kimse yoktur, ancak o Rabb-i Rahîm ve Hâlık-ı Kerim vardır

7. يَا مَنْ لَا يُرْغَبُ اِلَّٓا اِلَيْهِ Kemal-i arzu ve hahişle sevmeye, istemeye layık kimse yoktur, ancak o Kadîr-i Zülkemal vardır

8. يَا مَنْ لَا يُعْبَدُ اِلَّٓا اِيَّاهُ İbadet ve perestişe kimse layık değildir illa Allah-u Azîmü'ş-Şan Mabud-u Bilhaktır.

9. يَا مَنْ لَا يُسْتَعَانُ اِلَّا مِنْهُ İnayet ve yardım hiç kimseden beklenmez ve istenmez, ancak Allah-u Azîmü'ş-Şandan istenir

10. يَا مَنْ لَا حَوْلَ وَ لَا قُوَّةَ اِلَّا بِه۪ Masiyetten teberri ve rıza-i ilahiyeye vasıl olmaya bir kuvvet ve kudret yoktur. Ancak tevfikat-ı ilahiye mazhariyet inayet-i Rabbaniye ile olur.

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٣٨﴾

Ya Rabb sıfat-ı kemal ve cemalini takdis ve zıddından tenzih ile huzur-u emanına geldim. Ey Rabb-i Naci. Cehennemden halas kıl bizi

— 39 —

1. يَا خَيْرَ الْمَرْهُوب۪ينَ Ey Merci-i Hakîkî bilip Zât-ı ulûhiyetine rücu' edenleri affına mazhar (eden.)

2. يَا خَيْرَ الْمَطْلُوب۪ينَ Ey iştiyak-ı şedid ve ihtiyac-ı azim içinde taleb edilen şeylerin en hayırlısı, kâfi ve vafisi ve ammenin matlubu olan Allah Tebarek ve Teâlâ Hazretleri

3. يَا خَيْرَ الْمَرْغُوب۪ينَ Ey sevilecek latif şeylerin en hayırlısı ve en çok ahsen ve eltafı olan Melik-i Müteâl

4. يَا خَيْرَ الْمَسْئُول۪ينَ Ey maddi ve manevi arz-ı hacat-ı dua edenlerin hayırlısı efdal ve ekremi olan Mevla-yı Kadim

5. يَا خَيْرَ الْمَقْصُود۪ينَ Ey can-ı gönülden tevbe ve metanetle ehass-ı emel olanların hayırlısı olan Rabb-i Yezdan

6. يَا خَيْرَ الْمَذْكُور۪ينَ Ey zikir ve tesbih ve sena ve tahmide layık ve müstehak olanların ve Bais-i Rahmet olan Allah-ı Lemyezel

7. يَا خَيْرَ الْمَشْكُور۪ينَ Ey hesabsız nimet ve ihsanlara mukabil hamd ve şükür ve senaya layık olanların ve nef'ilisi olan Mün'im-i Mutlak

8. يَا خَيْرَ الْمَحْبُوب۪ينَ Ey kerem ve şefkatiyle minnettar olunan, muhabbete layık olanların çok hayırlısı ve şefik ve Rahîmi

9. يَا خَيْرَ الْمُنْزِل۪ينَ Ey beşerin dünyevi, uhrevi saadet ve selametini ve intizam-ı âlemin hadd-ı layıkında cereyanı ve her asra mahsus kitaplar, suhuflar inzal buyuran Hayr-ul Hâkimin

10. يَا خَيْرَ الْمُسْتَاْنِس۪ينَ Ey azamet-i kibriyasını ifade ve i'lam eden esma-i hüsna ve sıfat-ı ulyasını yâd ve tezkar ile ülfet ve ünsiyet edilmeye elyak ve enseb olan Hâlık-ı Bîmisal

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٣٩﴾

Ya Rabb senin daire-i eman ve divan-ı rahmet ve derya-yı mağfiretine iltica ediyorum, nar-ı cehennemden azad kıl.

— 40 —

1. يَا مَنْ هُوَ خَلَقَ فَسَوّٰى Ey mahlûkata elzem ve enseb olan cihazâtı yaratıp ve her birerini müsavi ve muadil kılıp iktidar ve lütfu ile âli ve âdil olan Fâtır-ı Zülkemal

2. يَا مَنْ هُوَ قَدَّرَ فَهَدٰى Ey bilcümle mahlûkatının rızık ve gıdasını takdir ve tevzi' ile doğru yolu gösteren ve hidayete sevk eden Zât-ı Hâdi

3. يَا مَنْ هُوَ يَكْشِفُ الْبَلْوٰى Ey zarar ve meşakkate bâdî ve sebeb olan şeyleri izhar edip ref' ve def' eden Zât

4. يَا مَنْ هُوَ يَسْمَعُ النَّجْوٰى Ey kâffe-i esrara vakıf ve muttali' olan عَالِمَ السِّرِّ وَ الْخَفِيَّاتِ

5. يَا مَنْ هُوَ يُنْقِذُ الْغَرْقٰى Ey suya gark olmak ve ateş ve rüzgâr afetlerine ve gûna-gûn kazalara düçar olanları halas ve necat bulduran Zât-ı Müncî

6. يَا مَنْ هُوَ يُنْجِى الْهَلْكٰى Ey helake mahkum ve felakete maruz olanları necat bulduran ve selamete çıkaran Zât-ı Kerim

7. يَا مَنْ هُوَ يَشْفِى الْمَرْضٰى Ey maraz ve şiddetli hastalara şifa ve ümitsiz dertlere devalar ihsan eden Zât-ı Şâfî

8. يَا مَنْ هُوَ اَمَاتَ وَ اَحْىٰ Ey hikmet-i Rabbaniyesi icabı mahlûkatını mevte mahkum ve yevm-ül faslda muhasebe için tekrar ikinci bir hayat daha veren Zât-ı Mübdi ve Muid

9. يَا مَنْ هُوَ اَضْحَكَ وَ اَبْكٰى Ey kullarını hadsiz ikram ve taltifleriyle mesrur edip güldüren ve nihayetsiz alam ve mesaibe giriftar edip ağlattıran

10. يَا مَنْ هُوَ اَضَلَّ وَ اَهْدٰى Ey kavm-i Nuh ve Lut ve Firavun ve emsalini layık olmadıklarından dalalete sevk eden keza bilcümle enbiya ve evliya ve süleha ve mümini liyakatlarına mebni hidayet ve rah-ı savaba götüren Cenab-ı Hak Celle ve A'la Hazretleri

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٤٠﴾

Ya Rabb sıfat-ı kemalini takdis ve zıddından tenzih ile dergâh-ı rahmetine girdim bir ism-i celilin Razî. Cehennemden azad kıl bizi

— 41 —

وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ Ya Rabb şu zikredeceğim esma-i şerifenle senden niyaz ediyorum

1. يَا غَافِرُ Ey mağfiret ve şefkat ve afv ve merhamet sahibi olan Zât-ı Gafur

2. يَا سَاتِرُ Ey kullarının hata ve kusurlarından mütevellid günahlarını örten Zât

3. يَا قَاهِرُ Ey a'dasına galib ve zalimleri kahreden Zât-ı Kahhar

4. يَا قَادِرُ Ey nazirsiz kudret bizâtihi gınaya sahib olan Zât-ı Muktedir

5. يَا نَاظِرُ Ey ulûhiyet ve mâlikiyet sıfat-ı celilesiyle takdir ve tedbir zımnında rü'yet ve nezaret eden Zât

6. يَا فَاطِرُ Ey semavat ve arz ve üzerlerindeki hadsiz eşya ve hayvanatı yaratan Hâlık-ı Zülkemal

7. يَا شَاكِرُ Ey in'amat-ı kesire ve ihsanat-ı mebzulesine mukabil muhtaçlar tarafından meşkur olan Allah Celle Celalühü

8. يَا ذَاكِرُ Ey hıfz ve himaye ve lütuf ve keremleriyle anan ve mahlûkatı tarafından dahi yâd ve zikr-i cemile layık ve şayeste Zât-ı Zakir ve Mezkur

9. يَا نَاصِرُ Ey inayet ve keremini dileyenlere yardım ile ferec ve fütuhat ve zaferler veren Zât-ı Muin

10. يَا جَابِرُ Ey izzet ve kuvvet, galibiyet ve şevket ile maruf olup sadakat ve salah murad eden Zât

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٤١﴾

Ya Rabb senin daire-i eman ve dergâh-ı mağfiretine sığınırım cehennem ateşinden azad buyur Allah'ım

— 42 —

1. يَا مَنْ هُوَ فِى الْبَرِّ وَ الْبَحْرِ سَب۪يلُهُ Ey karalarda ve denizlerde yolları olup muhtelif merakible aciz ve hakir nev-i beşerin ehvenlikte seyir ve seyahat ettiren lütufkar Zât

2. يَا مَنْ هُوَ فِى الْاَٰفَاقِ اٰيَاتُهُ Ey sema ile arzın yekdiğerine muttasıl gibi hareketi, güneş ve kamer ve sair ecram-ı semaviyenin bazen muttarid tulu' ve gurubu gibi zîşuuru mest ve hayran eden ve kudretini izhar eden Kâdir-i Zülkemal

3. يَا مَنْ هُوَ فِى الْاَٰيَاتِ بُرْهَانُهُ Ey cud ve kudretinin kat'i delaili olan ecram-ı semaviyenin tulu' ve gurublarının ibtida ve intihası muayyen ve mukannen olup bedayi-i hilkat-ı âlemden ruz-u cezaya kadar bir Kâdir-i Zülcelalin emr ve iradesiyle devir ve hareketlerini mumtazaman ve bir lahza durmadan icra etmeleri gibi kat'i hüccetlerle kudret ve vücudunu isbat eden Zât-ı Hakîm

4. يَا مَنْ هُوَ فِى الْمَمَاتِ قُدْرَتُهُ Ey zîhayatın hayattaki vazifelerini itmam ve ikmalinden sonra fenaya arş emrini vererek mevt perdesini bürümekle kudret-i ezelîyesini gösteren Zât-ı Muhyi ve Mümit

5. يَا مَنْ هُوَ فِى الْقُبُورِ عِزَّتُهُ Ey kullarına dünyada teklifat-ı Rabbaniye ve tebligat-ı ilahiyesini yaparak muhayyer bırakan ve kabirde ise izzet ve azametiyle evamir-i celilesinin mukteziyatını icra eden Hüda-i Lemyezel

6. يَا مَنْ هُوَ فِى الْقِيَامَةِ مِلْكَتُهُ Ey kıyamet ve nedamet gününde kudret ve tasarrufunu muhasebe muhakemesini zevilukûl ve gayrıda icra ve ifa eden Hâkim-i Muktedir

7. يَا مَنْ هُوَ فِى الْحِسَابِ هَيْبَتُهُ Ey zişuur ve ehl-i dikkati havf ve haşyete düşüren yevm-ül hesabda âsi ve tâgilere küfür ve isyanlarından naşi celali ile muamele yapıp, hor ve zelil eden Zât

8. يَا مَنْ هُوَ فِى الْم۪يزَانِ قَضَٓائُهُ Ey kablelvuku nakil ve hikayesi saçları ağartan yevm-ül mizanda muti'lere âsilerin defter-i amalini müvazene keyfiyeti vuku' bulunca ebrar zümresine سَلَامٌ عَلَيْكُمْ طِبْتُمْ hitab-ı beşaret-bahşası, füccar kısmınada وَامْتَازُوا الْيَوْمَ اَيُّهَا الْمُجْرِمُونَ itab-ı hasaret-nümasının Kadi-i Âdili

9. يَا مَنْ هُوَ فِى الْجَنَّةِ رَحْمَتُهُ Ey kıyametin vukuundan sonra salih ve müminlerin ebedî mesud ve hadsiz niam-ı ilahiyesine mazhar kılması ve cemal-i bâ-kemalinin müşahedesiyle rahmet ve şefkatini izhar eden Zât

10. يَا مَنْ هُوَ فِى النَّارِ عَذَابُهُ Ey dünyanın fani zevk ve safasına ve afil keyf ve hevasına meftun olanları nar-ı cehennemde azab-ı elim, ikab-ı şedid ile tecziyesi hak ve adalet olan Zât-ı Muktedir.

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٤٢﴾

Ey cemi-i noksan sıfatlardan münezzeh ve kemal sıfatlarıyla muttasıf olan Cenab-ı Kibriya: Mâlik-ül Mülksün. يَفْعَلُ مَا يَشَٓاءُ sın. Eman ve ilticagâhım ancak sen Azîmü'ş-Şansın. Ey Rabb-i Nacî, cehennemden azad kıl bizi.

— 43 —

1. يَا مَنْ هُوَ اِلَيْهِ يَهْرَبُ الْخَٓائِفُونَ Ey Zât-ı ulûhiyetinden korkanların kaçıp rahmet ve re'fetine sığınarak merci-i aslî olan kendi huzur-u izzet ve divan-ı adaletine iltica (ile sığınılan Zat-ı Zülcelal)

2. يَا مَنْ هُوَ اِلَيْهِ يَفْزَعُ الْمُذْنِبُونَ Ya Rabb öyle bir Azîmü'ş-Şansın ki kulların feryad ve figan ile istimdad ve istigase edip yine kendileri için melce ve mence ittihaz eden sana dehalet ederler

3. يَا مَنْ هُوَ اِلَيْهِ يَقْصِدُ الْمُن۪يبُونَ Ya Rabb sen öyle bir Kâdir-i Küll-i Şeysin ki bütün measi ve fanileri terkedip sana teveccüh edenler, ancak sana rabt-ı kalb ederler ve her matlublarının husulünü mahza Zât-ı ulûhiyetinden beklerler

4. يَا مَنْ هُوَ اِلَيْهِ يَلْجَأُ الْعَاصُونَ Ya Rabb sen öyle sahib-i afv ve mağfiretsin ki, itaatsiz tâgiler ve günahkârlar vahi emellerine nedametle, vasi' rahmetine sığınırlar

5. يَا مَنْ هُوَ اِلَيْهِ يَرْغَبُ الزَّاهِدُونَ Ya Rabb-ül Âlemîn sen öyle rahmeti bol padişahsın ki, fani âlemden yüz çevirip hakka müteveccih olanlar mahza senin rıza-yı ilahiyeni murad ederler ve senin ebvab-ı rahmetine girip me'cur olmak isterler

6. يَا مَنْ هُوَ ف۪يهِ يَطْمَعُ الْخَاطِؤُنَ Ya Rabb sen Azîmü'ş-Şan öyle bir keremkâr Hâlıksın ki, yanlış yola gidip hataya düşenler senin derya-yı rahmetine duhul ile hissedar olmak isterler

7. يَا مَنْ هُوَ يَسْتَاْنِسُ بِهِ الْمُر۪يدُونَ Öyle bir enis, şefiksin ki kimsesiz nice guraba her şeye göz yumup iltifat ve merhametini taleb, bütün maksad ve emeli Zât-ı Bârine münhasır olmakla hakiki veliler ve karinler bulmuş oluyorlar

8. يَا مَنْ هُوَ يَفْتَخِرُ بِهِ الْمُحْسِنُونَ O Kâdir-i Zülkemal öyle büyük eltaf-ı samedaniye sahibidir ki muhtaçlara ihsan eden erbab-ı gına o Rezzak-ı Kerimin hazine-i rahmetinden gelen devlet ve servetleri ile kesb-i gına ettiklerini takdir ve şükran ile iftihar ve minnettar olurlar

9. يَا مَنْ هُوَ عَلَيْهِ يَتَوَكَّلُ الْمُتَوَكِّلُونَ Ey Hüda-i Müteâl bütün maslahat sahibleri ancak sana tefviz-i umur eder, sana itimad eder. Sana inkıyad ederler. İşlerini ağyara ısmarlamazlar. Hakka ki sen Azîmü'ş-Şansın el-Mütevekkilsin.

10. يَا مَنْ هُوَ يَسْكُنُ بِهِ الْمُوقِنُونَ Ya Rabb sen öyle nazirsiz bir melce'sin ki, senin kâffe-i esma ve sıfatın her an tecelli ve tezahürünü şek ve şübhesiz ilmelyakîn bilenler o azm ve itikadda sabit ve berkarardırlar.

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٤٣﴾

Ya Rabb kullarda cürüm çok, sende ise rahmet hak. Defter-i siyahımızı yak, bize affınla bak.

— 44 —

1. يَٓا اَقْرَبُ مِنْ كُلِّ قَر۪يبٍ Ey kullarına her şeyden çok ziyade yakın ve hâzır, nâzır olan Vâcib-ül Vücud

2. يَٓا اَحَبُّ مِنْ كُلِّ حَب۪يبٍ Ey sevilecek, tanınacak, bendelik edilecek kâffe-i mahbubların fevkinde pek çok muhabbet, perestişe elyak olan Zülcemal-i Vel'ikram

3. يَٓا اَعْظَمُ مِنْ كُلِّ عَظ۪يمٍ Ey ta'zim ve tekrime layık, kibriya ve azamet sıfatlarıyla ma'ruf olanlar içinde en ziyade muazzam ve mükerrem olan Rahman-ur Rahîm

4. يَٓا اَعَزُّ مِنْ كُلِّ عَز۪يزٍ Ey aziz ve kavi olanlara nisbetle izzet-i vefire, şeref-i kesire ve âlî-kadrlıkta muttasıf olan Fâtır-ı Zülcelal

5. يَٓا اَقْوٰى مِنْ كُلِّ قَوِىٍّ Ey kuvvet ve metanet cihetinde şerik ve şebihi olmayan kuvvet-i kahire ve sıfat-ı celilesiyle her an âlemlerin tedbir ve tahrikinde, galebe-i daimi ve evamir-i hakimesi meşhud olan Zât-ı Kadîr ve Kayyum

6. يَٓا اَغْنٰى مِنْ كُلِّ غَنِىٍّ Ey Rahman ism-i celiliyle umum zîhayatı hadsiz ve ivazsız ve mebzul bir halde takdir ve ni'metlere müstağrak etmekle mucib-i imtinan olan ve bütün ağniya ve esgıyanın melce ve penahı bulunan Gani-i Mutlak

7. يَٓا اَجْوَدُ مِنْ كُلِّ جَوَادٍ Ey cemi'-i sahi ve kerimlerin misilsiz ihsankârı, Rezzak-ı Sermedî ve Mennan-ı Ebedî senin yar-ı ağyara bahş ettiğin ve edeceğin ihsanat-ı samedaniyenin evsaf-ı cemilene dal olmakla keremkârlığını ilan eden Zât

8. يَٓا اَرْأَفُ مِنْ كُلِّ رَؤُفٍ Ey bütün hayattar mahlûkatına acıyıp esirgeyen ve merhamet eden hem onların maaşlarını, refahlarını taahhüd ve temin eden en geniş şefkatli Hâlik-ı Rahîm

9. يَٓا اَجَلُّ مِنْ كُلِّ جَل۪يلٍ Ey umum celalet ve izzete namzed olanlardan üstün Zât-ı Ehad hakka ki: A'zam ve Ecellsin. Bir dakikada hatta bir saniyede celalin zuhuruyla âlemlere beyaz gömlek giydirirsin, cemalin küşadiyle tebdil edip cennet-misal bezetirsin. Kâffe-i ahval ve umurda hüküm ve irade-i külliye senindir Allah'ım

10. يَٓا اَلْطَفُ مِنْ كُلِّ لَط۪يفٍ Ey mülayim ve linetli ve hoş olanların eaz ve eltafı Erham-ur Rahimin, kerem ve rıfk ile muamelen eltaf-ı sübhaniyenin zahir alametlerindir

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٤٤﴾

Ya Rabb Mabud-u Bilhaksın. Âdil Sultansın, dergâh-ı emanına geldim. Defterimi yak, bana mağfiretle bak.

— 45 —

وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ Ya Rabb şu zikredeceğim esma-i şerifenle niyaz ediyorum

1. يَا قَر۪يبُ Ey rahmet ve şefkatiyle, ihsanat ve in'amatıyla mahlûkatına yakın olan Hâlık

2. يَا رَق۪يبُ Ey bilcümle refik ve şefiklerin fevkinde cami' ve nazır olan Zât-ı Şerif

3. يَا حَب۪يبُ Ey bütün mahlûkatını çok seven ve kullarının lisanında dahi Meşkur ve Mahbub olan

4. يَا مُج۪يبُ Ey hadsiz mahlûkatının layuadd matlubatına icabetle hacetlerini temin ve tesviye eden Zât

5. يَا حَس۪يبُ Ey mecd ve şeref sahibi olan ve kullarına Kâfi, Vafi olan

6. يَا طَب۪يبُ Ey maddi ve manevi hastalara ve dertlilere derman veren Zât

7. يَا بَص۪يرُ

{Ey her şeyi bütün incelikleriyle gören Basir}

8. يَا خَب۪يرُ

{Ey her şeyden haberdar olan Habir}

9. يَا مُن۪يرُ Ey aslen ve zâten nurani olup âlemleri kendi nuruyla tenvir eden Zât

10. يَا مُب۪ينُ Ey hayr ile şer, hak ile batıl beynini tefrik eden ve her şeyi ayan ve aşikâr eden

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٤٥﴾

Ya Rabb herkesçe marufsun, her dilde meşkûrsun, dergâh-ı emanına geldim. Beni azab cehenneminden halas kıl.

— 46 —

1. يَا غَالِبًا غَيْرَ مَغْلُوبٍ Ey kuvvet ve şiddetle emri nafiz ve hükmü cari olan ve hiçbir cihetle kuvvet ve tesir altında kalmayan Rabb-i Celil

2. يَا صَانِعًا غَيْرَ مَصْنُوعٍ Ey mevcudat-ı mer'iye ve gayr-ı mer'iyeyi harika Rabbaniyesiyle hayretfeza surette husule getiren mahsul ve masnu olmayan Zât-ı Bedi'

3. يَا خَالِقًا غَيْرَ مَخْلُوقٍ Ey mahlûk ve ibda' ve icad ile gün-begün sıfat-ı Hâlıkıyetini izhar eden asla şerik ve naziri olmayan ve kâffe-i mahlûkatı terbiye eden Fâtır-ı Akdes

4. يَا مَالِكًا غَيْرَ مَمْلُوكٍ Ey semavat ve arzın yekta mutasarrıfı, sahib-i saltanat hâkimi ve Kâdir-i Mutlakı

5. يَا قَاهِرًا غَيْرَ مَقْهُورٍ Ey kuvvet-i metine ve kudret-i kâmile ile mükevvenata galebe eden ve her şey yed-i kudretinde olan Allah-u Azîmü'ş-Şan

6. يَا رَافِعًا غَيْرَ مَرْفُوعٍ Ey şanı ulvi ve kadri yüce, nihayetsiz rif'at ve şevkete mâlik Zât-ı Kerim

7. يَا نَاصِرًا غَيْرَ مَنْصُورٍ Ey من كل الوجود bütün mükevvenattan müstağni, her hususta nusretle fütuhatın mutlak müdebbiri ve has fail-i muhtarı olan Mevla-yı Müteâl

8. يَا حَافِظًا غَيْرَ مَحْفُوظٍ Ey gayrın hıfz ve himayesinden müstağni ve her şeyi bizzât kendi siyanet eden ve uhde-i rahmaniyesinde bulunan Hafız-ı Muktedir

9. يَا شَاهِدًا غَيْرَ غَٓائِبٍ Ey bütün mevcudat nazar-ı rububiyetinde olup hiçbir zerre ilm-i muhitinden hariç kalmayan Zât-ı Ecell-i A'la

10. يَا قَر۪يبًا غَيْرَ بَع۪يدٍ Ey mülkünde mevcud ve yed-i kudretinde mazbut ve mahfuz olan zişuur sâillere gayet yakın olan Şahid-i Ezelî ve Hâkim-i Sermedî

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٤٦﴾

Ya Rabb sıfat-ı kemalini takdis ve zıddından tenzih ile huzur-u emanına dehalet ettim. Ey Rabb-i Naci, cehennemden azad kıl bizi.

— 47 —

1. يَا نُورَ النُّورِ Ey nurların maden ve menbaı olan Zât-ı Münevver

2. يَا مُنَوِّرَ النُّورِ Ey bütün nurani şeylerin menbaı olan Maden-i Nur

3. يَا مُصَوِّرَ النُّورِ Ey kabiliyettar ve şeffaf her şeyde nurunu parlatan Nurun Ala Nur

4. يَا خَالِقَ النُّورِ Ey nurları ve nuranileri halk eden Fâtır-ı Enver

5. يَا مُدَبِّرَ النُّورِ Ey nurların istikbalini tayin ve tedbir eden Nur-ul Enver

6. يَا مُقَدِّرَ النُّورِ Ey nura müstehak olanları ezelden takdir ve tayin kılan Zât-ı Nevvar

7. يَا نُورًا قَبْلَ كُلِّ نُورٍ Ey bizzât ve bilasale ebedî ve sermedî olan Zât-ı Nur-Efşan

8. يَا نُورًا بَعْدَ كُلِّ نُورٍ Ey her nurun aslı ve evveli olan اَللَّهُ نُورُ السَّمَوَاتِ وَالْاَرْضِ

9. يَا نُورًا فَوْقَ كُلِّ نُورٍ

{Ey bütün nurların üstünde olan nur}

10. يَا نُورًا لَيْسَ مِثْلَهُ نُورٌ Ey hiçbir ziyadar ve nevvar ecnasın asla zatî ve külli nuru gibi olmayan Nur

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٤٧﴾

Ya Rabb bakma siyah defterime, yakma beni. Onu yak benim yerime.

— 48 —

1. يَا مَنْ عَطَٓاؤُهُ شَر۪يفٌ Ey ihsan ve hediyeleri her zîhayat ve zîşuur yanında muteber ve mâbihil iftihar ve bais-i şükran olan Mün'im-i Ezelî

2. يَا مَنْ فِعْلُهُ لَط۪يفٌ Ey her bir ef'al ve iradesi hoş ve mergub olan Zât-ı Keremkâr

3. يَا مَنْ لُطْفُهُ مُق۪يمٌ Ey tevfik ve inayet ve re'feti daim ve berkarar olan Rabb-i Rahîm

4. يَا مَنْ اِحْسَانُهُ قَد۪يمٌ Ey nimet-i halise ve ihsan-ı kâmile ile mahlûkat yanında mürüvvet ve merhameti ile ma'ruf Padişah-ı Bîzeval

5. يَا مَنْ قَوْلُهُ حَقٌّ Ey Rabbanî ve irade-i ilahiyesinin suduruyla lafız ve maanisi müştemilat-ı hikmet ve adalete muvafık olan Zât-ı İlahî

6. يَا مَنْ وَعْدُهُ صِدْقٌ Ey dünya ve uhrevi umurunda icra ve ikabı zikr ve beyan edilen va'd-i vaîd ve ahd ve misakının vukuunun doğru ve gerçek olduğunu ihbar eden Zât

7. يَا مَنْ عَفْوُهُ فَضْلٌ Ey hata ve seyyiata mebni azab-ı elime müstehak olanları affetmesi cud ve kerem ve mahz-ı inayet olan Zât-ı Fâzıl

8. يَا مَنْ عَذَابُهُ عَدْلٌ Ey küfr ve mutlak isyanda musırr olanlara azab ve ukubeti hakkaniyet dairesinde icra-i adalet kılan Zât-ı Âdil

9. يَا مَنْ ذِكْرُهُ حُلْوٌ Ey kalben ve lisanen Hâlıkını yad edenler için zikr-i cemili ve has senası çok leziz ve tatlı olan Zât

10. يَا مَنْ اُنْسُهُ لَذ۪يذٌ Namazlarda olduğu vecihle ayat-ı beyyinatını okuyup Allahu Ekber, Sübhanallah demekle tekbir ve tesbih edip Zât-ı kibriyana manevi mirac yapmak, enis ve musahib olmak ebedî bir lezzet ve misilsiz bir sohbetin daimi karîni olan Rabb-i Mutlak

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٤٨﴾

İzzetli sübhanım bende isyan çok, seninde affın bol. Bakma siyah defterime, beni afv ile onu yak benim yerime.

— 49 —

وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ Ya İlahi, esma-i ilahiyenden olan şu gelecek ism-i celilinle niyaz ediyorum

1. يَا مُنَوِّلُ Ey atiyye ve ihsanlarıyla zîhayatı mütenaim ve minnettar ve medyun-u şükran eden Rezzak

2. يَا مُفَصِّلُ Ey hafi ve sırlardan ibaret olan umuru aşikâr eden ve açıkça bildiren

3. يَا مُبَدِّلُ Ey şerri hayra, seyyiatı hasenata, fıskı sıdka ve hakeza tebdil kılan Zât

4. يَا مُسَهِّلُ Ey müşkil işleri teshil ve muğlak şeyleri feth ve keşfeden manileri def' eden Zât

5. يَا مُذَلِّلُ Ey kibir ve gurura ve enaniyete düşenleri hakir ve zelil eden

6. يَا مُنَزِّلُ Ey kütüb-ü semaviye, rahmet ve nimet ve bereket-i bînihayeyi inzal ve ihsan buyuran Zât

7. يَا مُحَوِّلُ Ey geceyi gündüze, kışı yaza, gençliği ihtiyarlığa ve her şeyi şekilden şekile tahvil ve tebdil eden Mevlâ-yı Kadim

8. يَا مُجَمِّلُ Ey her şeyi latif ve sevimli hale getiren ve nihayeti bidayetten ihsan kılan Zât-ı Cemil

9. يَا مُكَمِّلُ Hayvanat ve nebatat ve saireyi zerreden hayy eden ve ademden vücuda getiren, ekmel eden ve ahsen surete iblağ eden Zât-ı Zülkemal

10. يَا مُفَضِّلُ Ey mevcudatın her nev'inde bizi diğerine nisbetle cemal ve kemal-i faide ve menfaat hususatında faik ve müreccih kılan Zât

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٤٩﴾

Ey azametli sultan bakma siyah defterime, beni affet. Defterimi yak benim yerime

— 50 —

1. يَا مَنْ يَرٰى وَ لَا يُرٰى Ey âlem içinde zahirde ve batında, gizli, aşikâr her şeyi gören ve kimseye vücuden görünmeyen Semavat ve Arzın Nâzırı

2. يَا مَنْ يَخْلُقُ وَ لَا يُخْلَقُ Ey yerde ve gökte ne varsa hepsini yaratan ve Zât-ı rububiyeti ebedî ve kadim olup mahlûk olmayan Rabb-ül Âlemîn

3. يَا مَنْ يَهْد۪ى وَ لَا يُهْدٰى Ey dilediklerine rah-ı hidayet ve tarik-i müstakimi gösteren ve Zât-ı rububiyeti kâfi ve vafi olup hidayete muhtaç olmayan Zât-ı Hadî

4. يَا مَنْ يُحْي۪ى وَ لَا يُحْيٰى Ey umum zîruhu cansız bir zerre gibi iken hayattar ve manidar bir kılığa koyan ve hiçbir şeye ihtiyaç göstermeyen مُسْتَغْنِئِ لَمِنَ الْعَالَمِينَ

5. يَا مَنْ يُطْعِمُ وَ لَا يُطْعَمُ Ey bütün mahlûkatın it'am-ı iaşe ve rızıklarını hazine-i ilahiyesinden ihsan eden ve kendisi muhtaç-ı taam ve rızık olmayan Rezzak-ı Ezelî

6. يَا مَنْ يُج۪يرُ وَ لَا يُجَارُ Ey yarattığı her bir hayattan mahlûka yakın olup bir güneş gibi olup hemhal olurlar. Lakin mahlûkat o izzetli ve haşmetli sultana yakın olamazlar

7. يَا مَنْ يَقْض۪ى وَ لَا يُقْضٰى عَلَيْهِ Ey umum mahlûkat ve bilhassa nev-i beşer hakkında kaza ve kader ve ecel ve sair muhtelif hususatı takdir ve hükmeden ve hiçbir şeye mahkum olmayan Zât-ı Galib

8. يَا مَنْ يَحْكُمُ وَ لَا يُحْكَمُ عَلَيْهِ Ey bütün umur-u âlemde emretmek, men etmek gibi ef'al ve harekatı müstakillen icra eden, irade ve hükmünün hilafına kıyamın asla imkânı olmayan Hâkim-i Mutlak

9. ve 10. يَا مَنْ لَمْ يَلِدْ وَ لَمْ يُولَدْ وَ لَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا اَحَدٌ Ey kimseyi doğurmayan ve kimseden doğmayan ve hiçbir şeye mesil ve nazir olmayan Vâcib-ül Vücud Teâlâ Hazretleri

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٥٠﴾

Ya Rabb herkesçe marufsun, her dilde meşkûrsun. Huzur-u izzetine geldim. Bizi narından halas kıl Allahım.

— 51 —

1. يَا نِعْمَ الْحَب۪يبُ Ya Rabb ihsan buyurmuş olduğun hayat nimeti ve vücudumdaki kıymettar aza ve cihazâtınla kudretin müsellemdir. Sen Azîmü'ş-Şan, Ne Güzel Dost ve Sahibsin

2. يَا نِعْمَ الطَّب۪يبُ Ey Şeriksiz Alîm ve Nazirsiz Hakîm, kulların her hallerine vakıf, maddi manevi her dertlerine şafi ve kâfi olmakla Ne Güzel Tabibsin

3. يَا نِعْمَ الْحَس۪يبُ Ey zâten ve şerefen âlî ve her halde kâfi ve vâfi olmakla Ne Güzel Hasibsin

4. يَا نِعْمَ الْقَر۪يبُ Ey ihya ve irade, in'am ve ihsan cihetiyle Ne Güzel Rabb-i Rahîm ve Ne Hoş Hâzır ve Yakın Hâlık-ı Kerimsin

5. يَا نِعْمَ الرَّق۪يبُ Ey mevcudatın hafîz ve siyanetkâr nazırı olan Rabb-i Vekil, Ne Güzel Himayetkârsın

6. يَا نِعْمَ الْمُج۪يبُ Ey her dualara icabet eden ve her matlubu veren ve her mes'ulu husule getiren Zât, ne kadar Âli-Cenabsın

7. يَا نِعْمَ الْاَن۪يسُ Ey her mahlûku ile ünsiyet ve alışıklığı olan keremkâr Hâlık, ne hoş sohbetsin

8. يَا نِعْمَ الْوَك۪يلُ Ey bîkes mazlum ve mağdurların melce ve penahı olan Allahım ne kadar kudretli vekilsin, tefviz-i umura layık ancak sensin

9. يَا نِعْمَ الْمَوْلٰى Ey Rabb-i Kerim ne şefkatli sahib ve ne büyük sultansın

10. يَا نِعْمَ النَّص۪يرُ Hadden efzun inayet ve nihayet derecede eltaf ve keremlerin medyun-u hamd ve şükran. Ne Güzel Yardımcı, Ne Hoş Muinsin

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٥١﴾

Ya Rabb cürmümü mukırrım, afvını niyazda musırrım. Bakma siyah defterime, yakma beni onu yak benim yerime.

— 52 —

1. يَا سُرُورَ الْعَارِف۪ينَ Ey esma ve sıfat-ı celilenle tecelliyatına aşina olanları müstağrak-ı sürur eden Zât-ı Ma'ruf

2. يَٓا اَن۪يسَ الْمُر۪يد۪ينَ Ey Zât-ı Bârisi ile sohbet ve fikir ve zikre müştak olanların mahz-ı penah ve mence-i hassı olan Zât-ı Cemil

3. يَا مُغ۪يثَ الْمُشْتَاق۪ينَ Ey kalben meyil ve muhabbet edip arzu ve iştiyak edenlerin mededkârı ve yardımcısı olan Zât-ı Kerim

4. يَا حَب۪يبَ التَّوَّاب۪ينَ Ey tevbe ve istiğfarla affına sığınıp nadimen "Ya Rabb lütuf ile çirkin ef'alimi ıslah buyur " diyenleri seven Zât

5. يَا رَازِقَ الْمُقِلّ۪ينَ Ey acz ve iftikar edenlere rızık ve gına veren Rezzak-ı Ezelî

6. يَا رَجَٓاءَ الْمُذْنِب۪ينَ Ey günahkârların yegâne ümid ve emel ve ilticagâhları olan hilmi ile meşhur bulunan Rabb-i Gaffar

7. يَا كَاشِفَ الْمَكْرُوب۪ينَ Ey yas ve kedere giriftar olanların gam ve gussalarını def' ve izale buyuran Zât-ı Lütufkâr

8. يَا مُنَفِّسًا عَنِ الْمَغْمُوم۪ينَ Ey elem ve kedere düçar olanların elem ve kederlerini ferah ve sürura tebdil eden Zât-ı Kerim

9. يَا مُفَرِّجًا عَنِ الْمَحْزُون۪ينَ Ey mahzun ve mükedder ve gayet müteellim olanlara ferah ve ferec ve zafer veren Zât-ı Ecell

10. يَٓا اِلٰهَ الْاَوَّل۪ينَ وَ الْاَٰخِر۪ينَ Ey mazide geçenlerin ve istikbalde gelecek nev-i insanın Mabud-u Bilhakkı olan Allah Tebarek ve Teâlâ Hazretleri

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٥٢﴾

Ya Rabb cürüm ve isyanımı mukırrım. Afvını niyazda musırım. Bakma siyah defterime. Yakma beni onu yak benim yerime.

— 53 —

1. يَا رَبَّ الْجَنَّةِ وَ النَّارِ Ey cennet ve cehennemin sahibi ve hâkimi olan Kudretli Sultan ve Şefkatli Müsteân

2. يَا رَبَّ النَّبِيّ۪ينَ وَ الْاَخْيَارِ Ey şeref-i nübüvvet ve şems-i risaletine mebus ve müşerref ve velayet-i asfiya ve şüheda ve etkiya ve sülehanın ve hayr-ul ümme olanların Rabb-i Kerimi

3. يَا رَبَّ الصِّدّ۪يق۪ينَ وَ الْاَبْرَارِ Ey senin rıza-i Rabbaniyen uğrunda her türlü faidelere arka çevirerek sadakat ve melahatı tam ve daim olanların Rabb-i Azîmi

4. يَا رَبَّ الصِّغَارِ وَ الْكِبَارِ Ey zillet ve hakaret, hem ululuk ve azametli mevsuf olanların Rabb-i Azîmi

5. يَا رَبَّ الْحُبُوبِ وَ الْاَثْمَارِ Ey zîhayata atâ ve ihsan olunan dane ve meyvelerin sahib ve mâliki olan Daim-i Muhsin

6. يَا رَبَّ الْاَنْهَارِ وَ الْاَشْجَارِ Ey faide ve ehemmiyet ve fazileti sayılamayacak kadar çok olan ırmakların ve binler çeşit ağaçların Rabb-i Mâlik-i Kadimi olan Allah-u Azîmü'ş-Şan

7. يَا رَبَّ الصَّحَارٰى وَ الْقِفَارِ Ey münbit ve mahsuldar ova ve yaylaların ve kuvve-i inbatiyeye salih olmayan çöllerin mâliki olan Allah Tebarek ve Teâlâ Hazretleri

8. يَا رَبَّ الْعَب۪يدِ وَ الْاَحْرَارِ Ey hürriyeti alınmış köle ve esirlerin, hem serbest ve müstakil olan kimselerin sahib ve Rabbi olan Rahman-ı Rahîm

9. يَا رَبَّ الْاَعْلَانِ وَ الْاَسْرَارِ Ey gizli, mektub, aleni ve sarih her şeye âgâh ve vâkıf olan Âlimü's-sırrı ve'l-hafiyyat

10. يَا رَبَّ الَّيْلِ وَ النَّهَارِ Ey zîhayatın ve hususiyetle nev-i insanın refah ve saadetine muhtass geceyi siyah perde ile örtüp hem istirahat ve korkulu şeylerden selamet ve necat, hem Hallak-ı Zülcelale ibadet ve gündüzü de vakt-i maişet ve seyahat kılan Mâlik-ül Mülk

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٥٣﴾

Ya Rabb cürüm ve isyanımı mukırrım. Affını niyazda musırım. Bakma siyah defterime. Beni yakma, onu yak benim yerime.

— 54 —

1. يَا مَنْ لَحِقَ كُلِّ شَىْءٍ عِلْمُهُ Ey her şeyde ve her zamanda muhit ve vasi' ilmi hâkim ve cari olan Kadîr-i Mutlak

2. يَا مَنْ نَفَذَ بِكُلِّ شَىْءٍ بَصَرُهُ Ey görmek ve gözetmek sıfatı her şeye nafiz ve hiçbir şeyi hatta bir zerre bile rü'yet-i Rabbaniyesinden hariç ve müstesna kalmayan Zât-ı Basir-ül İbad

3. يَا مَنْ بَلَغَتْ اِلٰى كُلِّ شَىْءٍ قُدْرَتُهُ Ey semavat ve arzda ne varsa kâffesine kudret ve tâkatı yetişen ve umurda galib ve kavi olan Zât-ı Celil

4. يَا مَنْ لَا يُحْصِى الْعِبَادُ نَعْمَٓائَهُ Ya Rabb öyle bir ihsankâr hallaksın ki kulları (devamı yok)

5. يَا مَنْ لَا تَبْلُغُ الْخَلَٓائِقُ شُكْرَهُ Ya Rabb bütün mahlûkat sen Perverdigar-ı Azimin geçmiş ve gelecek nimetlerinin şükrünü eda ve ifa edemezler

6. يَا مَنْ لَا تُدْرِكُ الْاَفْهَامُ جَلَالَهُ Ey kadr-i azamet ve şe'n-i ulûhiyetinin derece-i müntehası hiçbir akıl ve fehm-i beşerin yetişmesi imkânı olmayan Rabb-ül Âlemîn

7. يَا مَنْ لَا تَنَالُ الْاَوْهَامُ كُنْهَهُ Ey mahiyet ve künh-ü hakikatına hiçbir akıl ve vehim ve hayal yetişemeyen tecelliyat-ı esma ve evsafında umum zevilukûl mütehayyir kalan Rabb-ül Âlemîn Ahsen-ül Hâlıkın

8. يَا مَنِ الْعَظَمَةُ وَ الْكِبْرِيَٓاءُ رِدَٓاؤُهُ Ey yüceliği ve büyüklüğü uluvv-ü şan ve derece-i rif'atine bir perde olan ve delalet eden Fâtır-ı Âlişan

9. يَا مَنِ الْهَيْبَةُ وَ السُّلْطَانُ بَهَٓاؤُهُ Ey azamet ve mehabet ve celal ile kahr ve galibiyeti, hüsün ve cemalinin alamet ve nişanesi olan Zât-ı Ecell ve A'zam

10. يَا مَنْ تَعَزَّزَ بِالْعِزِّ بَقَٓاؤُهُ Ey şeref-i izzet ve bekasından neş'et eden hüsün ve cemalinin kuvvet ve şiddet-i asarı kemal ve re'fete delalet eden Zât-ı Celil-ül Kadr

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٥٤﴾

Ya Rabb cürüm ve isyanımı mu'terifim. Affını niyazda musırrım. Bakma günah defterime, yakma beni. Onu yak benim yerime.

— 55 —

1. يَا مَنْ لَهُ الْمَثَلُ الْاَعْلٰى Ey zîşuurun ulul elbab ve mütefekkirlerine ibret ve intibah için ve sair usul-u diniyeyi temsil eden makul ve makbul misallerin en azhar ve ahsenlerini irad buyuran Hakîm-i Aziz

2. يَا مَنْ لَهُ الصِّفَاتُ الْعُلٰى Ey Zât-ı ulûhiyetine muhtass yüksek nişane-i kudret, refi' ve ulvi sıfat-ı kemaliye ile muttasıf bulunan Hüda-i Müteâl

3. يَا مَنْ لَهُ الْاَٰخِرَةُ وَ الْاَولٰى Ey daimi itaat ve tam bir inkiyad ile emr-i bilmaruf olanlara âlem-i bekada dar-ı ihsan ve i'zaz olan cennat-ı aliyen ile mesrur eden Rabb-i Mükrim

4. يَا مَنْ لَهُ الْجَنَّةُ الْمَاْوٰى

{Ey cennetül me'vanın sahibi}

5. يَا مَنْ لَهُ النَّارُ وَ اللَّظٰى Ey münkir ve müşriklere ve mutlak küfrü irtikab ve tervic edenlere mahsus nar ve derekat-ı cehennem muvafık ceza ve azab olarak müstehak olanlara müheyya bulunan Zât-ı Nezir

6. يَا مَنْ لَهُ الْاَٰيَاتُ الْكُبْرٰى Ey harice zahir ve meşhud olduğu gibi Kur'an-ı Azîmü'ş-Şanda dahi azamet-i celal ve hâkimiyetine kati delil en büyük ve hadsiz ayat-ı beyyinatı serd ve aşiyan eden Zât-ı Mübin

7. يَا مَنْ لَهُ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰى Ey şer' ve akılda maani-i müstahseneye delalet eden esma-i hüsna ve sıfat-ı ulyanın mevsufu olan Hallak-ı A'zam

8. يَا مَنْ لَهُ الْحُكْمُ وَ الْقَضَٓاءُ Ey eşya ve a'yanın halk ve takdirinde irade-i Rabbaniyesini müstakillen ve re'sen icra eden, ne hikmetini tebdil ve ne de kazasını redde kabiliyettar bir rakibi olmayan Kadîr-i Mutlak

9. يَا مَنْ لَهُ السَّمٰوَاتُ الْعُلٰى Ey zevilukûlü mest ve hayran eden yüce semavat ve sekene-i semavatı mebde-i hilkatinden münteha-i fıtrata kadar kemal-i intizam ve ittihad ile harekât ve devaranını durmaksızın teselsül ve idare eden ve ettiren Hakîm-i Mutlak

10. يَا مَنْ لَهُ الْعَرْشُ وَ الثَّرٰى Ey arş ve serayı irade-i ilahiye ve hükm-ü Rabbanisi altında yani cümle mahlûkattan ve kâffesinden a'zam olan arş ve nihayetsiz mahlûkat eşref-i zîhayat olan enbiya, evliya ve salihinin mukim bulundukları arz, Zât-ı ulûhiyetine muti' ve münkad olan Kâdir-i Kayyum

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٥٥﴾

Ya Rabb cürüm ve isyanımı mukırrım, mağfiretini talebde musırrım. Bakma günah defterime, beni yakma. Onu yak benim yerime.

— 56 —

وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ Ya Rabb şu gelecek esma-i şerifeni vesile-i halas ve necat bilerek senden istiyorum,

1. يَا عَفُوُّ Ey afvı çok ve rahmet ve inayeti bol Padişah-ı Zülcelal

2. يَا غَفُورُ Ey kullarının ayıb ve günahlarını örtüp yarlığayan Bâri-i Teâlâ Hazretleri

3. يَا وَدُودُ Ey mahlûkatını kesretle seven ve kulları tarafından son derece sevilen ve sevgili olan Zât-ı Mahbub

4. يَا شَكُورُ Ey hayat, nimet ve sair nihayetsiz in'amat-ı ilahiyene karşı ibadı tarafından meşkûr olan Mevla-yı Müteal

5. يَا صَبُورُ Ey isyankârların hadsizliklerinden layık oldukları cezalarını imhal ile onların veya gelecek nesillerinin salahı me'mul olduğundan hilm ve sabır gibi esma-i ilahiyenin tecelliyatından sabr ve mülayemetle muamele eden Zât-ı Latif

6. يَا رَؤُفُ Ey mahlûkatına nihayetsiz şefkat ve merhametiyle esirgeyen ve yarlığayan Zât-ı Rahîm

7. يَا عَطُوفُ Ey hayattarlara re'fet ve atifetiyle ziyade koruyan Zât-ı Vehhab

8. يَا قُدُّوسُ Ey kâffe-i meayibden münezzeh ve pak ve tahir olan Zât-ı Zülcemal

9. يَا حَىُّ Ey her şeyden evvel ve sonra hayy olan, bir şeye benzemeyen, misli ve şeriki olmayan ve kimseye muhtaç bulunmayan, her hayattarın hayatına hatime çeken ve mevtaları ihya eden Hayy ve Bâki

10. يَا قَيُّومُ Ey hayat-ı bâkide daim ve umur-u Rabbaniyesinde kaim ve Mabud-u Bilhak olan Hüda-i Lemyezel

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٥٦﴾

Ya Rabb senin daire-i eman ve divan-ı rahmet ve dergâh-ı mağfiretine iltica ediyorum, cehennem narından azad kıl bizi.

— 57 —

1. يَا مَنْ هُوَ فِى السَّمَٓاءِ عَظَمَتُهُ Ey semavatta muntazaman devirlerini icra eden hadsiz yıldızlar ve sair ecramıyla azamet ve kudret-i ulûhiyetini izhar eden Kâdir-i Külli Şey

2. يَا مَنْ هُوَ فِى الْاَرْضِ اٰيَاتُهُ Ey zemin yüzünde kudret ve vahdaniyyetine delalet eden hadsiz alamet ve nihayetsiz emareler bulunan Kâdir-i Mutlak

3. يَا مَنْ هُوَ ف۪ى كُلِّ شَىْءٍ دَلَٓائِلُهُ Ey hayvanat ve nebatattan her birerlerinde kudret-i kâmile-i ilahiye ve delail-i azime-i rabbaniyesi aşikâr ve zahir olan Rabb-i Müteâl

4. يَا مَنْ هُوَ فِى الْبِحَارِ عَجَٓائِبُهُ Ey yeryüzünde çok ziyade acaib ve garaib-i mahlûkatıyla kuvve-i kahire ve hükm-ü galibesi tecelli ve tezahür eden Zât-ı Mübin ve Metin

5. يَا مَنْ يَبْدَؤُ الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُ Ey hayattar mahlûkatı yoktan var edip, hayattaki vazife-i asliyesini îfadan sonra ölümle berzah âlemine terhis ve hesab gününe tekrar iadeyle huzuruna getiren Kâdir-i Kayyum

6. يَا مَنْ هُوَ فِى الْجِبَالِ خَزَٓائِنُهُ Ey dağlarda ve altlarında nev-i insanın ihtiyaçlarını temin ve tesviyeye medar ve kâfi nihayetsiz kıymettar maden hazineleri olan Zât

7. يَا مَنْ اَحْسَنَ كُلَّ شَىْءٍ خَلَقَهُ Ey âlemde bilâ-istisna neyi yaratmış vücuda getirmiş ise güzel veren ve muvafık-ı fıtrat bir surette yaratan Bâri-i A'zam ve Fâtır-ı Ekrem

8. يَا مَنْ اِلَيْهِ يُرْجَعُ الْاَمْرُ كُلُّهُ Ey kullarının inayet ve ihsan, afv ve safh, tahsin ve taltif, gadr ve gadab, tecavüz ve taarruz, zulüm ve tahakküm, zemm ve gıybet gibi müsbet menfi umurun amil ve failleri yevm-ül ceza ve va'dde bera-yı muhasebe kendi divan-ı hakimanesine irca' eyleyen Ahkam-ül Hakimin

9. يَا مَنْ ظَهَرَ ف۪ى كُلِّ شَىْءٍ لُطْفُهُ Ey mevcudattan her bir nev ve taifede ve kerem-i rıfk-ı mülayimi meşhud ve mer'î olan Zât-ı Keremkâr

10. يَا مَنْ يُعَرِّفُ الْخَلَٓائِقَ قُدْرَتَهُ Ey kudret-i kahire ve azamet-i galibe ve zahiresini mahlûkattan her bir sınıf halen ve kâlen beyan ve izah ve tarif eden Hâlık-ı Bîmisal

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٥٧﴾

Ya Rabb cürmümü mukırrım, afvını niyazda musırrım. Bakma siyah defterime, yakma beni. Onu yak benim yerime.

— 58 —

1. يَا حَب۪يبَ مَنْ لَا حَب۪يبَ لَهُ Ey muhabbet ve perestişe şayeste olup her mahlûk tarafından sevilen ve Zât-ı ulûhiyeti dahi hiçbir mahbuba muhtaç olmayan Zât

2. يَا طَب۪يبَ مَنْ لَا طَب۪يبَ لَهُ Ey ilim ve hikmetiyle zevilukûlün zahirî ve batınî emrazına şâfî ve deva-bahş tabib olan ve asla tabibe muhtaç olmayan Zât-ı Kâfi

3. يَا مُج۪يبَ مَنْ لَا مُج۪يبَ لَهُ Ey muhtaçların sonsuz maksud ve matlubunu vermeye cevab veren ve katiyyen bir mucib ve nasa ihtiyaç hissetmeyen Hüda-i Ganî

4. يَا شَف۪يقَ مَنْ لَا شَف۪يقَ لَهُ Ey kullarına terahhüm edip şefkat ve merhametle esirgeyen ve Zât-ı rububiyeti dahi hiçbir hâmi ve siyanetçiye muhtaç olmayan Rabb-i Rahîm

5. يَا رَف۪يقَ مَنْ لَا رَف۪يقَ لَهُ Ey her bir mahlûkuna yâran ve daima yoldaş ve arkadaş olan ve Zât-ı kibriyası ise katiyen refik ve yoldaşa ihtiyacı olmayan Mevla-yı Müteâl

6. يَا شَف۪يعَ مَنْ لَا شَف۪يعَ لَهُ Ey kullarına sıfat-ı rububiyeti cihetiyle himayet ve siyanet eden benimseyen ve hiçbir sahib ve vasîye muhtaç olmayan Zât

7. يَا مُغ۪يثَ مَنْ لَا مُغ۪يثَ لَهُ Ey eltaf-ı sübhaniyesine arz-ı hacat edenlerin dileklerini bitirmek için yekta muin olan ve hiçbir umura, gayra muhtaç olmayan Zât-ı Latif

8. يَا دَل۪يلَ مَنْ لَا دَل۪يلَ لَهُ Ey akıl ve idrak sahiblerine bilmediklerini bildiren ve bildiklerini derece-i sübut ve vuzuha çıkaran ve hidayete götüren ve her cihette vasl ve muinden müstağni olan Rabb-ül Âlemîn

9. يَا قَٓائِدَ مَنْ لَا قَٓائِدَ لَهُ Ey kadem ve evveliyet itibariyle mahlûkatının serdar olan ve hem usul-u ibadet ve tarz-ı ünsiyet ve tarik-i muaşereti vaz' eden ve Zât-ı Hâlıkanesi ise asla gayrıya muhtaç olmayan Zât

10. يَا رَاحِمَ مَنْ لَا رَاحِمَ لَهُ Ey amme-i mahlûkatına ayrı seçmeden re'fet ve şefkatiyle merhametini esirgemeyen, mebzul ihsanatını veren ve Zât-ı Rahimanesi ise hiçbir merhametkar ve muhsine muhtaç olmayan Zât

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٥٨﴾

Ya Rabb senin daire-i eman ve divan-ı rahmet ve dergâh-ı mağfiretine iltica ediyorum. Bir ismin Nacî, narından âzad kıl bizi.

— 59 —

1. يَا كَافِىَ مَنِ اسْتَكْفَاهُ Ey Yar-ı Daim, ben diyorum Allahım bana yeter. Rütbem var her şey var rütbem yar her şey ve herkes yar diye kanaat ve kifayet edene kâfi ve vâfi olan ve el veren Zât

2. يَا هَادِىَ مَنِ اسْتَهْدَاهُ Ey tarik-i hak ve delil-i necat isteyenleri hedef-i hakikata yetiştiren ve fevz-i necata îsal eden Mevla-yı Müteâl

3. يَا كَالِىَ مَنِ اسْتَكْلَاهُ Ey hıfz ve hıraset murad ve taleb edeni saklayan ve koruyan Hamî ve Hafız-ı Hakîkî

4. يَا دَاعِىَ مَنِ اسْتَدْعَاهُ

{Ey kendisini çağıranları cennetine davet eden}

5. يَا شَافِىَ مَنِ اسْتَشْفَاهُ Ey cismani ve ruhani, maddi ve manevi dert ve marazlarına deva ve derman isteyenlere şifa-i acile ve deva-i hassa veren Zât

6. يَا قَاضِىَ مَنِ اسْتَقْضَاهُ Ey herhangi bir ferd ki işinin rü'yet ve hal ve faslı zımnında havale edip hüküm isterse öyle kimselerin Hâkim-i Mutlakı ve Vekil-i Hassı olan Allah-u Azîmü'ş-Şan

7. يَا مُغْنِىَ مَنِ اسْتَغْنَاهُ Ey manen ve maddeten ihlas üzere varlık sahibi ve zengin olmak dileyen her ferdi fazl-ı kereminden ve hazine-i ilahiyesinden ihya ve gani kılan Zât-ı Kerim

8. يَا مُوفِىَ مَنِ اسْتَوْفَاهُ Ey tefviz-i umur edip dava ve maslahatını havale edenin talebini ifa ve maksadına icra ve ahdini yerine getiren Zât

9. يَا مُقَوِّىَ مَنِ اسْتَقْوَاهُ Ey kuvve-i hafıza, kuvve-i samia, kuvve-i basıra, kuvve-i şamme, kuvve-i zaika, kuvve-i müdrike gibi kuva-yı kesire istikva edeni takviye ve ihya eden Zât

10. يَا وَلِىَّ مَنِ اسْتَوْلَاهُ Ey hayırlı sahib ve yar-ı sadık ve vefakar habib isteyenlerin şefkatli sahibi ve merhametkar hamisi olan Rabb-i Cemil

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٥٩﴾

Ya Rabb cürmümü ikrar ediyorum, afvını ısrarla niyaz ediyorum. Bakma siyah defterime, yakma beni o siyah defteri yak benim yerime.

— 60 —

وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ Ya Rabb şu zikredeceğim esma-i şerifenle sen Azîmü'ş-Şandan niyaz ediyorum.

1. يَٓا اَوَّلُ Ey Mabud-u Bilhak olup ulûhiyeti Zât-ı kibriyasına münhasır ve muhtass bulunan ve her şeyden akdem olan Zât-ı Kibriya

2. يَٓا اٰخِرُ Ey kâffe-i halaik vazife-i ihtiyariyelerini ifadan sonra terhis edilip mülkünde Bâki kalan Zât-ı Vâris

3. يَا ظَاهِرُ Ey vücub-u vücudu Zâtıyla, sıfatıyla, ef'aliyle malum ve meşhud ve zahir olan Zât-ı Zülkemal

4. يَا بَاطِنُ Ey Zât-ı ulûhiyeti hikmet-i Rabbaniyesi iktizasıyla perdeli olan ve dünyada rü'yet-i cemalini ancak sevgili habibin gibi ikram buyurduğun sultan-ı enbiyadan ma'ada kimseye müşahedeye müyesser olmayan Rabb-ı Müteâl

5. يَا خَالِقُ Ey görünen görünmeyen bütün âlemleri yoktan var eden ve hikmetinin iktizasına göre eşyayı takdir eden Zât

6. يَا رَازِقُ Ey kâffe-i hayattarların rızık ve idare-i nafislerini tekeffül ve ihsan buyuran Zât

7. يَا صَادِقُ Ey sözü, ef'ali ahvaline uygun ve son muamelesi ilk muamelesine mutabık ve muvafık olan Sadık-ül Va'd

8. يَا سَابِقُ Ey Ezelî ve ebedî olan Rabb-i Yezdan, sen Azîmü'ş-Şan her şeyden evvel ve mukaddessin

9. يَا سَٓائِقُ Ey hayata namzed olanları hayat yeri olan dünyaya ve hizmetini tamam edenleri dar-ı ahirete sevk ve iade eden Zât-ı Azîmü'ş-Şan

10. يَا فَالِقُ Ey habb-i neva tabiriyle müsemma, nebatat ve ağaçların maye-i asliyesi bulunan tohum ve çekirdekleri şerait-i lazimesinin cem'iyle neşv-ü nema için iki şakk edip zerreden dağlar gibi eşcarı vücuda getiren Hakîm-i Zülcelal ve Kadîr-i Zülkemal

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٦٠﴾

Ya Rabb azamet-i celal ve kudret-i kemal sıfatlarınla seni her türlü nekaisten tenzih ile takdis ederim ki bütün âlemlerde mahz-ı ulûhiyet ve yegâne hâkimiyet sana münhasırdır. Sığınacak ve güvenecek bir melce yoktur. Sana nida ve niyaz ediyorum. Nâçarım, cehennem narından azad buyur Allahım.

— 61 —

1. يَا مَنْ يُقَلِّبُ الَّيْلَ وَ النَّهَارَ Ey âlemleri aydınlatan güneşin tulu' ve gurubuyla geceyi gündüze ve gündüzü geceye kalb ve tebdil eden kudretli Hâlık ve Fâtır

2. يَا مَنْ خَلَقَ الظُّلُمَاتِ وَ النُّورَ Ey karanlık ve ziya gibi iki büyük ve külli tahvilat ve tebdilatın Fail-i Muhtarı ve Kâdir-i Mutlakı olan Fâtır-ı Ecell-i A'la

3. يَا مَنْ جَعَلَ الظِّلَّ وَ الْحَرُورَ Ey güneşin gurubuyla gölge, bulutlarla gölge, ağaçlarla gölge ve bilhassa merhamet ve adaletiyle gölgeleri yapan, hem güneşin sıcağı ve sam denilen sıcak rüzgarları ve muhtelif mıntıkaların şiddetli hararet ve bürudetlerini az zamanda halk eden Hallak-ı Müteâl Hazretleri

4. يَا مَنْ سَخَّرَ الشَّمْسَ وَ الْقَمَرَ Ey güneş ve kamer gibi semavi ecramı emr-i celiline musahhar eden ve muhtelif burucda devir ve hareketlerini yaptırarak gece ve gündüzün ezelden ebede kadar bila-inhiraf muayyen zamanlarda ve her sene aynı mevsimlerde tedric tedric uzak ve kısalmak suretiyle ileri geri götüren ve bu suretle bahar, yaz, güz, kış mevsimlerini husule getiren Zât-ı Kibriya

5. يَا مَنْ خَلَقَ الْمَوْتَ وَ الْحَيٰوةَ Ey dünyada kullarından sâdır olacak a'mali ilm-i Ezelîsiyle bildiği halde amal-i saliha erbabı ile su-i ef'al ashabının fiilen tezahür etmesi ve bu sırra binaen mevt ve hayatı halk edip haktan udul ve itiraz edenleri tecziye ve mutileri mazhar-ı mağfiret eden Muhyi ve Mümit

6. يَا مَنْ لَهُ الْخَلْقُ وَ الْاَمْرُ Ey مُقَلِّبُ الَّيْلِ وَ النَّهَارِ , Halik-ı zulümat-i ve nur, icad-i zılli ve harur, teshir-i şems ve kamer, Hâlık-ı hayat ve mevt gibi kâffe-i halk ve emri, şe'n-i rububiyetinden olduğu cihetiyle cümle mahlûkat dahi taht-ı tasarrufunda bulunmakla galib ve âli Zât-ı A'zam

7. يَا مَنْ لَمْ يَتَّخِذْ صَاحِبَةً وَ لَا وَلَدًا Ey ulûhiyet, ehadiyet, samediyet ve azamet ve celal Zâtında cem' olup, arkadaş ve veled ittihaz etmeyen Zât-ı Ehad ve Samed

8. يَا مَنْ لَمْ يَكُنْ لَهُ شَر۪يكٌ فِى الْمُلْكِ Ey maruf ve malum olan kudret-i Rabbanisi ile mülkünde şeriki olmayan

مَالِكُ الْمُلْكِ يَتَصَرَّفُ فِى مُلْكِهِ مَا يَشَاءُ

9. يَا مَنْ لَمْ يَكُنْ لَهُ وَلِىٌّ مِنَ الذُّلِّ Ey muin ve muavenete muhtaç olmamak, hem mülkünde ortağı bulunmamak hem veli ittihaz etmemek gibi vahdaniyet hasletleriyle nekaisten münezzeh olan Zât

10. يَا مَنْ لَهُ الْحَوْلُ وَ الْقُوَّةُ Ey kemal ve mâlik sıfatlarıyla mülkünde dilediği gibi tasarruf ve irade eden ve hadsiz kuvvet ve kudret-i hallakıyesi müsellem ve malum olan Allah Celle Şanühü Hazretleri

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٦١﴾

Ya Rabb, cürüm ve isyanımı mukırrım. Affını taleb ve niyazda musırım. Bakma benim günah defterime, yakma beni onu yak benim yerime.

— 62 —

1. يَا مَنْ يَعْلَمُ مُرَادَ الْمُر۪يد۪ينَ Ey her ferdin gizli ve aşikâr ne murad ettiğini, maksud ve matlubu ne olduğunu bilen Âlimü's-sırrı ve'l-hafiyyat

2. يَا مَنْ يَمْلِكُ حَوَٓائِجَ السَّٓائِل۪ينَ Ey ni'met hazinelerini muhtaçlara, saillere açan; saillerin hacetlerini tekeffül ve tatmin eden Mâlik-ül Mülk

3. يَا مَنْ يَسْمَعُ اَن۪ينَ الْوَالِه۪ينَ Ey mükedder, mağmum ve mahzunların ah-u zar ve figanlarını işiten ve kederlerini sürura tebdil eden Semi'-i Zülikram

4. يَا مَنْ يَرٰى بُكَٓاءَ الْخَٓائِف۪ينَ Ey şiddet-i musibet ve ikab ve dehşet-i bela ve azabdan havf ile ağlayıp feryadlarını gören ve imdad eden Rabb-i Muin

5. يَا مَنْ يَعْلَمُ ضَم۪يرَ الصَّامِت۪ينَ Ey sessiz sadasız sükûnet içinde olanların kalblerinde neler düşündüklerini ve neler geçirdiklerini bilen ve anlayan Hak Celle ve A'la Hazretleri

6. يَا مَنْ يَرٰى نَدَمَ النَّادِم۪ينَ Ey cürüm ve isyandan sonra müteyakkız ve nadim olup dergâh-ı afv ve mağfiretine iltica edenleri gören ve mazhar-ı afv ve kabul kılan Zât

7. يَا مَنْ يَقْبَلُ عُذْرَ التَّٓائِب۪ينَ Ey tevbe edenlerin mazeret ve niyazlarını kabul ile seyyiatını afv buyuran Rabb-i Rahîm

8. يَا مَنْ لَا يُصْلِحُ عَمَلَ الْمُفْسِد۪ينَ Ey kendileri azgın olup doğruları idlal ve masumları azdırıp saptıranların kerih ve menfur hallerini ıslah etmeyen Zât

9. يَا مَنْ لَا يُض۪يعُ اَجْرَ الْمُحْسِن۪ينَ Ey iyilikten zevk alan şer'an ve aklen makbul ve mergub hareket edenlerin ecir ve ücretini zayi' ve heba etmeyen ve mükâfatını veren Zât

10. يَا مَنْ لَا يَبْعُدُ عَنْ قُلُوبِ الْعَارِف۪ينَ Ey Hâlıkını bilen ve seven ve haram şeylerden ictinab edenlerin kalblerinden uzak ve haric olmayan ve her an karîb ve karîn olan Hayy-ı Bâki

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٦٢﴾

Ya Rabb cürüm ve isyanımı ikrar ve itiraf ediyorum. Affını taleb ve niyazda musırrım. Bakma siyah defterime, yakma beni. O defteri yak benim yerime.

— 63 —

1. يَا دَٓائِمَ الْبَقَٓاءِ Ey daim ve sabit, ebedî ve sermedî olup mahlûkat gibi Zâtına fena ve zeval arız olmayan Zât-ı Bâki

2. يَا غَافِرَ الْخَطَٓاءِ Ey kullarının nihayetsiz hata ve kusurlarını afv ve mağfiret eden Gafur-u Rahîm

3. يَا سَامِعَ الدُّعَٓاءِ Ey kullarının kemal-i zillet ve acz ile yaptıkları hacat ve daavatı işitip karîn-i icabet kılan Zât-ı Latif

4. يَا وَاسِعَ الْعَطَٓاءِ Ey bahşiş ve ihsan ve lütuf ve mürüvveti çok ve hadsiz olan keremkâr Padişah

5. يَا رَافِعَ السَّمَٓاءِ Ey gökleri nâmütenahî yükselten, hadsiz ve hesapsız yıldız ve kevakibiyle tezyin ve şenlendiren Zât-ı Kadîr

6. يَا كَاشِفَ الْبَلَٓاءِ Ey âfet ve keder ve zorlu şeyleri açıp red ve def' eden Zât

7. يَا عَظ۪يمَ الثَّنَٓاءِ Ey herbir esma-i hüsna ve evsaf-ı ulya-i Rabbaniyenden sadır olan gûna-gûn tecelliyat ile medh ve sena ve tazime layık olan Rabb-i Zülkemal

8. يَا قَد۪يمَ السَّنَٓاءِ Ey kadim bir nur, ebedî bir ziya, ezelî bir revnak ve safa ile haşmet ve azameti maruf ve meşhud olan Zât-ı Zülkemal

9. يَا كَث۪يرَ الْوَفَٓاءِ Ey ahd-i bînihayesini daima ifa ve icra eden, hem vaad-ı Rabbanisinde berkarar ve mahlûkatına şefik ve rahîm olan Rabb-i Vafî

10. يَا شَر۪يفَ الْجَزَٓاءِ Ey her ferdin müsbet ve menfi ef'al ve a'maline mukabil ulvi bir ceza, bir ivaz, yüce bir izzet ile muamele yapan Zât-ı Âdil

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٦٣﴾

Ya Rabb âlemce marufsun, her lisanda meşkûrsun. Dergâh-ı izzetine geldim. Bir ismin Nacî, narından azad kıl bizi.

— 64 —

وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ Ya Rabb şu zikredeceğim esma-i şerifenle senden niyaz ediyorum

1. يَا غَفَّارُ Ey kullarının zünub ve hatalarını affeden ve yarlığayan Hüda-i Lemyezel Hazretleri

2. يَا سَتَّارُ Ey kullarının kusur ve kabahat ve günahlarını ve sair yaramaz hallerini örten ve afv-ı mağfiret eden Hallak-ı Kerim

3. يَا قَهَّارُ Ey tufan ve zelzele gibi âfât ve mesaibe müstehak olan azgınları şiddetli kahır ve galebesiyle te'dib ve hadlerini bildiren Zât-ı Muktedir

4. يَا جَبَّارُ Ey ziyade kuvvetli ve şiddetli ve izzetli ve galib olan Rabb-i Celil

5. يَا صَبَّارُ Ey dağı ve bağı, kulların cinayet ve cürümlerine bakmayarak şiddet ve hiddet yerinde sabr ve linet ve halimiyet gösteren Zât-ı Halim

6. يَا رَزَّاقُ Ey kâinatta kâffe-i zîhayatın rızık ve idare ve maişetlerini lütuf ve ihsan buyuran Zât-ı Kerim

7. يَا فَتَّاحُ Ey amme-i mahlûkatın Mutlak Hâkimi ve hayırlı umurun Tek Bir Fatihi olan ve kullarına âdasını teshir eden ve müşkil işleri teshil eden Rabb-i Hakîm

8. يَا عَلَّامُ Ey mevcudatta ne olursa ve olacaksa, ezelden ebede kadar her hadise ve vakıayı mübalağa ile bilen Nazirsiz Allâm

9. يَا وَهَّابُ Ey eltaf ve inayat ve in'amat-ı sübhaniyesi mübah ve her nevi atiyye ve ihsanları mebzul olan Hak Celle ve A'la Hazretleri

10. يَا تَوَّابُ Ey günahlardan nedametle rücu' edip dergâh-ı ilahiyesine iltica edenlerin tevbelerini kabul eden Gafur-u Rahîm

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٦٤﴾

Ya Rabb sıfat-ı kemalini takdis ve zıddından tenzih ile huzur-u emanına geldim. Bir ismin Razî. Narından âzad kıl bizi.

— 65 —

1. يَا مَنْ خَلَقَن۪ى وَ سَوَّان۪ى Ey beni halk eden ve yoktan vücuda getiren ve beni hemcinslerimle akıl ve fikir gibi zahirî ve batınî hasse ve letaif vesair cihazat-ı bedeniyede müsavî kılan Kudretli Hallak

2. يَا مَنْ رَزَقَن۪ى وَ رَبَّان۪ى Ey benim rızkımı hazine-i gaybiyesinden ihsan edip halen ve ahlaken cismanî ve ruhanî tefeyyüz ve tekemmüle mazhariyetle terbiye kılan Rabb-i Kerim

3. يَا مَنْ اَطْعَمَن۪ى وَ سَقَان۪ى Ey bana yemek için nâmütenahî taamlar, içmek için mübah sular, yemeye içmeye iştiha ve lezzet duymayı, his zevkini ihsan buyuran Mün'im-i Kerim

4. يَا مَنْ قَرَّبَن۪ى وَ اَدْنَان۪ى Ey zahiren ve batınen beni Zât-ı ulûhiyetine yakınlaştıran ve ihsan kıldığı iman ve iz'an nimeti ile huzur-u Bârisine müteveccih kılan Fâtır-ı Akdes

5. يَا مَنْ عَصَمَن۪ى وَ كَفَان۪ى Ey beni daire-i hakta hıfz ve batıldan men' eden, ağyardan müstağni kılıp bana kafî ve vafî olan Hüda-i Ekrem

6. يَا مَنْ حَفِظَن۪ى وَ كَلَان۪ى Ey cismimi mehâlikten muhafaza kıldığın gibi havass-ı batınamı da emraz-ı maneviyeden hıfz ve vikaye buyuran Hafız-ı Hakîkî

7. يَا مَنْ وَفَّقَن۪ى وَ هَدَان۪ى Ey tarik-i hidayete sevk ile bâis-i necat olan, saadet-i ebediyeye vasıl kılan ve muvaffak yapan Rabb-i Yezdan

8. يَا مَنْ اَعَزَّن۪ى وَ اَغْنَان۪ى Ey abd-i aciz ve hakir fert iken iman ve İslamiyetle i'zaz eden, bab-ı rahmet ve hidayetine dehaletle ağyara ihtiyaçtan salim ve masun kılan Zât

9. يَا مَنْ اَمَاتَن۪ى وَ اَحْيَان۪ى Ey beni çok mühim kıymettar bir menzile îsal için şu âlem-i dünyaya getiren ve muayyen ömür müddetinin tamamından sonra berzah âlemine gönderen, terfi' veya tenzil-i meratib için tekrar ihya eden Zât-ı Muhyî

10. يَا مَنْ اٰنَسَن۪ى وَ اٰوَان۪ى Ey beni hemcinslerimle konuşturup vahşetimi izale eden, hem ben aciz ve hakir bir mahlûk iken tevkir ve i'zaz ile eşref-i mahlûkattan kılan Rabb-ül Âlemîn

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٦٥﴾

Ya Rabb sıfat-ı kemalini takdis ve zıddından tenzih ile huzur-u emanına dehalet ettim. Bir ismin dahi Nacî ve Razî. Nar-ı cehennemden azad kıl bizi.

— 66 —

1. يَا مَنْ يُحِقُّ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِه۪ Ey kelimat-ı ilahiye ve âyât-ı beyyinatı ile hüküm ve kazasını icra edip hak ve hakikatı izhar ve isbat eden, kâfir ve mürtedleri aciz bırakan Hakk-ul Mübin

2. يَا مَنْ لَا مُعَقِّبَ لِحُكْمِه۪ Ey hüküm ve kazasını hîn-i icrasında hiçbir kuvvet tarafından muaheze ve muakebe edilemeyen ve ef'al ve hareketinde bir gûna mesul olmayan Kadi-i Münferid

3. يَا مَنْ لَا رَٓادَّ لِقَضَٓائِه۪ Ey kulları hakkında hayır ve nef' murad ederse, red ve men'e; eğer şer ve zarar ika' ederse def' ve ref'e kimse kâdir olmayan ve murad ettiğini işleyen Zât

4. يَا مَنْ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَ قَلْبِه۪ Ey her kişi ile kalbi arasına giren hayır ve şer, hasenat ve seyyiat, maruf ve menhî' kâffe-i a'mal ve ef'alini ilm-i Ezelîsiyle bilen Zât-ı Alîm

5. يَا مَنْ يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِه۪ Ey kullarının günahlarına nedamet ve şeraitine riayetle tevbe edenlerin tevbelerini kabul eden ve bazı cürümlerini afv ve mağfiretine mazhar kılan Zât-ı Gaffar

6. يَا مَنْ لَا تَنْفَعُ الشَّفَاعَةُ اِلَّا بِاِذْنِه۪ Ey sual ve cevab gününde hiçbir kimsenin esirgeyip salihlere ilhak etmesi menfaat vermeyen ve ancak matlub olan şefaat izn-i Rabbanisine menud ve mütevakkıf olan Rabb-i Şefi'

7. يَا مَنِ السَّمٰوَاتُ مَطْوِيَّاتٌ بِيَم۪ينِه۪ Ey kudret ve hikmetiyle yüce semaları hayret-âver bir surette kuran ve fezada direksiz, desteksiz durduran ve ecram-ı semaviyeyi mihver-i layıkında mütemadiyen gezdiren ve gökleri kat kat halk eden kudretli Padişah

8. يَا مَنْ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَب۪يلِه۪ Ey tarik-i haktan udul ile azıp sapanları ve sapkınları ilm-i Ezelîsiyle bilen Hak Sübhanehu ve Teâlâ Hazretleri

9. يَا مَنْ يُسَبِّحُ الرَّعْدُ بِحَمْدِه۪ وَ الْمَلَٓئِكَةُ مِنْ خ۪يفَتِه۪ Ey gökler gürlemekle Zât-ı Zülcelaline tesbih ve tahmid, melaike-i kiram dahi havf ve ta'ziminden takdis ve tevhid eden Rabb-ül Âlemîn

10. يَا مَنْ يُرْسِلُ الرِّيَاحَ بُشْرًا بَيْنَ يَدَىْ رَحْمَتِه۪ Ey hazine-i ilahiyesindeki rahmetini mahlûkatına imdat için ihsan ve tenzil buyuracağı zaman müjde için yağmur yellerini evvelce gönderip tebşir ve tefrih eden Rabb-ül Âlemîn

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٦٦﴾

Ya Rabb herkesçe marufsun, her dilde meşkûrsun. Dergâh-ı izzetine geldim. Naci ve Razî isimlerin hürmetine cehennem azabından âzad kıl bizi.

— 67 —

1. يَا مَنْ جَعَلَ الْاَرْضَ مِهَادًا Ey mahlûkatına mahsus ve hususiyle nev-i insan için yeryüzünü karargâh olmak üzere serilmiş yatak halinde inşa eden خَالِقُ السَّمَوَاتِ وَ الْاَرْضِ

2. يَا مَنْ جَعَلَ الْجِبَالَ اَوْتَادًا Ey küçük büyük hadsiz dağları küre-i arzı tahkim ve tarsin için mıhlar ve kazıklar halinde yaratan Fâtır-ı Âzam

3. يَا مَنْ جَعَلَ الشَّمْسَ سِرَاجًا Ey sekene-i arzın rahat ve saadeti ve kudret-i ilahiyesinin izharı için muhkem semada arızasız, bedelsiz, ivazsız kâinatı tenvir eden şems ve peyklerini halk ve teshir eden Hâlık-ı Zülkemal

4. يَا مَنْ جَعَلَ الْقَمَرَ نُورًا Ey ehl-i arzı tenvir ve azametine delil için kameri inşa ve teshir eden ve beşerin umurunun teshil ve tanzimi ve ayların, günlerin bilinmesi için yirmisekiz menzillerde cereyan ettiren kudretli Hallak ve Padişah-ı Âzam

5. يَا مَنْ جَعَلَ الَّيْلَ لِبَاسًا Ey sıcak ve soğuktan muhafaza için giyilen libas gibi beşere gecenin karanlık perdesini örtüp istirahat veren, hem zîşuur halkına zikir ve şükrünü gecede daha efdal kılan ve ekseriya ihafe ve tehlikeli mahallerden gece vaktinde selamete çıkaran Rahman-ı Rahîm

6. يَا مَنْ جَعَلَ النَّوْمَ سُبَاتًا Ey uykuyu nev-i insanın kuvve-i cismaniyesinin rahatına medar, hem sair âza ve bilhassa ruh ve kalb ve şuuru nevmle ta'dil edip intizam ve inkişafını takviye eden Hâlık-ı Rahîm

7. يَا مَنْ جَعَلَ النَّهَارَ مَعَاشًا Ey kesb ve kâr ve maişet tahsil ve temini için gündüzleri münevver ve ziyadar kılan Rabb-i Kerim

8. يَا مَنْ جَعَلَ السَّمَٓاءَ بِنَٓاءً Ey arzda meskûn hayattarlara ikram ve kudret-i ezelîyesini izhar için gökleri bir bina halinde kubbevâri kuran ve kevakib ve emsaliyle donatıp tezyin eden Kadîr-i Bîmisal

9. يَا مَنْ جَعَلَ الْاَشْيَٓاءَ اَزْوَاجًا Ey mahlûkatını erkek ve dişi olarak çift yaratan, hem onların envaının çoğalmasını dileyen ve azamet-i kibriyasını bilfiil göstermek için hadsiz mahlûkatıyla zemini şereflendiren Allah Tebarek ve Teâlâ Hazretleri

10. يَا مَنْ جَعَلَ النَّارَ مِرْصَادًا Ey ahirette âsi ve kâfirleri tecziye ve tazib için cehennemi halk ve ehl-i cennetin bile o ceza mahalli olan cehennemden yani cehennem üzerinden cennete geçmeleri muhakkak olduğunu ilan eden Melik-i Muktedir

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٦٧﴾

Ey Azîmü'ş-Şan bu kulunda cürüm ve günah çok, senin de afvın hak. Günah defterimi yak, bana nazar-ı merhamet ile bak.

— 68 —

وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ Ya Rabb şu zikredeceğim esma-i şerifenle sen Azîmü'ş-Şandan taleb ve niyaz ediyorum

1. يَا شَف۪يعُ Ey hayat nimetinin şükrünü ifada kusur eden ve beşeriyet haliyle hatalı olanlara şefaat ve afvına mazhar eden Zât-ı Şefik

2. يَا سَم۪يعُ Ey her bir kelam ve meram ve efkâr ve makasıdımızı işiten ve bilen Zât-ı Sami'

3. يَا رَف۪يعُ Ey arş ve kürsî ve semavat ve arzın Fâtır-ı Akdes ve Bâri-i Ekremi olmakla derecatı âli Zât-ı Rafi'

4. يَا مَن۪يعُ Ey cemi'-i mahlûkatının ve kâffe-i mükevvenatının fevkinde âli-kadr olup ef'al-i gayr-ı meşruayı nehy eden Zât-ı Celil-uş Şan

5. يَا بَد۪يعُ Ey zemin ve asumanda acaib ve garaib ne mevcud ise kâffesini halk ve icadda şerik ve naziri olmayan

6. يَا سَر۪يعُ Ey yerleri ve gökleri, bütün âlemleri az vakitte çabukça vücuda getiren Kâdir-i Mutlak

7. يَا بَش۪يرُ Ey salihlere, sadıklara, ebrara cennet ve nimetini ve cemalini rü'yet ile müjde ve beşaret veren Zât-ı Kerim

8. يَا نَذ۪يرُ Ey kullarını kusur ve cürümden feragat için nasihat veren ve aks-i halde îtab ve azab ve mücazata uğrayacaklarını kullarına tebliğ eden ve ettiren Zât

9. يَا قَد۪يرُ Ey olmuş ve olacak kâffe-i umur ve hususatın icrasına gücü, kuvveti yeten Rabb-ül Âlemîn

10. يَا مُقْتَدِرُ Ey her şeye gücü kuvveti yeten, kudret ve kemal sahibi olan Zât

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٦٨﴾

Ya Rabb sıfat-ı kemalini takdis ve zıddından tenzih ile huzur-u emanına geldim. Bir ismin Razî. Narından âzad kıl bizi.

— 69 —

1. يَا حَىُّ قَبْلَ كُلِّ حَىٍّ Ey her şeyden evvel hayy ve bakî ve mevcud olan Allah celle celaluhu

2. يَا حَىُّ بَعْدَ كُلِّ حَىٍّ Ey her hayattarı dünya hayatından terhis edip, berzaha göçtüren ebedî hayy ve daim olan Mevla-yı Müteâl

3. يَا حَىُّ الَّذ۪ى لَا يُشْبِهُهُ شَىْءٌ Ey hiçbir şeye benzemeyen ve

4. يَا حَىُّ الَّذ۪ى لَيْسَ كَمِثْلِه۪ حَىٌّ asla misli ve şebihi olmayan Zât

5. يَا حَىُّ الَّذ۪ى لَا يُشَارِكُهُ حَىٌّ Ey Zât-ı Bârisine, ef'al ve idaresine hiçbir kimse ortak olmayan Zât

6. يَا حَىُّ الَّذ۪ى لَا يَحْتَاجُ اِلٰى حَىٍّ Ey hiçbir hayattara muhtaç olmayan Hayy-ı Kadîr

7. يَا حَىُّ الَّذ۪ى يُم۪يتُ كُلَّ حَىٍّ Ey her hayattara ecel şerbetini içirerek mevte mahkum eden Zât

8. يَا حَىُّ الَّذ۪ى يَرْزُقُ كُلَّ حَىٍّ Ey her hayattarı rızıklandıran ve maişetini taahhüd ve temin eden Zât-ı Rezzak

9. يَا حَىُّ الَّذ۪ى يُحْيِى الْمَوْتٰى Ey haşr ve neşr gününde ölülere hayat veren, muhasebe yerine getiren Zât

10. يَا حَىُّ الَّذ۪ى لَا يَمُوتُ Ey sermedî hayat ile hayy olup ölmeyen ve hayat-ı ebedîyeye mâlik olan

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٦٩﴾

Allahım her yerde marufsun. Dergâh-ı izzetine geldim. Cehennem narından azad kıl bizi.

— 70 —

1. يَا مَنْ لَهُ ذِكْرٌ لَا يُنْسٰى Ey ezelden ebede kadar zikr-i cemili unutulmayan ve zikren ifade-i hale istidadı olmayan hayvanat dahi halen rezzaklarını zikr eden Zât

2. يَا مَنْ لَهُ نُورٌ لَا يُطْفٰى Ey asla sönmeyen ve sönmek imkânı olmayan, umum nurların ve nuranîlerin aslı ve menbaı olan Allah Teberak ve Teâlâ Hazretleri

3. يَا مَنْ لَهُ ثَنَٓاءٌ لَا يُحْصٰى Ey hadsiz payansız medh ve sena ve evsaf-ı cemali ile mevsuf olup sahib-i celal ve cemal ve kemal Âl-ul Âl olan Mevla-yı Kadim

4. يَا مَنْ لَهُ نُعُوتٌ لَا تُغَيَّرُ Ey tağyir ve tebdile kat'a imkan olmayan ve sıfat-ı cemîlesinin âsâr ve netayici her an meşhud olan hadsiz esma-i malume ve evsaf-ı marufe muttasıf olan Allah Celle Celaluhu

5. يَا مَنْ لَهُ نِعَمٌ لَا تُعَدُّ Ey umum mahlûkatına her zaman taze taze mütenevvi, müteaddid sayılmayacak kadar çok nimetler ve ihsanlar ile meşkur olan Zât

6. يَا مَنْ لَهُ مُلْكٌ لَا يَزُولُ Ey zevalsiz ve intikalsiz mahz-ı meşiet-i ilahiye ve irade-i Rabbaniyesine bağlı ve münhasır mülkünün mâliki olan Zât-ı Kibriya

7. يَا مَنْ لَهُ جَلَالٌ لَا يُكَيَّفُ Ey devama istikrar üzerine kader ve kıymet şe'n ve azametinde gaye-i müntehada olan ve arızî ve muvakkat etvar-ı muhtelifeye maruz kalmayan Rabb-i Celil

8. يَا مَنْ لَهُ قَضَٓاءٌ لَا يُرَدُّ Ey hüküm ve kazasını redde imkân olmayan ve neyi murad ederse onu işleyen ve kaza-ı Rabbaniyesi zahiren kurbet görünse manen hayırlı ve matluba muvafık olan Zât-ı Ehad

9. يَا مَنْ لَهُ صِفَاتٌ لَا تُبَدَّلُ Ey nev-i insan ve melaike-i kiramın vesile-i necat ve bâis-i felah olarak yad-ı tezkar etmekte oldukları sıfat-ı celilesi asla kabil-i tebdil ve tağyir olmayan Zât-ı Ecell-i A'la Hazretleri

10. يَا مَنْ لَهُ كَمَالٌ لَا يُدْرَكُ Ey her emir ve nehyi yerinde olan ve evsaf-ı lazimesi tam, nekais ve avayibden münezzeh ve ihsanat-ı kerimesi ile muttasıf olan ve bu amîk ve dakîk meselenin künhüne akıl ve feraset yetişemeyen Zât-ı Ehad

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٧٠﴾

Ey benim Rabbim divan-ı afv ve dergâh-ı mağfiretine sığındım. Nar-ı cehhenminden halas kıl bizi

— 71 —

1. يَا رَبَّ الْعَالَم۪ينَ Ey ins ve cin, hayvan, haşerat, arz, semavat kâffesinin Hâlık-ı Kerim Rabb-i Rahîmi

2. يَا مَالِكَ يَوْمِ الدّ۪ينِ Ey hakk üzere hükmedip mükâfat mücazatlarını veren ve yevm-i cezanın hâkimi ve mahkeme-i kübranın Kadi-i Âdili olan Rabb-i Kadîr

3. يَا مَنْ يُحِبُّ الصَّابِر۪ينَ Ey sabredenlerle beraber ve sâbirlerin hami ve nasırı olan ve sabır ve sükûnet gösterenleri seven Zât-ı Kibriya

4. يَا مَنْ يُحِبُّ التَّوَّاب۪ينَ Ey menahi ve fevahişden nedametle tevbe ve istiğfar edenlere muhabbet eden Zât

5. يَا مَنْ يُحِبُّ الْمُتَطَهِّر۪ينَ Ey iman mukteziyatından olan taharet ve nezafet edenleri seven ve muhabbet eden Zât-ı Kibriya

6. يَا مَنْ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَ Ey emirlerine mutavaatla raiyetine adl ve ihsan ve ihlas ile ifa-i ubudiyet ve eda-i şükran edenleri seven Hâlık-ı Müteâl

7. يَا مَنْ هُوَ خَيْرُ النَّاصِر۪ينَ Ey Zât-ı ulûhiyetine itimad-ı tamme ve tevekkül-ü halise ile teveccüh edenlere fetih ve nusret ve kerem-i inayet eden, hem muin ve yardımcıların hayırlısı olan Mevla-yı Kadim

8. يَا مَنْ هُوَ خَيْرُ الْفَاصِل۪ينَ Ey hak ile batıl ve hayır ile şer beynini hal ve fasl ve fark ve temyiz edenlerin hayırlısı olan Hâlık-ı Âdil

9. يَا مَنْ هُوَ خَيْرُ الشَّاكِر۪ينَ Ey şükre şayan ve şükrana layık ve hamde şayeste olanların hayırlı ve efdali olan

10. يَا مَنْ هُوَ اَعْلَمُ بِالْمُفْسِد۪ينَ Ey emr-i bilmaruf perde-i nisyan ile setr edip münkerat ve dalaleti tervic, intizam-ı âlemi tağyir ve tahrife çalışan müfsidleri pekâlâ bilen yevm-i cezaya imhal eden Rabb-ül Âlemîn

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٧١﴾

Ey benim azametli Padişahım, seni kâffe-i nekais ve ayıptan tenzih ile emn ve eman diler ve huzur-u azametine dehalet ile cehennem narından necat buldurmanı niyaz eylerim.

— 72 —

وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ Ya Rabb şu zikredeceğim esma-ı mübarekenle sen Azîmü'ş-Şandan niyaz eylerim

1. يَا مُبْدِىُٔ Ey halaikı yoktan vücuda getiren kudretli Padişah-ı Bîzeval

2. يَا مُع۪يدُ Ey ademden vücuda getirdiği mevcudatı tekrar mevte mahkum edip kıyamet gününde iade eden Akdar-ül Kâdirin

3. يَا حَف۪يظُ Ey amme-i mahlûkatını hıfz ve himaye ve sıyanet ile koruyan Zât-ı Hamî

4. يَا مُح۪يطُ Ey ilim ve kudreti her şeyi ihata edip daire-i rububiyetinden kaçmak ihtimali olmayan Zât-ı Kavî

5. يَا حَم۪يدُ Ey nihayetsiz şükür ile meşkur ve zikr-i cemil ile mezkur ve derecesiz medih ve senaya seza olan Zât-ı Mahmud

6. يَا مَج۪يدُ Ey şan ve şeref ve kerem, izzet ve celalet sahibi olan Allah-u Azîmü'ş-Şan

7. يَا مُق۪يتُ Ey bütün hayattarlara rızık ve gıda veren ve şefkatiyle besleyen, doyuran kudret ve şefkatli olan Zât

8. يَا مُغ۪يثُ Ey acz ve muhtaçlara lütuf ve merhametiyle imdad ve yardım eden Zât-ı Kerim

9. يَا مُعِزُّ Ey hidayete seza kullarını iman, zühd, salahat ve takva ile mevsuf edip izzet ve şeref bahşeden Rabb-ı Aziz

10. يَا مُذِلُّ Ey âsi ve kâfirleri hor, hakir ve zelil eden Zât-ı Müntakim

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٧٢﴾

Ya Rabb sıfat-ı kemalini takdis ve zıddından tenzih ile dergâh-ı emanına dehalet ettim. Bir ismin Razî, cehennemden azad kıl bizi.

— 73 —

1. يَا مَنْ هُوَ اَحَدٌ بِلَا ضِدٍّ Ey irade ve meşiet-i ilahiyesinin aksine âlemlerde muhalif ve mugayir bir hüküm ve tasarrufa salâhiyettar olup adîl nazîri olmayan Sani-i Zülcelal

2. يَا مَنْ هُوَ فَرْدٌ بِلَا نِدٍّ Ey şu kâinatın bir tek Sani' ve Hâlıkı olan, misil ve nazîri olmayan Vâhid-i Ehad

3. يَا مَنْ هُوَ صَمَدٌ بِلَا عَيْبٍ Ey mülkünde daim ve bâki ve cavid olup eksik, noksandan müberra olan Rabb-i Kerim

4. يَا مَنْ هُوَ وِتْرٌ بِلَا شَفْعٍ Ey hüküm ve saltanat-ı âlemde bir tek hüküm ve mutasarrıf olup eşi ve arkadaşı olmayan Zât

5. يَا مَنْ هُوَ رَبٌّ بِلَا وَز۪يرٍ Ey yarattığı mahlûkatı bilen ve onlara mâlik ve nazır ve her hareketlerine âgâh olan ve bu acaib ef'alinde asla memuru, vekili olmayan Zât

6. يَا مَنْ هُوَ غَنِىٌّ بِلَا فَقْرٍ Ey mahlûkatının amme-i havayicini ihsan kıldığı halde hazinesine zerre kadar halel gelmeyen, fakr ve fâka(t) arız olmayan Zât-ı غَنِىٌّ عَنِ الْعَالَمِينَ

7. يَا مَنْ هُوَ سُلْطَانٌ بِلَا عَزْلٍ Ey padişahlar padişahı, mülkünün yegâne Rabb ve Mâliki, Rabb-ül Âlemîn: Hâkim-i Mutlaksın Kadi-i Münferidsin, ma'zul olamazsın çünkü Kadîm ve Bâkisin, mensub değilsin.

8. يَا مَنْ هُوَ مَل۪يكٌ بِلَا عَجْزٍ Ey dünya ve ahiretin yegâne Âmiri, hududsuz mülkünün müdahalesiz sahibi, binler esma ve sıfatın meşhud delaletiyle Kâdirsin, Muktedirsin, ihsanatınla mümtazsın, Galibsin, Hâlıksın, Hâfızsın aczden müberrasın

9. يَا مَنْ هُوَ مَوْجُودٌ بِلَا مِثْلٍ Ey Vacib-ül Vücud ve Gaye-i Küll-i Maksud olan Rabb-i Kerim, âlemlerin vücudu senin vücudunun delilidir. Vücud-u Rabbaniyeni muannidler dahi biliyorlar zira büyük olanı inkâra hacet yok. İnkâra layık bir şey var, o da senin mislinin ve nazirinin yokluğudur.

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٧٣﴾

Ya Rabb âlemde marufsun, Mabudsun. Her dilde mezkur ve meşkursun. Huzur-u rahmetine geldim, cehennem azabından azad buyurmanı niyaz ediyorum.

— 74 —

1. يَا مَنْ هُوَ ذِكْرُهُ شَرَفٌ لِلذَّاكِر۪ينَ Ey zikr-i ilahiyesi ile meşgul olmak, zikredenler için hayırlı ve fazilet-bahş bir şeref ve menfaattar bir meziyet olan Hüda-i Lemyezel

2. يَا مَنْ هُوَ شُكْرُهُ فَوْزٌ لِلشَّاكِر۪ينَ Ey her nevi nimet ve ihsanlarına mukabil muhsine hamd ve mü'nime şükür, şakirler için mucib-i fevz ve felah olan ve matlubuna vasıl kılan ve şükredenlerin nimetlerini artıran Hâlık-ı Kerim ve Rezzak-ı Mezkûr

3. يَا مَنْ هُوَ حَمْدُهُ فَخْرٌ لِلْحَامِد۪ينَ Ey Zât-ı ilahiyesini ta'zim etmekle hamd ve sena edenlere azim faideler, sevablar, çok büyük nimetler bahşeden, hem hâmidler hakkında zikir ve senaları hakka aid olduğu halde binnice hamd edenlerin de ihlâs ve evsaf-ı memduhalarını izhar-ı bais olan Kâdir-i Kayyum

4. يَا مَنْ هُوَ طَاعَتُهُ نَجَاةٌ لِلْمُط۪يع۪ينَ Ey kulları için taat-ı ilahiyeye müdavemet ve sabitkadem olmak, itaat edenler hakkında Halik'a kulluk olmakla beraber kendileri içinde cehennem azabından halas ve cennet-i a'laya duhule vesile olduğunu talim ve tasrih eden Zât

5. يَا مَنْ هُوَ بَابُهُ مَفْتوُحٌ لِلطَّالِب۪ينَ Ey rahmet-i ilahiye ve şefkat-ı rabbaniyeye müstehak olan mü'min ve muvahhidlere ikram ve i'zaz için merhamet ve lütuf ve ihsan kapıları açık olan Rabb-i Rahim

6. يَا مَنْ هُوَ سَب۪يلُهُ وَاضِحٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَ Ey tarik-i Hakka teveccüh eden ve istikameti ihtiyar eden muhlis müminlere Kitab-ı Kerim ve şer'-i şerif ahkamını irae ve yolları vazıh ve aşikar eden Rabb-i Cemil

7. يَا مَنْ هُوَ اٰيَاتُهُ بُرْهَانٌ لِلنَّاظِر۪ينَ Ey ayat-ı beyyinat ve alamat-ı arz ve semavata nazar-ı dikkat ve im'an ile bakanlar için kuvvetli delil ve musaddak hüccet ve sıhhatli fermanı olan Allah Celalühü

8. يَا مَنْ هُوَ كِتَابُهُ تَذْكِرَةٌ لِلْمُوقِن۪ينَ Ey Kitab-ı Kerimi ve Kur'an-ı Hakimi müminler için inzal edilmiş menba-ı hidayet ve felah ve maden-i fazilet ve salah olan Rabb-i Kerim

9. يَا مَنْ هُوَ عَفْوُهُ مَلْجَأٌ لِلْمُذْنِب۪ينَ Ey âsi ve günahkâr kulları için afv ve mağfiret-i ilahiye melce ve penah ve sığınak olan Rabb-i Kerim

10. يَا مَنْ هُوَ رَحْمَتُهُ قَر۪يبٌ لِلْمُحْسِن۪ينَ Ey lütuf ve ihsan gibi şiar ve sıfat sahibleri için rahmet-i ilahiyesi yakın müstehak olan Zât-ı Rahîm

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٧٤﴾

Ya Rabb âlemde maruf ve mabudsun, her dilde mezkûr ve meşkûrsun. Ya Rabb benim günah defterimi yak, benim yerime.

— 75 —

1. يَا مَنْ تَبَارَكَ اسْمُهُ Ey esma-ı hüsnası celil ve cemil ve a'zam ve mübarek, pak, münezzeh ve tahir, vasi' ve erham olan Rabb-ül Âlemîn

2. يَا مَنْ تَعَالٰى جَدُّهُ Ey gına ve azamet ve hayr, saadet, bereket ve meymeneti âli ve ziyade vasi' ve etemm olan Hak Celle ve A'la Hazretleri

3. يَا مَنْ جَلَّ ثَنَٓاؤُهُ Ey medih ve sena ve evsaf-ı Rabbaniyesi azim ve kesir olan Vacib-ül Vücud

4. يَا مَنْ لَٓا اِلٰهَ غَيْرُهُ Ey Zât-ı ulûhiyetinden gayrı Mabud-u Bilhak olmayan Hak Celle ve A'la Hazretleri

5. يَا مَنْ تَقَدَّسَتْ اَسْمَٓاؤُهُ Ey esma-i hüsna ve sıfat-ı celilesi son derece pak ve latif ve nezih olan Mevla-yı Müteâl hazretleri

6. يَا مَنْ يَدُومُ بَقَٓاؤُهُ Ey hâdisatın bil-külliye hilafına tebdil ve tağyirsiz hal üzre bâki olan Kâdir-i Zülkemal

7. يَا مَنِ الْعَظَمَةُ بَهَٓاؤُهُ Ey azamet-i kibriya Zât-ı ulûhiyetine yaraşır bir cemal-i kudretiyle mütenasib bir hüsne mâlik olan Kâdir-i Kayyum

8. يَا مَنِ الْكِبْرِيَٓاءُ رِدَٓاؤُهُ Ey azamet ve uluvv-u şan, Zât-ı rububiyetine has perde-i Ezelîsi olan Bâri-i Ekrem

9. يَا مَنْ لَا يُحْصٰى اٰلَٓاؤُهُ Ey sayısız ve hesabsız atiyye ve ihsanlar sahibi olan Ganiyy-i Kerim

10. يَا مَنْ لَا يُعَدُّ نَعْمَٓاؤُهُ Ey ta'dad ve tayini imkânsız nimetlerini ivazsız ve bedelsiz hazine-i kereminden veren Zât-ı Bâri

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٧٥﴾

Ya Rabb cürüm ve isyanımı mukırrım. Afv ve mağfiretini rica ve niyazda musırrım. Bakma kara defterime, yakma beni onu yak benim yerime.

— 76 —

وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ Ya Rabb şu zikredeceğim esma-i şerifenle senden zikrediyorum

1. يَا مُع۪ينُ Ey mahlûkatına hasseten fukara ve zuafaya meded ve inayet buyuran Zât-ı Azim

2. يَا مُب۪ينُ Ey hayır ile şer ve hak ile batıl ve sair beynlerini tefrik ve temyiz eden Zât

3. يَٓا اَم۪ينُ Ey mertebe-i refia ve vakar ve temkin sahibi olan Hak Teâlâ Hazretleri

4. يَا مَك۪ينُ Ey kavî ve dayanıklı, sarsılmaz ve mukavemetli olan Rabb-i Kavî

5. يَا مَت۪ينُ Ey kavî ve dayanıklı, sarsılmaz ve mukavemetli olan Rabb-i Kavî

6. يَا شَد۪يدُ Ey kuvvet ve kudreti ziyade sert ve gayet cesur olan Zât-ı Zülcelal

7. يَا شَه۪يدُ Ey kullarının ahvaline şahid ve muvahhid müttakiler nazarında meşhud olan Zât-ı Zâhir

8. يَا رَش۪يدُ Ey doğruyu irae ve telkin ve takdiri isabetli ve güzel olan Zât-ı Mübeyyin

9. يَا حَم۪يدُ Ey sena-i cemil ile zikr olunan medhe şayeste ve şükre seza olan Zât-ı Mahmûd

10. يَا مَج۪يدُ Ey azamet ve celalet ve şan ve şeref sahibi olan Allah-u Zülcelal-i ve'l İkram Hazretleri

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٧٦﴾
— 77 —

1. يَا ذَا الْعَرْشِ الْمَج۪يدِ Ey en yüksek kürsi ve arş sahibi olan ve cennet-i â'lanın eşref menzillerinin mâliki bulunan Mevla-yı Müteâl

2. يَا ذَا الْقَوْلِ السَّد۪يدِ Ey sözü doğru, dürüst, kitabı muhkem ve emrinin ifası kolay olan Zât-ı Müsehhil

3. يَا ذَا الْفَضْلِ الرَّش۪يدِ Ey çok ziyade kerem ve inayet ve fevkalâde cûd ve ihsan sahibi olan Rabb-i Ganî

4. يَا ذَا الْبَطْشِ الشَّد۪يدِ Ey haddini bilmeyen muannidleri ve seyyiatından nedamet etmeyen mürtedleri kudret ve şiddetle kavrayıp tutan, intikamını suret-i layıkada alan Âdil-i Müntakim

5. يَا ذَا الْوَعْدِ وَ الْوَع۪يدِ Ey ehl-i nifak ve küfür için cehennem ve azab-ı ebedî ile tecziye ve tazib edeceğini va'd ve ahd eden ve va'dini aynen yerine getiren ve getirmeye kâdir ve muktedir olan Kadi-i Ezelî

6. يَا قَر۪يبًا غَيْرَ بَع۪يدٍ Ey kullarının hatt-ı hareketini yakından nezaret eden ve bilen, asla uzaklık tasavvuru mümkün olmayan Rabb-i Akreb

7. يَا مَنْ هُوَ الْوَلِىُّ الْحَم۪يدُ Ey kullarına kurbiyet ve sahabet, Hâlıkıyet ve mahlûkiyet cihetiyle münasebeti bulunan, inayet ve eltaf-ı sübhaniyesine mukabil sena-yı medhe şayeste ve seza olan Rabb-ül Âlemîn

8. يَا مَنْ هُوَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ شَه۪يدٌ Ey her şeyi görüp şahid olan ve her zîhayatın meşhud ve marufu olan Zât-ı Kibriya Hazretleri

9. يَا مَنْ هُوَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِ Ey kullar kendileri tecziye ve tazibe istihkak kesb ettikleri halde, zulm eder olmayan Rahman-ür Rahîm

10. يَا مَنْ هُوَ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَر۪يدِ Ey kullarına boyunlarındaki şah damarlarından daha yakın olan Zât-ı Karîb ve Mucib olan Zât-ı Barî ve Tekaddes

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٧٧﴾

Ya Rabb sıfat-ı kemalini takdis ve zıddından tenzih ile huzur-u emanına geldim. Bir ism-i cemilin Razî. Rabb-i Rahîm'im, cehennem narından âzad kıl bizi.

— 78 —

1. يَا مَنْ لَا شَر۪يكَ لَهُ وَ لَا وَز۪يرَ Ey mülk ve saltanatında ortağı olmadığı gibi, memur ve vekili dahi olmayan eşsiz Padişah-ı Bîmisal

2. يَا مَنْ لَا شَب۪يهَ لَهُ وَ لَا نَظ۪يرَ Ey irade ve hâkimiyet ve kudret ve azametinde benzeri olmadığı gibi, akran ve arkadaşı dahi olmayan Hazret-i Allah Celle Celaluhu

3. يَا خَالِقَ الشَّمْسِ وَ الْقَمَرِ الْمُن۪يرِ Ey âlemlerin faide ve menfaatı mucib, ziyadar güneşi ve münevver kamerin Hâlıkı ve Müdebbiri olan Hak Sübhanehu ve Teâlâ Hazretleri

4. يَا مُغْنِىَ الْبَٓائِسِ الْفَق۪يرِ Ey zarar ve ziyan, şiddet ve cebre düçar olan fakiri, müstağni ve fakra zaruretten kurtaran Zât-ı Ganiyy-i Samed

5. يَا رَازِقَ الطِّفْلِ الصَّغ۪يرِ Ey latif ve leziz bir gıdaya muhtaç olan taze çocuklara hilaf-ı me'mul bir tarzda, şayan-ı hayret bir menbadan rızıklarını ihsan buyuran Hayr-ur Razıkîn

6. يَا رَاحِمَ الشَّيْخِ الْكَب۪يرِ Ey iltifat ve ikrama muhtaç ve şayeste olan ihtiyarlara merhamet ve taltif eden Erham-ur Rahimîn

7. يَا عِصْمَةَ الْخَٓائِفِ الْمُسْتَج۪يرِ Ey taaccübden hayran ve korkup nâlan olanları, cürüm ve günah ve sair measîden hıfz-u vikaye eden Hâfız-ı Hakîkî

8. يَا مَنْ هُوَ بِعِبَادِه۪ بَص۪يرٌ Ey kullarının zahir ve batınlarını gören ve bilen Zât-ı Basir ve Alîm

9. يَا مَنْ هُوَ بِحَوَايِجِ الْعِبَادِ خَب۪يرٌ Ey kullarının hacat-u zaruretlerini yakından bilen ve tazmin eden Zât

10. يَا مَنْ هُوَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ قَد۪يرٌ Ey menfaat ve zarar, hayır ve şer, izzet ve zilletten her bireriyle tavsif etmeye kâdir, muktedir olan Mevla-yı Müteâl Hazretleri

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٧٨﴾

Ey cemî-i noksan sıfatlardan münezzeh ve sıfat-ı kemal ve kudretle muttasıf olan Zât-ı kibriya. Azamet ve kudretini tasdik eder ve derim ki Mâlik-ül Mülksün. يَفْعَلُ مَا يَشَٓاءُ sın. Eman ve ilticagâhım ve me'menim sensin. Ey Rabb-i Nacî. Nar-ı cehennemden azad kıl bizi.

— 79 —

1. يَا ذَا الْجُودِ وَ النِّعَمِ Ey kerem ve sehavet, ihsan ve nimetlerin sahibi olan Mevla-yı Müteâl Hazretleri

2. يَا ذَا الْفَضْلِ وَ الْكَرَمِ Ey kerem ve sehavet, ihsan ve nimetlerin sahibi olan Allah Tebarek ve Teâlâ Hazretleri

3. يَا ذَا الْبَاْسِ وَ النِّقَمِ Ey azab ve ikab ve itab sahibi olan Aziz-i Cabbar

4. يَا خَالِقَ اللَّوْحِ وَ الْقَلَمِ Ey levh-i mahfuzu yazan nurdan kalem ve levhde yazılanların ve kâffe-i mevcudatın Hâlıkı olan Mukaddir-i Ezelî

5. يَا بَارِىَٔ الذَّرِّ وَ النَّسَمِ Ey el ile tutulmayan ve göz ile görülmeyen zerre ve hava-i nesîmîyi yaratan ve o iki unsur ile zîhayatı nema-i neşve yürüten Allah Celle Celalühü

6. يَا مُلْهِمَ الْعَرَبِ وَ الْعَجَمِ Ey arab ve acemin kalbine feyz ve intibah ilka' eden Hüda-i Lemyezel Hazretleri

7. يَا كَاشِفَ الضُّرِّ وَ الْاَلَمِ Ey zarar ve ziyan ve hasaret ve noksanları açan ve bilen, def' ve ref' eden Zât-ı Rahîm

8. يَا عَالِمَ السِّرِّ وَ الْهِمَمِ Ey sarih ve maksudu, hem gizli esrarı bilen Allâm-ül Guyub

9. يَا مَنْ لَهُ الْبَيْتُ وَ الْحَرَمُ Ey Beyt-i Şerif ve Harem-i Kâbe kendine mahsus olan Zât

10. يَا مَنْ يَخْلُقُ الْاَشْيَٓاءَ مِنَ الْعَدَمِ Ey âlemde hayvanat, nebatat, cemadat ne varsa yoktan kün emr-i celili ile hemen var eden Zât-ı Kadîr ve Muktedir

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٧٩﴾

Ya Rabb kulunda cürüm ve isyan çok, senin dahi affın hak. Günah defterimi yak, bu âsi kuluna mağfiretle bak

— 80 —

وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ Ya Rabb şu zikr edeceğim esma-i mübarekenle senden niyaz ediyorum

1. يَا عَادِلُ Ey adaletli, hakka riayet eden, zulüm ve gadri nehy eden ihsankâr Padişah

2. يَا قَابِلُ Ey sıdk ve ihlâsla مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ لَا اِلَهَ اِلَّا اللَّهُ diyenlerin günahlarını mağfiret ve tevbelerini kabul eden ve i'raz edenlere şiddetli azab ve ikabı olan Rabb-i Celil

3. يَا فَاضِلُ Ey fazilet ve kemal ve cemal sahibi olan Zât-ı Kibriya

4. يَا فَاعِلُ Ey dilediğini ve irade ettiğini yapan ve işleyen Fail-i Muhtar

5. يَا كَافِلُ Ey zîhayatın umur-u idare ve iaşesini deruhde eden Vekil ve Kefil

6. يَا جَاعِلُ Ey mülk ve daire-i saltanatında inşa, ibda', halk, imate, ihya, terzik, tenvir gibi umur-u kesireyi yapan, halk eden Allah Celle Celalühü

7. يَا كَامِلُ Ey kâffe-i evsafı tam ve noksan şeylerden münezzeh cemi'-i sıfat-ı hamîde ile muttasıf olan Hüda-i Ekrem

8. يَا فَاطِرُ Ey bu hayretbahş âlemleri bir tek emr ile yaratıp vücuda getiren Padişah-ı Lemyezel

9. يَا طَالِبُ Ey ben-i âdemin marufla amel, münkerattan ictinabını âmir ve nahî olmakla kullarının refah ve saadetini isteyen Hak Celle ve A'la

10. يَا مَطْلُوبُ Ey rahmet ve inayet, afv ve mağfireti matlub olan Vasi'-ul Mağfiret

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٨٠﴾

Ya Rabb sıfat-ı kemalini takdis ve zıddından tenzih ile huzur-u emanına geldim. Bir ism-i şerifin Nacî, nar-ı cehennemden azad kıl bizi.

— 81 —

1. يَا مَنْ اَنْعَمَ بِحَوْلِه۪ Ey havl ve kuvvet ve kudretiyle mahlûkatına in'am ve ihsan kılan Mün'im-i Hakîkî ve Rezzak-ı Sermedî

2. يَا مَنْ اَكْرَمَ بِطَوْلِه۪ Ey kudret ve gına ve fazl-ı keremi ile mahlûkatına izzet, ikram eden

3. يَا مَنْ عَادَ بِلُطْفِه۪ Ey fevt olup fenaya gidenleri yevm-i haşirde muhasebe için lütuf ve inayetiyle haşr gününe iade ve ihrac eden

4. يَا مَنْ تَعَزَّزَ بِقُدْرَتِه۪ Ey kudret-i Rabbaniyesiyle kavî ve galib olan Hak Sübhanehu ve Teâlâ Hazretleri

5. يَا مَنْ قَدَّرَ بِحِكْمَتِه۪ Ey ilm-i ezelîsiyle vukua gelecek şeyleri hikmetiyle tayin ve takdir ve i'lam eden

6. يَا مَنْ حَكَمَ بِتَدْب۪يرِه۪ Ey hüküm ve kararını muvafık tarzda adl ve hakkaniyet dairesinde icra eden Hâkim-i Âdil

7. يَا مَنْ دَبَّرَ بِعِلْمِه۪ Ey ilim ve iradesiyle, hikmet ve maslahata muvafık icraat yapan Rabb-i Yezdan

8. يَا مَنْ تَجَاوَزَ بِحِلْمِه۪ Ey kulları arasında ta'riz ve te'dibe layık olanlara hilmi ile lînetle muamele yapan Zât-ı Halim

9. يَا مَنْ دَنَا ف۪ى عُلُوِّه۪ Ey rif'at ve galibiyet sıfatlarıyla beraber ulviyetinde, mahlûkatına re'fet ve şefkatiyle son derece yakın ve rahim olan Rabb-i Azim

10. يَا مَنْ عَلٰا ف۪ى دُنُوِّه۪ Ey ulviyet ve galibiyet sıfat-ı celilesine kurbiyet ve rahimiyet inzimam ettiği gibi, azim ulviyet ve refi' celalet ile mümtaz olan Rabb-ı Celil

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٨١﴾

Ey âlemlerin nazirsiz Padişahı, sen adl ve ihsanın ve afv ve mağfiretin ile marufsun. Dergâh-ı emanına geldim. Nihayetsiz rahmetin çare-i necatımdır. Nar-ı cehennemden âzad kıl Allahım

— 82 —

1. يَا مَنْ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُ Ey dilediğini halk eden, işinde abes olmayan Hallak

2. يَا مَنْ يَفْعَلُ مَا يَشَٓاءُ Ey ne isterse onu işleyen لَا يُسْئَلُ عَمَّا يَفْعَلُ

3. يَا مَنْ يَهْد۪ى مَنْ يَشَٓاءُ Ey kimi isterse, onu hidayetine mazhar eden Zât-ı Hadî

4. يَا مَنْ يُضِلُّ مَنْ يَشَٓاءُ Ey kim hidayete müstehak ve istikamete layık değilse dalalete götüren Zât

5. يَا مَنْ يَغْفِرُ لِمَنْ يَشَٓاءُ Ey kimi dilerse onu afv ve mağfiret eden Gafur-u Rahîm

6. يَا مَنْ يُعَذِّبُ مَنْ يَشَٓاءُ Ey kim azaba müstehak ise onu azab eden Rabb-i Nezir

7. يَا مَنْ يَتُوبُ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُ Ey kimi murad ederse onun nedametle tevbesini kabul eden ve zünubunu mağfiret eden Zât

8. يَا مَنْ يُصَوِّرُ فِى الْاَرْحَامِ كَيْفَ يَشَٓاءُ Ey anaların rahimlerindeki zürriyetleri dilediği şekil ve surette yaratan Hallak-ı Kerim

9. يَا مَنْ يَز۪يدُ فِى الْخَلْقِ مَا يَشَٓاءُ Ey emr-i halk ve hilkati dilerse, ziyade eden Bâri-i Kerim

10. يَا مَنْ يَخْتَصُّ بِرَحْمَتِه۪ مَنْ يَشَٓاءُ Ey rahmet ve mağfiretini nasdan kim rahmete müstehak ise ona tayin ve tahsis kılan Zât-ı Zülkemal

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٨٢﴾

Ya Rabb Mâlik-ül Mülksün. يَغْفِرُ لِمَنْ يَشٓاء sın. Melce ve menceim sensin. Ey Rabb-i Razî. Nar-ı cehennemden azad kıl bizi.

— 83 —

1. يَا مَنْ لَمْ يَتَّخِذْ صَاحِبَةً وَ لَا وَلَدًا Ey zevc ve zevciyet, veled ve velediyet ittihaz etmeyen Zât-ı Ehad-ı Samed

2. يَا مَنْ لَا يُشْرِكُ ف۪ى حُكْمِه۪ٓ اَحَدًا Ey hiçbir ferdi hiçbir umurunda şerik etmeyen Zât-ı وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ

3. يَا مَنْ جَعَلَ لِكُلِّ شَىْءٍ قَدْرًا Ey âlemde her şey için ayrı ayrı hüküm ve kaza, takdir ve tedbir ve taksim ve emr-i maaşı mihver-i layıkında yapan ve veren Zât-ı Müdebbir

4. يَا مَنْ لَمْ يَزَلْ رَح۪يمًا Ey rahmet ve mağfireti bâki ve daim olan ve me'yusları mesrur eden Rabb-i Hakîm

5. يَا مَنْ جَاعِلَ الْمَلٰٓئِكَةِ رُسُلًا Ey melaike-i kiramı vahiy ve ilhama elçi ve vasıta tayin kılan Zât

6. يَا مَنْ جَعَلَ فِى السَّمَٓاءِ بُرُوجًا Ey hikmet-i hafiye ve maslahat-ı hususiyeye mebnî gökte yirmisekiz burçları vücuda getiren Zât

7. يَا مَنْ جَعَلَ الْاَرْضَ قَرَارًا Ey arzı devr-i daimisinde devam ettirip başı boş bırakmayan ve manevî bir hudud, itibarî bir hat üzerinde kararlı ve ayarlı, hem ittiradlı bir vaziyette gezdiren ve çeviren Zât-ı Fâtır-ı Akdes Kadîr-i Zülkemal

8. يَا مَنْ جَعَلَ مِنَ الْمَٓاءِ بَشَرًا Ey zerre kadar bir nahoş suda kad-ü kamet sahibi ve cihazat-ı adide ve ehemmeye haiz ve ekrem bir surette insan denilen mahlûku yaratan

9. يَا مَنْ اَحْصٰى كُلَّ شَىْءٍ عَدَدًا Ey mükevvenatta ne varsa kâffesinin tadad ve baliğ olduğu miktarı bilen Rabb-i Alîm

10. يَا مَنْ اَحَاطَ بِكُلِّ شَىْءٍ عِلْمًا Ey ezelden ebede kadar vekayi-i maziye ve istikbaliyeden her şeyi muhit ve şamil ilim ve iradesiyle bilen ve suret-i makbuliyede vukua getiren Hâlık-ı Kerim

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٨٣﴾

Ya Rabb daire-i eman ve divan-ı rahmet ve dergâh-ı mağfiretine dehalet ettim. Eman, Allahım azab-ı şedid ve ikab-ı seri'inden azad kıl bizi.

— 84 —

وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ Ya Rabb şu gelecek esma-i celil ve cemilinle senden tazarru' ve niyaz ediyorum

1. يَا فَرْدُ Ey daire-i mülkünde ve saltanatında şeriksiz ve nazirsiz bir tek Padişah-ı A'zam Hazretleri

2. يَا وِتْرُ Ey ins ve cin, hayat ve memat, gece ve gündüz, kara ve deniz, erkek ve dişi gibi hâdisat-ı eşya çift ve zıdlı olup ancak Zât-ı ulûhiyeti 'BİR' olan Bâki-i Ehad ve Samed

3. يَٓا اَحَدُ Ey âlemde yekta sahib-i saltanat olan, eşi ve mânendi olmayan, hem azamet ve celalet Zâtında nihayet olan Allah Celle Calaluhu

4. يَا صَمَدُ Ey hüküm ve iradesinde bâki ve cavid olup dergâh-ı ilahiyesi umum muhtaçlara açık olan Hak Celle ve A'la

5. يَٓا اَمْجَدُ Ey hallakıyet ve rezzakıyet, ihya ve imate ve iade gibi hadsiz sıfat-ı Rabbaniyesinin delaletiyle, şan ve şeref ve ziyade kuvvet ve kudret, şevket ve azamet sahibi olan Hüda-i Lemyezel

6. يَٓا اَعَزُّ Ey misilsiz şan ve şeref ve hadsiz kuvvet ve kudret sahibi olan Mevla-yı Müteâl Hazretleri

7. يَٓا اَجَلُّ Ey izzet ve celal, şevket ve cemal sahibi olan Hüda-i Lemyezel Hazretleri

8. يَٓا اَحَقُّ Ey nihayetsiz hikmet ve adalet ve hakk-ı hakikat iktizasınca muamele-i Rabbaniyesini icra eden Zât-ı Azim

9. يَٓا اَبَرُّ Ey umum mahlûkatına sayısız nimetlerini ihsan buyuran Allah Celle Celaluhu

10. يَٓا اَبَدُ Ey zevalsiz ezel ve ebed sultanı olan Hâkim-i Bîmesil

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٨٤﴾

Ya Rabb sıfat-ı kemalini takdis ve zıddından tenzih ile dergâh-ı emanına geldim. Bir ism-i celilin Razî. Narından azad kıl bizi.

— 85 —

1. يَا مَعْرُوفَ مَنْ عَرَفَهُ Ey vücud ve cisminde çalışan her bir cihan-değer aza-i bedeni hakikat nazarıyla teemmül edenler indinde malum ve meşhud olan Allah Celle Celaluhu

2. يَا مَعْبُودَ مَنْ عَبَدَهُ Ey kulluğunu acz ve za'fını ve suret-i fıtrat ve keyfiyet-i hilkatını bilip, Rabb-i Kerimine hamd ve sena ve Hâlıkına taat ve ubudiyet eden muvahhidlerin Mabud-u Ekremi

3. يَا مَشْكُورَ مَنْ شَكَرَهُ Ey nankörlük etmeyen ve layuad ve layuhsa niam-ı ilahiye ve eltaf-ı sübhaniyenin şükrünü eda edenlerin lisanlarında, ebedîyen meşkur ve seza-i şükr olan Rabb-ül Âlemîn

4. يَا مَذْكُورَ مَنْ ذَكَرَهُ Ey umum zîruhun dilinde yad edilen azamet-i celal ve kudret-i kemalini ikrar ve tasdik edenlerin kalb ve lisanlarında daima sena edilen Rabb-i Mezkur

5. يَا مَحْمُودَ مَنْ حَمِدَهُ Ey ta'zim ve tevkir ile tesbih ve tahmide ve şükr ve senayı vecibeden bilip insan-ı kâmil tesmiyesine layık olanların tarafından kâffe-i âza ve cevarihine, enva-ı şükür ve zikr-i cemil îfasını ubudiyet-i hassa bilenlerin Rezzak-ı Mahmudu

6. يَا مَوْجُودَ مَنْ طَلَبَهُ Ey Zât-ı ulûhiyetine can-ı gönülden müştak ve talib olanlara her an ve her yerde mevcud, hem hâzır ve nâzır olan Hüda-i Lemyezel

7. يَا مَوْصُوفَ مَنْ وَحَّدَهُ Ey sıfat-ı kemal ve cemalini ancak vücuduna, vahdaniyet ve kudret-i ezelîyesine ilmelyakîn iman ile âgâh olanlar için müsellem ve evsaf-ı malumenin mevsufu olan Mevla-yı Müteâl Hazretleri

8. يَا مَحْبُوبَ مَنْ اَحَبَّهُ Ey halkına marifet-i tammesi olup ademden vücud-u insaniyete geldiğini tefekkür ile nazarında umum mükevvenatın pek çok fevkinde Fâtır-ı Sermediyesini bilip sevenlerin Mahbub-u Bakîsi olan Allah-u Zülcelal Hazretleri

9. يَا مَرْغُوبَ مَنْ اَرَادَهُ Ey Mün'im-i Hakîkîsini ve Hâlık-ı Kerim ve Rabb-i Kadîrini bilmek gibi insana layık mezaya ve seciyeler neticesi olarak, irade-i tamme ve şuur-u külliyesini hakiki yerine sarf edenlerin kemal-i şevk ile isteyip sevdikleri Zât

10. يَا مَقْصُودَ مَنْ اَنَابَ اِلَيْهِ Ey kâffe-i kâinata arka çevirip yalnız şeriksiz ve nazirsiz Allah-u Teâlâ Hazretlerine teveccüh ve tevekkül ve evamirini temessük edenlerin azm ve cezm ile rıza-yı ilahiyesini tahsil için uğrunda feda-i can edilen Mahbub-u Ezelî

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٨٥﴾

Ya Rabb senin mahlûkat üzerinde mütemadiyen tezahür eden evsaf-ı kemal ve cemalinle takdis ve hilafından tenzih ile derim ki Mabud-u Bilhaksın, Âdil Sultansın. Dergâh-ı izzetine girdim. Günah defterimi yak. Bu âsi kuluna rahmet nazarıyla bak

— 86 —

1. يَا مَنْ لَا مُلْكَ اِلَّا مُلْكَهُ Ey merî, gayr-i merî, malum ve nâ-malum semavat ve arzda ne varsa kâffesinin mutlak mâliki ve sahibi olan Zât-ı Zülcelal

2. يَا مَنْ لَا يُحْصِى الْعِبَادُ ثَنَٓائَهُ Ey medih ve sena, vasıf ve zikri nev-i beşeri saymaktan aciz bırakan Zât-ı Zülcelâl

3. يَا مَنْ لَا تَصِفُ الْخَلَٓائِقُ جَلَالَهُ Ey kâffe-i mevcudat kadr ve şan, kıymet ve azametine delalet eden sıfat-ı ilahiyeyi tadad ve tezkardan izhar-ı acz eden Rabb-ül Âlemîn

4. يَا مَنْ لَا يُدْرِكُ الْاَبْصَارُ كَمَالَهُ Ey sıfat-ı kemal ve cemaline nev-i beşerin akıl ve feraseti nazar-ı im'anı asla yetişemeyen Allah Tebarek ve Teâlâ Hazretleri

5. يَا مَنْ لَا يَبْلُغُ الْاَفْهَامُ صِفَاتَهُ Ey hiçbir akıl ve fehim ve idrak, sıfat-ı celile ve tecelliyat-ı kudsiyene ve şamil bulunduğu delalet-i amîkasına yetişmeyen Zât-ı Kibriya

6. يَا مَنْ لَا يَنَالُ الْاَفْكَارُ كِبْرِيَٓائَهُ Ey azamet ve kibriyasına uluvv-ü şe'nine nev-i beşerin akıl ve şuuru hulul ve idrak edemeyen Bari-i Teâlâ Hazretleri

7. يَا مَنْ لَا يُحْسِنُ الْاِنْسَانُ نُعُوتَهُ Ey cemal ve kemaline dal olan esma-i hüsna ve sıfat-ı ulyasını medh ve vasf ve sena cihetinde kâffe-i nev-i insanı dili kısa ve son derece aciz bırakan Kâdir-i Mutlak Hazretleri

8. يَا مَنْ لَا يَرُدُّ الْعِبَادُ قَضَٓائَهُ Ey verdiği herhangi bir nimeti men' etmek ve men' ettiği bir şeyi vermek ve her türlü takdir ve tedbirini tahvil ve naks etmek, hüküm ve kaza-i rabbanisini redde hiçbir kimse kudreti ve eli yetişmeyen Ahkem-ül Hâkimin

9. يَا مَنْ ظَهَرَ ف۪ى كُلِّ شَىْءٍ اٰيَاتُهُ Ey mevcudattan bila-istisna her bir şeyde kudret ve irade ve tekvin ve sair sıfat-ı kemaliye zahir ve bahir olan ve sarih olan Zât

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٨٦﴾

Ya Rabb bu kulunda kusur çok, sende afv ve mağfiret bol. Bakma günah defterime. Onu yak benim yerime.

— 87 —

1. يَا حَب۪يبَ الْبَكَّٓائ۪ينَ Ey Rabbisinin celalinden neş'et eden havf ve heybetle ve cemalinden zuhur eden emniyet ve sürur ile nazdarane ağlayanları seven ve rahmet-i ilahiyesine mazhar kılan Zât-ı Mahbub

2. يَا سَنَدَ الْمُتَوَكِّل۪ينَ Ey her umurda Allahını vekil-i has ittihaz edip ona iltica ve intisab edenlerin, kavi' ve ma'mulün bih senedi olan Zât-ı Zülkemal

3. يَا هَادِىَ الْمُضِلّ۪ينَ Ey doğru yoldan sapanları, haktan udul edenleri hidayete getiren ve dergâh-ı rahmetine alan Rabb-i Rahîm

4. يَا وَلِىَّ الْمُؤْمِن۪ينَ Ey şerait-i imaniye dairesindeki bütün müminlerin en yakın ve hamisi olup kâffe-i emr-i hayrı feth ve cemi' şerleri def' eden Zât

5. يَٓا اَن۪يسَ الذَّاكِر۪ينَ Ey kalb ve lisan ile her an Hâlık ve Rezzakını tefekkür ve tezekkür eden kulların medar-ı sohbet, ünsiyet ve ülfetcisi olan Rabb-i Kerim

6. يَٓا اَقْدَرَ الْقَادِر۪ينَ Ey kuvvet ve kudretinde misli ve naziri olmayan ve kudretine semavat ve arz ve onlarda sâkin hadsiz acaib-i garaib sekenesi ve iaşe ve idareleri ve günbe-gün husule gelen tahavvülat ve tebeddülatın harika sarahat ve delaleti ile kudret-i kâmilesi zahir ve bahir olan Mevla-yı Müteâl Hazretleri

7. يَٓا اَبْصَرَ النَّاظِر۪ينَ Ey mevcudatın gizli, aşikâr muhtelif hallerini mühim gayeler için kasır bakanlara nisbetle kullarının ebedî saadet ve daimi refahları için nazar-ı rahmet ve himayetle kerimane bir cehd ve rahimane bir iltifatla nezaret ve sahabet eden Allah-u Teâlâ ve Tekaddes Hazretleri

8. يَٓا اَعْلَمَ الْعَالِم۪ينَ Ey ins ve cin, kara ve denizde ne kadar mahlûkat varsa hepsinin ihtiyaçlarını bilen ve dertlerini dinleyen ve dileklerini temin eden Rabb-ül Âlemîn

9. يَا مَفْزَعَ الْمَلْهُوف۪ينَ Ey mütehayyir ve kalbi yanık olup feryad ve figan edenlere inayet ve imdad eden rahmeti bol Padişah

10. يَٓا اَنْصَرَ النَّاصِر۪ينَ Ey mağdurlara yardım ve muavenet, mazlum ve mağlublara feth ve ferec ve nusret ve muhtaçlara atiyye ve ihsanatıyla mümtaz, nazirsiz ve misilsiz Zât-ı Kerim

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٨٧﴾

Ey ezelden ebede kadar ve tarih-i maziye ve istikbaliyede her şeyi bilen Gaffar-ı Zünub, bab-ı rahmetine geldim. Madem senden başka mağfiret sahibi yoktur, kusurumu afv ve nar-ı cehennemden azad kıl Allahım.

— 88 —

وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ Ya İlahî, şu zikredeceğim esma-i hüsnanla ulûhiyetinden niyaz ediyorum

1. يَا مُكْرِمُ Ey kerem ve inayeti mebzul, cud ve izzeti hadsiz, şeref ve adli nihayetsiz Zât-ı Rauf

2. يَا مُعَظَّمُ Ey mahlûkat ve nebatat ve cemadatın kal ve haliyle, tesbih ve tahmid, tehlil ve takdisiyle azamet ve kibriyası zahir ve sabit olan Bâri-i Teâlâ Hazretleri

3. يَا مُنَعِّمُ Ey zîhayatları enva-ı türlü in'am ve ihsanlarıyla perverde kılan Allah-u Teâlâ

4. يَا مُعْط۪ى Ey her bir hayattar mahlûkatına layık oldukları gıda ve müstehak oldukları rızıklarını gün-begün veren ve Müteahhid-i Ebedî olan Zât-ı Keremkâr

5. يَا مُغْن۪ى Ey kullarını maddi manevi zengin ve matlubun fevkinde gına-yı devlete mazhar eden ihsanı bol Padişah

6. يَا مُحْي۪ى Ey her gün hadsiz mahlûkatına taze hayat vermek ve nutfeyi ihya etmekle yeryüzünü tezyin ve teselli, teksir ve kudretini izhar eden Nazır-ı Zülkemal

7. يَا مُبْدِىُٔ Ey bu hayretbahş mevcudatı kün emri ile yoktan var eden Kâdir-i Zülkemal

8. يَا مُرْض۪ى Ey kullarının dileklerini bitirmekle medyun-u şükran eden, kulları dahi evamir-i ilahiyesine inkiyad ile marziyatını tahsile şitab ve ehl-i taatten razı olan Zât

9. يَا مُنْج۪ى Ey mahlûkatını hususuyla nev-i insanı maddi ve manevi birçok korkunç ve mühlik derekettan ve gûna-gûn mesaibden halas edip necat veren Rabb-i Naci

10. يَا مُحْسِنُ Ey eltaf-ı sübhaniye ve ikramat-ı Rabbaniyesi ile her hayattara çok cihetlerden hadsiz in'am ve ihsan eden Allah-u Zülcelal Hazretleri

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٨٨﴾

Ya Rabb herkesçe marufsun, her dilde meşkûrsun. Dergâh-ı izzetine yüzümü sürdüm, cehennemden halas buyur Allahım.

— 89 —

1. يَا كَافِىَ كُلِّ شَىْءٍ Ey hakiki insanlar için her şeyden i'raz ve istiğna ile ancak mihrab-ı melekûtuna teveccüh kâfi ve vâfi gelen Allah Celle Celalühü

2. يَا قَٓائِمًا عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ Ey herbir irade-i ilahiyesi ârâmsız hüküm-ferma olan ve her şey üzerinde ve mülkünde daim ve emrinde hâkim olan Bâri-i A'zam

3. يَا مَنْ لَا يُشْبِهُهُ شَىْءٌ Ey mahlûkattan hiçbir şey müşabehet ve müşakelesi olmayan, şeriksiz ve nazirsiz Padişah-ı Zülkemal Hazretleri

4. يَا مَنْ لَا يَز۪يدُ ف۪ى مُلْكِهِ شَىْءٌ Ey mülkünü hayvanat ve hoş tuyur ve saire ile doldurduğu halde azlık çokluk fark edilmeyen, ne noksanlık ve ne de taşkınlık hissedilmeyen Mübeddir-i A'zam ve Fâtır-ı Ekrem

5. يَا مَنْ لَا يَنْقُصُ مِنْ خَزَٓائِنِه۪ شَىْءٌ Ey daire-i mülk ve saltanatında her an ve zaman nihayetsiz sarfiyat ve hadsiz tarz-ı hayat olduğu halde hazine-i ilahiyesinden zerre kadar nakîse ve eksiklik fehm ve hissedilmeyen Zât-ı Kibriya

6. يَا مَنْ لَا يَخْفٰى عَلَيْهِ شَىْءٌ Ey ezelden ebede kadar âlemde celî veya hafi hâdisat ve vekayiden hiçbir şey Zât-ı Ecell-i Â'lasına hafi olmayan ve her vukuata ilm-i ezelîsi ile âgâh olan Âlimü's-sırrı ve'l-hafiyyat

7. يَا مَنْ لَيْسَ كَمِثْلِه۪ شَىْءٌ Ey kâinatta görülen ve görülmeyen mevcudat içinde eşi ve benzeri olmayan Zât-ı Kebir-il Müteâl

8. يَا مَنْ بِيَدِه۪ مَقَال۪يدُ كُلِّ شَىْءٍ Ey bütün sanayi-i garibe ve fünun-u müsbete, olmuş ve olacak ne varsa kâffesi meşiet-i ilahiye taalluk etmedikçe hiçbir şeye beşerin elinin yetişmesi mümkün olmayan ve her marifet ve muvaffakiyetin anahtarı yed-i kudretinde olan Hak Celle ve A'la Hazretleri

9. يَا مَنْ وَسِعَتْ رَحْمَتُهُ كُلَّ شَىْءٍ Ey geniş rahmeti ile vasi' mağfireti ile her şeyi esirgeyip yarlığayan Mevla-yı Müteâl Hazretleri

10. يَا مَنْ يَبْقٰى وَ يَفْنٰى كُلُّ شَىْءٍ Ey her şeyi bir emir ve irade ile halk, ihya ve ibka ve bir şey ile de mevt ve ifna ile mahkum edip muktazi-i hikmet ve kudretini talim eden Rabb-i Kadîr

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٨٩﴾

Ya Rabb sıfat-ı kemalini takdis ve zıddından tenzih ile dergâh-ı emanına geldim. Madem binbir ismin var senin, o isimlerin hakkı için her muradım ver benim.

— 90 —

1. يَا مَنْ لَا يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلَّا هُوَ Ey mükevvenatta ezelden ebede kadar hazır ve gaib, mevcud ve ma'dumu, olmuş ve olacağı kimse bilmez. İlla ilm-i ezelîsi ile Allah-u Teâlâ Hazretleri bilir.

2. يَا مَنْ لَا يَصْرِفُ السُّٓوءَ اِلَّا هُوَ Ey seyyiat ve taksirat ve ceraimi kimse affetmez ve hasanata kalb etmez. İlla o rahmet-i vasi' olan Mevla-yı Müteâl Hazretleri mağfiret ile seyyiatı hasenata tebdil eder

3. يَا مَنْ لَا يُدَبِّرُ الْاَمْرَ اِلَّا هُوَ Ey hiç ihtiyar ve intihaba layık emr ve iradeyi tefekkür ve teemmül ile icra eden kimse yoktur. İlla her emr-i hayır ve ef'al-i mergubeyi icra eden Allah-u Teâlâ Hazretleri vardır.

4. يَا مَنْ لَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ اِلَّا هُوَ Ey kullarının kusur ve hatalarını mağfiret etmeğe kâdir ve seza kimse yoktur. İlla Gaffar-uz Zünub olan Cenab-ı Hak Celle ve A'la Hazretleri vardır.

5. يَا مَنْ لَا يُقَلِّبُ الْقَلْبَ اِلَّا هُوَ Ey bütün vücud ve aza-i bedeni tahrik eden ve muhtelif ahvale çeviren ve çevrilen kalbi kimse tebdil ve ıslah edemez. İlla Allah-u Azîmü'ş-Şan ihya ve tenvir eder.

6. يَا مَنْ لَا يَخْلُقُ الْخَلْقَ اِلَّا هُوَ Ey envaı muhtelif, elsinesi muhtelif, elvanı muhtelif yüzbinler mahlûkatı halk ve icad etmek kimsenin hakkı değildir. İlla Allah Tebarek ve Teâlâ Hazretlerinin Zât-ı ulûhiyetine mahsus bir sıfattır.

7. يَا مَنْ لَا يُتِمُّ النِّعْمَةَ اِلَّا هُوَ Bilcümle mahlûkata hatta bir karıncaya bile haric kalmaksızın tam ve mebzul bir halde nimet ve rızıklarını kimse deruhde etmez ve edemez. Ancak Allah-u Teâlâ Hazretleri in'am ve ihsan ve itmam eder.

8. يَا مَنْ لَا يُنَزِّلُ الْغَيْثَ اِلَّا هُوَ Zîhayatın çok fazla muhtaç ve bais-i hayatı olan yağmurları tam ihtiyaç zamanında semadan harika ve hayret-aver bir tarzda yağdırmaya kimse muktedir olamaz. İlla Allah Tebarek ve Teâlâ Hazretleri tenzil ve ihsan eder.

9. يَا مَنْ لَا يُحْيِى الْمَوْتٰى اِلَّا هُوَ Haşir gününde had ve hesaba gelmeyen berzah ehlini ve Sur-u İsrafil (a.s) ile diriltmek ve kâffesini Arasat meydanına getirip, muktazi muameleyi yapmak kimsenin kârı değildir. Ancak kudret-i kâmile sahibi olan Hallak-ı Teâlâ Hazretlerinin yed-i iktidarındadır.

10. يَا مَنْ لَا يُغْن۪ى عَلَى التَّحْق۪يقِ اِلَّا هُوَ Her bir zîruhun idame-i hayatı için layık olduğu rızık ve gıdayı kâfi derecede ihtiyaç ve zaruretten kimse halas ve beri' edemez. Ancak ve muhakkak Allah-u Teâlâ Hazretleri müstağni eder ve kâdirdir.

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٩٠﴾

Ya Rabb bu senin mücrim kulun her an gözetir mağfiret yolun. Benim için sıla, kapını çalmak. Gaye ve emelim, rızanı almak. Bakma günahıma bir ismin Settar. Azad kıl narından hem ismin Gaffar.

— 91 —

وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ Ya Rabb şu zikredeceğim esma-i celilenle senden niyaz ediyorum.

1. يَا كَاشِفُ Ey gizli, meçhul olan şeyleri ilm-i muhit ile fetih ve keşfeden ve kullarına irae ve talim eden Rabb-ül Âlemîn

2. يَا فَارِجُ Ey kullarını gam ve gussa, elem ve kederden azade kılıp sevindiren Zât-ı Latif

3. يَا فَاتِحُ Ey her şeyin evveli olan, her mağlub şeyi açan, hakka mukarin umurda yardım ve hükmeden Kâdir-i Zülkemal

4. يَا نَاصِرُ Ey muhtac-ı muavenet olan aciz ve zuafa ve bîkeslere inayet ve yardım eden Rabb-ül Âlemîn

5. يَا ضَامِنُ Ey kullarının her ef'aline kefil, her davalarına vekil olan Hüda-i Âdil

6. يَٓا اٰمِرُ Ey hak ve meşru ve makbul a'mal ve ef'alin infaz ve icrasını irade ve emreden Rabb-i Cemil

7. يَا نَاه۪ى Ey nâhak ve gayr-ı meşru münkerat ve menhiyatı haram ve yasak eden Rabb-i Azim

8. يَا رَجَا Ey rahmet ve mağfiret-i ilahiyesi umulan, afv ve keremi niyaz edilen ve yalvarmaya layık olan Rahman-ür Rahîm

9. يَا مُرْتَجَا Ey mücrimlerin nedametle mazhar-ı afv olmak için kuvvetli emel ve ebvab-ı reca ve ümitleri olan Hüda-i Kerem

10. يَا عَظ۪يمَ الرَّجَا Ey en büyük reca ve niyaz ve tevfike seza olan Zât-ı Kibriya

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٩١﴾

Ya Rabb sıfat-ı kemalini takdis ve zıddından tenzih ile huzur-u ilahiyene geldim. Bir ismin Nacî, cehennem narından azad kıl bizi.

— 92 —

1. يَا مُع۪ينَ الضُّعَفَٓاءِ Ey zayıf ve bîkes ve aciz ve nâçar kalanların hamîsi ve nasırı olan Allah Celle Celaluhu

2. يَا كَنْزَ الْفُقَرَٓاءِ Ey fakir ve bîçarelerin nimet hazinesi ve yoksulların kerem deryası ve mütevekkillerin makam-ı tesellisi olan Erhamur-ur Rahimîn

3. يَا صَاحِبَ الْغُرَبَٓاءِ Ey diyar-ı gurbet ve âlem-i firkatte melûl ve mahzun olanların manen arkadaşı ve yâr-ı gârı olan Rabb-ül Âlemîn

4. يَا نَاصِرَ الْاَوْلِيَٓاءِ Ey âlem-i faniden sarf-ı nazar ile hakka müteveccih ve münib olan, Allah-u Teâlâ Hazretleriyle kurbiyet kesb eden evliya ve sulehaya muin olan Ekrem-ül Ekremin

5. يَا قَاهِرَ الْاَعْدَٓاءِ Ey âda-i dîn-i mübini ve husema-i mü'minin ve muvahhidini kahr eden, efkar-ı hainane ve âmâl-i habiselerini akim bırakan ve niyet-i rezilane ve münafıkanelerini bir maraz-ı müzmin gibi kendi yüreklerine döküp akıtan ve hakperestleri idama kalkışırken kendilerini öldürten Melik-i Cebbar ve Müntakim-i Kahhar Hazretleri

6. يَا رَافِعَ السَّمَٓاءِ Ey semavatı refi' ve âli kılan ve âlemleri ecramıyla şenlendirip kudret-i celal ve azamet-i celalini izhar eden Bâki-i Zülkemal

7. يَا كَاشِفَ الْبَلَٓاءِ Ey nüzule müheyya olan beliyeleri, musibetleri ve tehlikeleri feth ve keşf ve def' ve ref' eden Hayr-ul Hâfizîn

8. يَٓا اَن۪يسَ الْاَوْلِيَٓاءِ Ey vücudunu Rabbisine hasr, can ve başını Hâlıkına feda ve varlığını derya-i vahdette eritip yok eden evliyanın yakın dostu olan, ülfet ve ünsiyetiyle taze bir hayat bahş eden keremkâr ve haşmetli Sultan

9. يَا حَب۪يبَ الْاَتْقِيَٓاءِ Ey va'd ve vaîdinden korkup rıza-yı ilahi dairesinde sa'y eden ve havf ile reca arasında olan ehl-i takvanın ve ehl-i dikkatin en yakın habibi ve mahbubu olan Hayr-ul Mahbubîn

10. يَٓا اِلٰهَ الْاَغْنِيَٓاءِ Ey devlet ve servetini Rezzak-ı Hakîkîsinin hasseten bahş ettiği bir nimet ve kıymettar bir ikram-ı ilahisi olduğunu bilip, varlığını rıza-yı ilahiye veren ve kendini aciz bilenlerin Rezzakı ve keremkârı olan Rabb-i Müteâl

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٩٢﴾

Ya Rabb senin daire-i eman ve divan-ı rahmetine ve dergâh-ı mağfiretine geldim. Cehennem narından halas kıl sevgili Allahım.

— 93 —

1. يَٓا اَوَّلَ كُلِّ شَىْءٍ وَ اٰخِرَهُ Ey her şeyin evveli ve ahiri olmakla ulûhiyet ancak Zât-ı Kibriyasına muhtass olan Rabb-i Bâki

2. يَٓا اِلٰهَ كُلِّ شَىْءٍ وَ صَانِعَهُ Ey her şeyin Hâlıkı ve Mabud-u Bilhakkı olduğu gibi muhtelif suret ve eşkal ve seciyede yaratan Kâdir-i Küll-i Şey

3. يَا رَازِقَ كُلِّ شَىْءٍ وَ خَالِقَهُ Ey mahlûkatın evvela rızkını takdir ve tayin edip sonra zâtını halk ve tasvir eden Fâtır-ı Cemil

4. يَا فَاطِرَ كُلِّ شَىْءٍ وَ مَل۪يكَهُ Ey her şeyi yed-i kudretiyle ve idare-i mutlakasıyla yaratan ve taht-ı tasarrufunda olup mâlik ve sahib olan Bâri-i Teâlâ Hazretleri

5. يَا قَابِضَ كُلِّ شَىْءٍ وَ بَاسِطَهُ Ey kullarından dilediğini hikmeti iktizasıyla erzak ve sairesini tutan, zapt eden. Yine dilediğine bol bol erzak ve esbab-ı maişetlerini ihsan eden Zât-ı Hakîm

6. يَا مُبْدِىَٔ كُلِّ شَىْءٍ وَ مُع۪يدَهُ Ey her şeyi evvel-emirde halk ve icad eden ve ecelinin hululiyle ifna eden, ba'del ifna tekrar iade-i hayat eden Zât-ı Muhyi

7. يَا مُسَبِّبَ كُلِّ شَىْءٍ وَ مُقَدِّرَهُ Ey ilk defa esbab-ı mucibeyi halk ve icad ve ba'dehu cümle mahlûkatın kadr ve kıymetini tayin ve takdir eden Hak Subhanehu ve Teâlâ Hazretleri

8. يَا مُرَبِّىَ كُلِّ شَىْءٍ وَ مُدَبِّرَهُ Ey her şeyin talim ve terbiyesine kâdir ve üzerine terettüb edecek vezaif hususunda iktiza edecek olan esbabı peşinen tefekkür ve teemmül edip akibeti mühmel bırakmayan Rabb-ül Âlemîn

9. يَا مُكَوِّرَ كُلِّ شَىْءٍ وَ مُحَوِّلَهُ Ey her şeyi takdim ve tehir, tebdil ve tağyir ile alt üst eden ve gündüz üzerine geceyi ve gece üzerine gündüzü getiren Kâdir-i Mutlak

10. يَا مُحْيِىَ كُلِّ شَىْءٍ وَ مُم۪يتَهُ Ey her şeye bir hayat veren ve vazife-i hayatiyesini itmam ve kemal ettikten sonra mevte mübtela edip berzah-ı cehenneme i'zam ile yevm-ül hesaba kadar hıfz eden Zât-ı Kibriya

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٩٣﴾

Ya Rabb herkesçe marufsun. Her dilde meşkursun. Dergâh-ı izzetine yüzümü sürdüm. Cehennemden halas kıl Rabb-i Kerimim.

— 94 —

1. يَا خَيْرَ ذَاكِرٍ وَ مَذْكُورٍ Ey medih ve sena ile zikr edilen ve memduh olan ve her an ve zaman zikre layık olanların hayırlısı bulunan Cenab-ı Hak Celle ve A'la Hazretleri

2. يَا خَيْرَ شَاكِرٍ وَ مَشْكُورٍ Ey şükür ve şükrana şayeste ve elsine-i enamda şükür ve hamde layık ve seza olanların hayırlısı olan Rabb-i Meşkur

3. يَا خَيْرَ شَاهِدٍ وَ مَشْهُودٍ Ey mahlûkatının her haline şahid olan in'amat ve ihsanat-ı ilahiyesine atf-ı nazarla meşhud olanların hayırlı ve vâfisi olan inayetkar Zât

4. يَا خَيْرَ حَامِدٍ وَ مَحْمُودٍ Ey hamd ve sena ve en ziyade sitayişe şayan olanların hayırlısı olan ve her zîhayatın medyun-u şükran ve mahmideti bulunan Allah Celle Celaluhu

5. يَا خَيْرَ دَاعٍ وَ مَدْعُوٍّ Ey kullarını tarik-i müstakime davet eden ve kulları tarafından hayır dua ve niyaz edilen Rabb-ül Âlemîn

6. يَا خَيْرَ مُج۪يبٍ وَ مُجَابٍ Ey kullarının ihtiyaç ve suallerine cevab veren ve matlublarını is'af buyuran ve kulları tarafından evamir-i ilahiyesini ifa ile mûcab olan Hüda-i Lemyezel

7. يَا خَيْرَ مُونِسٍ وَ اَن۪يسٍ Ey ihsanat-ı Rabbaniyesiyle kullarını bab-ı rahmetine alıştıran ve hayırlı enis ve dost ve hamî olan Rabb-ı Kerim

8. يَا خَيْرَ صَاحِبٍ وَ جَل۪يسٍ Ey refik ve haldaşın ve ber-kararda infikaksız yâran ve arkadaşın hayırlısı

9. يَا خَيْرَ مَقْصُودٍ وَ مَطْلُوبٍ Ey rah-ı hakta teveccüh ve azm olunan ihlâs ile taleb ve arzu olunan Rabb-ı Rahîm

10. يَا خَيْرَ حَب۪يبٍ وَ مَحْبُوبٍ Ey muhabbete şayeste ve kemal-i aşk ile sevmeye seza olanların hayırlısı olan Zât-ı Züleltaf

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٩٤﴾

Ya Rabb bu senin mücrim kulun her an gözetir mağfiret yolun. Benim için çare, kapını çalmak, gaye ve emelim rızanı almak. Bakma günahıma bir ismin Settar. Azad kıl narından ki ismin Gaffar.

— 95 —

1. يَا مَنْ هُوَ لِمَنْ دَعَاهُ مُج۪يبٌ Ey dünyevî, uhrevî arz-ı hacat ve tazarru' ve niyaz edenlere icabet ile dileklerini is'af eden Zât-ı Kerim

2. يَا مَنْ هُوَ لِمَنْ اَطَاعَهُ حَب۪يبٌ Ey evamir-i ilahiyesine itaat ve nevahîsinden ictinab eden kullarını seven ve ebrar zümresine ilhak eden Mevla-yı Müteâl Hazretleri

3. يَا مَنْ هُوَ لِمَنْ اَحَبَّهُ قَر۪يبٌ Ey Zât-ı kibriyasına azamî muhabbet ile rıza-yı ilahisini tahsile sa'y edenleri rahmet ve mağfiretine mazhar eden Zât-ı Azîmü'ş-Şan

4. يَا مَنْ هُوَ بِمَنْ اَرَادَهُ عَل۪يمٌ Ey Zât-ı Ecell-i Â'lasını murad edip aşkla muhabbet ve kemal-i inkiyad ve ihlâsla kulluk edeni bilen Rabb-ül Âlemîn

5. يَا مَنْ هُوَ لِمَنْ رَجَاهُ كَر۪يمٌ Ey rahmet ve inayetini ümid ve tam emniyetle uman ve bekleyenlere ihsan ve atâsı çok olan Padişah-ı Bîmisal

6. يَا مَنْ هُوَ بِمَنْ عَصَاهُ حَل۪يمٌ Ey Halik-ı Rahîmin hadsiz atâya ve ihsanatına nankörlük edip isyan edenlere mukabil ıslah-ı nefs eder ihtimali mevcud olduğundan, hem nesl-i atisinden bir mümin zuhuru mülahazasıyla mülâyemetle mühlet veren Zât

7. يَا مَنْ هُوَ ف۪ى حِلْمِه۪ حَك۪يمٌ Ey hilm ve linet ve mülâyemetinde çok hafî hikmetler ve nice manidar esrar mevcud olan Cenab-ı Hak Celle ve A'la Hazretleri

8. يَا مَنْ هُوَ ف۪ى حُكْمِه۪ عَظ۪يمٌ Ey kullarına emr-i hayr ve marufu emir, şer ve menahîden men' etmesinde azim faydalar ve nihayetsiz menfaatler bulunan Rabb-i Rahîm

9. يَا مَنْ هُوَ ف۪ى عَظَمَتِه۪ رَح۪يمٌ Ey azamet ve kibriyasında dahi ahirette kulları hakkında hadsiz rahmet ve mağfiret ve tükenmez şefkat ve ihsanı olan Zât-ı Azim

10. يَا مَنْ هُوَ ف۪ٓى اِحْسَانِه۪ قَد۪يمٌ Ey merhamet ve atifetiyle beraber hüsn-ü idare ve mülayim muamelesi kadîm ve dâim olan Allah Tebarek ve Teâlâ Hazretleri

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٩٥﴾

Ya Rabb cürüm ve isyanımı mu'terifim. Afv ve rahmetini tazarru' ve niyazda musırrım. Günah ve taksiratıma bakma. Beni nar-ı cehennemde yakma, inayetkar Rabbim.

— 96 —

وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ Ya Rabb şu zikredeceğim esma-ı mübarekenle rahmetini niyaz ediyorum

1. يَا مُسَبِّبُ Ey her emel ve arzunun husulü için bir cümle esbab ve vesaili halk ve vücuda getiren Zât

2. يَا مُقَرِّبُ Ey kullarına yakın olan, hem melaike ve nasdan enbiya ve evliya ve asfiya ve etkiyasını على مراتبهم divan-ı ilahisine yakın kılan Zât-ı Kibriya

3. يَا مُعَقِّبُ Ey kullarını ıslah ve tecavüzlerini men' zımnında takib ve mesul eden Zât-ı Zülcelâl

4. يَا مُقَلِّبُ Ey hayat-ı dünyeviyede geceyi gündüze, zulmeti nura, batılı hakka, şerri hayra, seyyiatı hasenata tebdil ve takbil eden Kâdir-i Zülkemal

5. يَا مُقَدِّرُ Ey cümle mahlûkatın ecelini, rızkını, kaza ve kaderini , rahmet ve bereketini, tecelliyat-ı sairesini takdir kılan Hak Subhanehu ve Teâlâ Hazretleri

6. يَا مُرَتِّبُ Ey semavat ve arzdaki hayret-efza nizam ve intizamı teşkil eden ve ârâmsız tahrik ve tedvir ve idame eden Rabb-ül Âlemîn

7. يَا مُرَغِّبُ Ey kullarını beka âleminde ebedî mes'ud ve nail-i cennat-ı aliyat ve nail-i mükâfat etmek için tergib ve teşvik eden Rahman-ı Rahîm

8. يَا مُذَكِّرُ Ey kullarını gaflet ve ataletten teberrî ve halas kılmak için Hâlıkın zikrini telkin ve Rezzakının mütefekkirane şükrünü ihtar eden Kebir-ül Müteâl

9. يَا مُكَوِّنُ Ey geceyi gündüze ve yazı kışa ve hakeza çok şeylerde hayret-bahş bir tarzda hem muttariden devr-i teselsül ile manen saran, duran ve kudretini izhar eden Ahsen-ül Hâlıkîn

10. يَا مُتَكَبِّرُ Ey azamet ve celal, kudret ve kemal sahibi olan nazirsiz Rabb-ül Âlemîn

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٩٦﴾

Ya Rabb bu senin mücrim kulun her an gözetir mağfiret yolun; Benim için sıla, kapını çalmak. Gaye ve emelim rızanı almak. Bakma günahıma bir ismin Settar. Azad kıl narından ismin Gaffar.

— 97 —

1. يَا مَنْ لَا يُشْغِلُهُ سَمْعٌ عَنْ سَمْعٍ Ey ashab-ı hacattan her birinin ayrı ayrı taleb ve niyazlarını bir anda dinlediği halde hiçbirinin istima'ı diğerine mani olmayan ve meşgul etmeyen Allah-u Zülcelâl-i Vel-ikram

2. يَا مَنْ لَا يَمْنَعُهُ فِعْلٌ عَنْ فِعْلٍ Ey bir vakitte hadsiz ef'al ve umurun faili olduğu halde emr-i künfeyekünün vukuu ve sıfat-ı tekviniyenin tecellisiyle bir iş diğer işe mani ve hâil olmayan takdim ve tehir iktiza etmeyen Akder-ül Kâdirin

3. يَا مَنْ لَا يُلْه۪يهِ قَوْلٌ عَنْ قَوْلٍ Ey her hayattar ve her ferd, her zaman müteaddid ve mütenevvi diller ile Hâlıklarına arz-ı hal ve ifade-i meram ettikleri halde birinin kelamı diğerlerinin fehminden gaflete ve karışıklığa sebeb vermeyen ve her kailin kelamına bir lahzada agâh olan Âlimü's-sırrı ve'l-hafiyyat

4. يَا مَنْ لَا يُغَلِّطُهُ سُؤَالٌ عَنْ سُؤَالٍ Ey zîhayat adedince sail ve taliblerin her birinin bir anda ayrı ayrı sual ve hacetleri karışmasıyla, saillerinin dileklerinin yanlışlığına ve karışıklık husulüne sebebiyet vermeyen ve matlub vecihle dileklerini kaza kılan Zât-ı Kerim ve Rahîm

5. يَا مَنْ لَا يُبْرِمُهُ اِلْحَاحُ الْمُلِحّ۪ينَ Ey mülhidler, münafıklar her ne kadar kasd ile ayak basıp hakkı red ve batılı tervice ısrar etseler de darlık ve sıkıntıya düşmeyen ve ahkam-ı Rabbaniyesi nafiz olan Zât-ı Kerim

6. يَا مَنْ شَرَحَ بِالْاَسْلَامِ صُدُورَ الْمُؤْمِن۪ينَ Ey müminlerin kalblerini nur-u islam ve feyz-i iman ile münevver, şek ve şüpheden berî kılan Rabb-ül Âlemîn

7. يَا مَنْ اَطَابَ بِذِكْرِه۪ قُلُوبَ الْمُخْبِت۪ينَ Ey huzu' ve huşu' ve tezellül ile mevsuf olanların sadr ve kalblerini zikir ve fikir ile tathir ve tenvir ve hoş kılan Rabb-ül Âlemîn

8. يَا مَنْ لَا يَغ۪يبُ عَنْ قُلُوبِ الْمُشْتَاق۪ينَ Ey Zât-ı Ecell-i A'lasına karşı gönlü şevk ile bağlı ve rabıta-i iman ile mukırr olanların hiçbir an aklından hariç kalmayan ve kalbinde aşk ve şevki berkarar olan Mevla-yı Müteâl Hazretleri

9. يَا مَنْ هُوَ غَايَةُ مُرَادِ الْمُر۪يد۪ينَ Ey zîşuurdan ahz-ı a'mal ve âmâli ve ehemm-i efkar ve ezkarı ancak ve ancak Rabb-i Kerimim diyenlerin umumî gaye ve iradeleri ve maksud-u yegâneleri olan Allah-u Teâlâ ve Tekaddes Hazretleri

10. يَا مَنْ لَا يَخْفٰى عَلَيْهِ شَىْءٌ فِى الْعَالَم۪ينَ Ey mükevvenatta hiçbir şey hatta bir zerre Zât-ı Kibriyanın ilm-i ezelîsinden hariç kalmayan ve bilâ-istisna her şeyde vakıf-ı esrar olan Cenab-ı Hak Celle ve A'la Hazretleri

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٩٧﴾

Ya Rabb ilm-i beşerin çok fevkinde âlî ve bî-nazirsin. Divan-ı adalet ve dergâh-ı mağfiretine dehalet ve huzur-u emanına iltica ediyorum. Bîçare abdini nar-ı cehennemden azad buyur sevgili Allah'ım.

— 98 —

1. يَا مَنْ هُوَ عِلْمُهُ سَابِقٌ Ey ilm-i ezelîyesi malum ve maruf ve sabık olan Rabb-i Alîm

2. يَا مَنْ هُوَ وَعْدُهُ صَادِقٌ Ey va'd ve vaîdi hak ve kelam ve kitab-ı Rabbaniyesi sadık olan Allah Celle Celalühü

3. يَا مَنْ هُوَ لُطْفُهُ ظَاهِرٌ Ey eltaf-ı sübhaniye ve inayat ve ihsanat-ı daimesi zahir ve aşikâr olan Mün'im-i Hakîkî

4. يَا مَنْ هُوَ اَمْرُهُ غَالِبٌ Ey dünyada her türlü irade ve meşiet-i ilahiyesi hâkim فَعَّالٌ لِمَا يُرِيدُ olduğu gibi ahirette dahi melaike-i kiramı يَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ olmakla emr-i celilinde galibiyet-i meşhudesi tezahür eden Cenab-ı Rabb-il İzzet

5. يَا مَنْ هُوَ كِتَابُهُ مُحْكَمٌ Ey kitab-ı kerimi ibtida-ı nuzulünden ta kıyamate kadar bâki ve ahkamı kabil-i tağyir olmayan ve her emri vakıa mutabık olan Allah-u Azîmü'ş-Şan

6. يَا مَنْ هُوَ قَضَٓاؤُهُ كَٓائِنٌ Ey hüküm ve kaza, takdir ve tedbiri hak, vaki, sabit ve adaletli olan Hak Teâlâ ve Tekaddes Hazretleri

7. يَا مَنْ هُوَ قُرْاٰنُهُ مَج۪يدٌ Ey Kitab-ı Mübîni ve Kuran-ı Kerîmi semavat ve arzın ruhu ve şuuru olup bütün âlemlere hâkim, azamet ve kibriyası meşhud ve müsellem, şeref ve ulüvv-ü şanı malum-ul enam olan Allah-u Zülcelâl Hazretleri

8. يَا مَنْ هُوَ مُلْكُهُ قَد۪يمٌ Ey arz ve semavat gibi mülkünde haşmetli tasarrufu, tebdil ve tağyirsiz icraatı, ûlâ ve ukbanın Hâkim-i Mutlakı ve كَيْفَ مَا يَشَاء devam ve istikrarı delaletiyle mülkü kadim ve daim olan Mevla-yı Müteâl Hazretleri

9. يَا مَنْ هُوَ فَضْلُهُ مُق۪يمٌ Ey mahlûkatına bahşettiği fazilet ve kerem ve inayet ve ihsanı ebedî ve daimi olan, tercih ve tefrik etmeyen Padişah-ı Âdil

10. يَا مَنْ هُوَ عَرْشُهُ عَظ۪يمٌ Ey cümle mahlûkatın esbak ve akdemi ve kâffe-i mevcudatın a'zam ve a'la ve eşrefi olan, arşı gayet ulu ve ahsen olan Cenab-ı Rabb-ül Âlemîn

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٩٨﴾

Ya Rabb bu senin mücrim kulun gözetir mağfiret yolun. Benim için çare, kapını çalmak. Gaye ve emelim rızanı almak. Bakma kusuruma bir ismin Settar, azad kıl narından çünki ismin Gaffar.

— 99 —

1. يَا رَبَّ الْاَرْبَابِ Ey umum hayattarların iaşelerini, idarelerini hıfz ve himayelerini, talim ve terbiyelerini mecazî müteahhidlerin binler kat fevkinde hakiki bir Mürebbi-i Ezelî bir Rezzak, Daimi bir Sahib ve Hafîz, Ebedî bir Hamî ve Muallim olan Allah-u Teâlâ Hazretleri

2. يَا مُفَتِّحَ الْاَبْوَابِ Ey bîçare kulları için ümid ve arzusunun pek çok fevkinde hayırlı kapıları açan, hem matlub ve maksuduna îsal eden Zât-ı Zülihsan

3. يَا مُسَبِّبَ الْاَسْبَابِ Ey umum zîşuur umur ve mesalihini zahiren esbaba tevessül yoluyla tesviye etmekte ise de manen ve suret-i hakikiyede şerait-i lazimesini halk ile cemi' esbabı muhtaçlara teshir ve teshil kılan Kâdir-i Kayyum

4. يَا مُعْطِىَ الثَّوَابِ Ey amal-i salihaya müdavim olan ehl-i taat ve inkiyad için اَضْعَافًا مُضَاعَفَةً sırrıyla emr-i hayra koşan, bid'a ve dalaletten kaçanlara hadsiz ecir, mükafat veren Ekrem-ül Ekremin

5. يَا مُلْهِمَ الصَّوَابِ Ey ben-i âdemden hakka talib, akaidi kavî ve her umurunu Rabb-i Kerimine tefviz ile

حَسْبُنَا اللّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ kanun-u ilahisine temessük edenlere tarik-i hak ve sırat-ı müstakimi irae ve ilham eden Erham-ür Rahimîn

6. يَا مُنْشِىَٔ السَّحَابِ Ey semavat ve arzın arasında hasıl olan, hem kar ve yağmurun alamet ve emaresi olan ve pek kısa bir zamanda semavatı kaplayan ve az bir müddet içinde dağılıp kaybolan bulut ve dumanları inşa ve icad eden ve nâmütehanî feza yüzünü örten Akdar-ul Kâdirin

7. يَا شَد۪يدَ الْعِقَابِ Ey nimet ve cud ve bedeninin afiyetini unutup, manen ve halen ukubet ve belasını arayanlara, hem dalalet ve isyanda muzır olanlarda ikabı şedid ve azabı elim olan Ahkem-ül Hâkimin

8. يَا سَر۪يعَ الْحِسَابِ Ey her nefsin hayır ve şerden neler kesb ettiğini bilen ve ceza-i özre sezalarını icraya kadir ve hesabı seri' olan اَسْرَعُ الْحَاسِب۪ينَ

9. يَا مَنْ لَهُ الْاِيَابُ Ey emânât-ı ilahiye ve teklifat-ı Rabbaniyesini tahmil-i taahhüd edenleri muhasebe için yevm-i cezada yine divan-ı adaletine getiren مَالِكِ يَوْمِ الدّ۪ينِ

10. يَا غَفُورُ يَا تَوَّابُ Ey âsi ve mücrim kullarının günahlarını setr eden ve zünubundan nadimen Rabbisine rücû' edip, tâib ve müstağfir olanları afv ve mağfiret eden Gaffar-uz Zünûb

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٩٩﴾

Ya Rabb ben günahkârım, sen Azimu'ş Şan da mağfiretkarsın. Bakma kara defterime, yakma beni narında. Onu yak benim yerime.

— 100 —

وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ Ya Rabb esma-i hüsnandan şu gelecek esma-i şerifenle senden niyaz ediyorum.

1. يَا رَبَّنَا Ey bizim ve cümle mahlûkatın Rabbi ve perverdigârı olan Mevla-yı Müteâl Hazretleri

2. يَا اِلٰهَنَا Ey bizim Mabud-u Bilhakkımız olan Ezel ve Ebed Sultanı

3. يَا سَيِّدَنَا Ey seyyidimiz ve ulumuz ve afv ve mağfiretiyle nar-ı cehennemden halas ve türlü niam-ı ilahiyeye mazhar eden Allah Tebarek ve Teâlâ Hazretleri

4. يَا مَوْلٰينَا Ey bizim sahibimiz, nazirsiz sultanımız ve mahbub-u ebedîmiz olan Cenab-ı Erhamürrahimin

5. يَا نَاصِرَنَا Ey bizim muinimiz ve yardımcımız ve velî-nimetimiz olan Cenab-ı Rabb-ül Âlemîn

6. يَا حَافِظَنَا Ey bizim her türlü mehalik ve mesaibden hıfz ve vikaye eden sahibimiz olan Cenab-ı Kibriya

7. يَا قَادِرَنَا Ey bizim sahib-i kudret ve şevketimiz ve ezelî nâzırımız olan Zât-ı Kadîr

8. يَا رَازِقَنَا Ey bizim ve cümle mahlûkatın ivazsız mebzul rızkımızı veren lütufkâr Padişah

9. يَا دَل۪يلَنَا Ey doğru yol ve tarik-i hakkı gösteren nazîr rehberimiz

10. يَا مُغ۪يثَنَا Ey bizim ve kâffe-i mahlûkatın mededkarımız ve yardımcımız olan Hayr-un Nasırın

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿١٠٠﴾

Ya Rabb bu senin mücrim kulun her an gözetir mağfiret yolun. Benim için çare, kapını çalmak gaye ve emelim rızanı almak. Bakma günahıma bir ismin Settar. Âzad kıl narından çün ismin Gaffar.

اَللّٰهُمَّ رَبَّنَا ٭ خَلِّصْنَا ٭ وَ اَجِرْنَا ٭ وَ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ٭
وَ عَافِنَا وَ اعْفُ عَنَّا وَ اَدْخِلْنَا الْجَنَّةَ دَارَ قُدْسِكَ مَعَ الْاَبْرَارِ ٭ بِعَفْوِكَ يَا مُج۪يرُ ٭ بِفَضْلِكَ يَا غَفَّارُ

Ey sure-i İhlas ile men'ut olan Allah Celle Şanühü ve Amme Nevalühü ve cümle mahlukatın mâliki ve sahibi ve rezzakı olan Mevla-yı Müteâl hazretleri, bizi mücrimlerden ayır, seç. Onlardan halas et ki halis kullarından olup nar-ı cehennemden halas olalım.

Ya Rabb günahlardan naşî cezalandırma, rahmetine mazhar et. Sevab ve mükâfât ihsan buyur. Hem dünyada sağlık ve afiyet. Ahiret için bizden sudur eden hatalarımızı afv ve günahlarımızı mağfiret eyle.

Ya Rabbî, hem pak ve athar olan enbiya ve suleha yeri olan cennet-i a'lana sadık ve muhlis kullarınla beraber idhal buyur.

Ya Rabb biz böyle ikram ve ihsanına müstehak değilsek de madem az amele çok ecir vermek ve kullarının kusurlarını affetmek şe'n-i ulûhiyetine yakışır bir sıfattır.

وَ اَسْئَلُكَ بِحَقِّ هٰذِهِ الْاَسْمَٓاءِ الْكَر۪يمَةِ الشَّر۪يفَةِ وَ الصِّفَاتِ الْجَل۪يلَةِ الَّلط۪يفَةِ اَنْ تُصَلِّىَ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ بِعَدَدِ حَسَنَاتِ مُحَمَّدٍ بِسْمِ اللّٰهِ ٭ حَسْبِىَ اللّٰهُ ٭ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ ٭ شَهِدَ اللّٰهُ ٭ قُلْ هُوَ اللّٰهُ ٭ مَا شَٓاءَ اللّٰهُ ٭ رَبِّىَ اللّٰهُ ٭ تَبَارَكَ اللّٰهُ ٭ تَعَالَى اللّٰهُ ٭ تَوَكَّلْتُ عَلَى اللّٰهِ ٭ فَسَيَكْف۪يكَهُمُ اللّٰهُ وَ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ

Ya Rabb ins ve cinnin müştak oldukları cennat-ı âliyene idhal ve حَظ۪يرَةِ الْقُدْسِ de cemal-i bâ-kemalinle ikram buyur Allahım.

Şu efdal ve eşref olan esma-i hüsna ve nihayetsiz mahlûkat her an ihsan ve kerem ve inayet-bahş âliyen hakkına ve hürmetine Zat-ı Ecell-i A'landan dileriz ki, iki cihan fahri Rahmetenlil Âlemin olan Habib-i Ekremin Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi Veselleme, al ve ashabına salât ve selam buyurmanı niyaz ediyoruz.

İsm-i Celal ve cemalin hürmetine kifayet-i Rabbaniyen ile tevhid-i Rahmaniyen ile şehadet-i Halikânenle şeriksiz ve nazirsiz ve dergâhı erbab-ı hacata açık olan sırr-ı sure-i İhlâs ile ve meşiet-i Kadirânenle, lahutî terbiyenle, berekat-ı ganiyenle, âli ve münezzeh olan ulûhiyetinle ammeye vekilliğinle, kâffe-i mahlûkata umumi mutemedliğin hasebiyle, kullarının her halini bilen ve her matlubat ve hacatını işiten icabet ve kaza eden Rabb-ül Âlemin celle şanühü.

Seni cemi' nekaisden tenzih ve sıfat-ı kemal ile takdis eder, dergâh-ı emniyet-i emanına girer, hadsiz hamd ve sena ile ya Erhamer Rahimin deyip ikrar ve itiraf ederim ki: Zat-ı Bâri'ne tazimen yapılacak hamd ve layuadd ve layuhsa senayı Zat-ı Kibriyana âcizane arz ve takdim eylerim. Çünkü senin ezelî ilminle şe'n-i ulûhiyetine layık tevhid ve tahmid ve tekrimi ifade ve ifadan çok acizim.

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ لَٓا اُحْص۪ى ثَنَٓاءً عَلَيْكَ اَنْتَ كَمَٓا اَثْنَيْتَ عَلٰى نَفْسِكَ ٭ يَٓا اَللّٰهُ ٭ يَا رَحْمٰنُ ٭ يَا رَح۪يمُ ٭ يَا غَفُورُ ٭ يَا شَكُورُ ٭ اَسْئَلُكَ بِمَٓا اَحْصَيْتَهُ عَلَيْكَ مِنْ اَسْمَٓائِكَ الْحُسْنٰى وَ صِفَاتِكَ الْعُلْيَا وَ كَلِمَاتِكَ التَّٓامَّةِ اَنْ تَغْفِرَل۪ى وَ لِوَالِدَىَّ وَ لُاسْتَاذ۪ى سَع۪يدِ النُّورْس۪ى وَ لِطَلَبَةِ رَسَٓائِلِ النُّورِ وَ لِجَم۪يعِ الْمُؤْمِن۪ينَ وَ الْمُؤْمِنَاتِ وَ الْمُسْلِم۪ينَ وَ الْمُسْلِمَاتِ الْاَحْيَٓاءِ مِنْهُمْ وَ الْاَمْوَاتِ وَ تَرْحَمَنَا رَحْمَةً تُغْن۪ينَابِهَا عَنْ رَحْمَةِ مَنْ سِوَاكَ مِنْ خَلْقِكَ وَ اَنْ تَقْضِىَ حَوَايِجَنَا وَ تُعْطِيَنَا سُؤَالَنَا فِى الدُّنْيَا وَ الْاَٰخِرَةِ وَ تَخْتِمَ لَنَا بِالسَّعَادَةِ وَ الشَّهَادَةِ وَ الْكَرَامَةِ وَ الْبُشْرٰى عِنْدَ فِرَاقِ الدُّنْيَا وَ تَجْزِىَ مُحَمَّدًا صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمَ عَنَّا مَا هُوَ اَهْلُهُ وَ مُسْتَحَقُّهُ

Ey âlemlerin Mabud-u Bilhakkı, ey dünyada kâffe-i mahlûkatın esirgeyicisi ve ahirette ancak halis müminlerin muin ve yarlığayıcısı ve ey وَاسِعُ الْمَغْفِرَةِ ve ey Sahib-ül Lütuf vel Kerem.

Lisan-ı enamda mezkûr esma-i hüsna-i malume ve sıfat-ı ulya-i marufe ve müştehire ve kelimat-ı etemme-i mübarekenden tecelli ve tezahür eden Zat-ı Kibriyan tarafından dahi ger tadad ve tezkar kılınan mübarek ve muazzam esma-i şerifen hakkı ve hürmeti için bu aciz, hakir abdini peder ve validemi ve cemi-i mü'minîn ve mü'minâtı, müslimîn ve müslimâtı ve onlardan dünyada ve gerekse ahirette olanları rahmet ve kereminle afv ve mağfiret-i ilahiyene mazhariyeti tazarru ve niyaz ediyoruz. Ve Zat-ı Ecell-i Erham-i Ekreminden maada her hususda umum aciz insanların mecazî merhamet ve şefkatlerinden bizleri müstağni kıl. Ağyara ihtiyaç ve iftikardan berî eden lütuf ve kerem, rahmet ve inayetinle me'cur ve mesud buyurmanı ve bütün maddi ve manevi hacatımızı hem dünyada ve ahiret için mes'ul ve matlubatımızı is'af buyurmanı niyaz ediyoruz.

Hem ecelimizin hululünde ve dünyadan firakımız anında ve iki cihanımızda dahi mazhar-ı saadet ve şehadet ve şayeste-i keramet ve beşaret olarak hüsn-ü hatime mukadder eylemeni istiyoruz.

Ya Rabbi hassaten Rahmetenlil Âlemin Muhammed Mustafa Sallallahu Teâlâ Aleyhi Vesellem Efendimiz Hazretlerini ve ehlini meratib-i ulya ve makam-ı münteha ve derecat-ı refiaya terfi' buyurmanı hem bizden ve kâffe-i ümmetinden hoşnud ve razı olmasını yalvararak niyaz ve tazarru' ediyoruz.

وَ اَنْ لَا تَكِلَنَا عَلَٓى اَنْفُسِنَا طَرْفَةَ عَيْنٍ وَ لَٓا اِلَٓى اَحَدٍ مِنْ خَلْقِكَ

Hem bir lahza bile nefs-i emaremize mağlub kalmamaklığımızı niyaz ve istirham ediyoruz. Ve mahlûkattan hiç birine dahi zebun ve mahkûm etmemeni ve esaretlerinden halas ve azad buyurmanı tazarru' ediyorum.

وَ تُصْلِحَ لَنَا شَاْنَنَا وَ اَنْ تَحْرُسَنَا بِعَيْنِكَ الَّت۪ى لَا تَنَامُ وَ تَحْفَظَنَا بِرُكْنِكَ الَّذ۪ى لَا يُرَامُ يَا ذَا الْجَلَالِ وَ الْاَكْرَامِ

Hem bizim ahlak ve etvarımızı tehzib ve ıslah ve seyyiatımızı hasenata tebdil buyurmanı, hem asla gaflettar olmayan inayet gözünle hıfz ve hıraset ve kat'a yanılmayan hıfz meleklerinle korunmamızı dahi tazarru' ve niyaz ediyorum.

وَ اَنْ تَصْرِفَ عَنَّا وَ عَمَّنْ عُلِّقَ عَلَيْهِ هٰذِهِ الْاَسْمَٓاءُ اٰفَةَ الْجِنِّ وَ الْاَنْسِ وَ الشَّيَاط۪ينِ

Ey azamet-i celal ve izzet-i cemal sahibi olan Mevla-yı Müteâl hazretleri. Salifüz zikr esma-i mübareke ve evsaf-ı âliye-i kudsiyeni vird-i daimi bilen ve okuyanları ve hamil olanları cin ve ins ve şeytan şerlerinden emin ve masuniyet müyesser eyle.

وَ زَلْزَلَةَ الْاَرْضِ وَ دَكْدَكَةَ الْجِبَالِ مِنْ خَشْيَتِهِ وَ اٰفَةَ الطَّاعُونِ وَ الْوَبَٓاءِ وَ عَيْنَ السُّٓوءِ وَ وَجَعَ الْجَوَارِحِ وَسَٓائِرَ الْاَٰفَاتِ و تَحَفْظَنَا مِنْ كُلِّ شَرٍّ وَ سُٓوءٍ وَ تَرْزُقَنَا السَّلَامَةَ وَ الْعَافِيَةَ وَ الْخَيْرَ فِى الدُّنْيَا وَ الْاَٰخِرَةِ

Ya Rabbi hem taun, veba ve emsali müzmin hastalıklardan ve aza-yı bedenimizin gûna-gûn ağrı ve sızılarından ve ayrı ayrı zikri mümkün olmayan âfât ve şerlerden ve bed ef'alden ve bidalardan lütuf ve inayetinle hıfz ve himaye buyurmanı ve iki cihanda inayet ve riayet ve afiyet ve saadet müyesser ve hayrat ile merzuk ve mesrur buyurmanı niyaz eylerim.

يَا اَرْحَمَ الرَّاحِم۪ينَ بِرَحْمَتِكَ يَٓا اَرْحَمَ الرَّاحِم۪ينَ وَ صَلَّى اللّٰهُ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ٓ اَجْمَع۪ينَ وَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ