Cevşen (Mealli)
— 60 —

وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ Ya Rabb şu zikredeceğim esma-i şerifenle sen Azîmü'ş-Şandan niyaz ediyorum.

1. يَٓا اَوَّلُ Ey Mabud-u Bilhak olup ulûhiyeti Zât-ı kibriyasına münhasır ve muhtass bulunan ve her şeyden akdem olan Zât-ı Kibriya

2. يَٓا اٰخِرُ Ey kâffe-i halaik vazife-i ihtiyariyelerini ifadan sonra terhis edilip mülkünde Bâki kalan Zât-ı Vâris

3. يَا ظَاهِرُ Ey vücub-u vücudu Zâtıyla, sıfatıyla, ef'aliyle malum ve meşhud ve zahir olan Zât-ı Zülkemal

4. يَا بَاطِنُ Ey Zât-ı ulûhiyeti hikmet-i Rabbaniyesi iktizasıyla perdeli olan ve dünyada rü'yet-i cemalini ancak sevgili habibin gibi ikram buyurduğun sultan-ı enbiyadan ma'ada kimseye müşahedeye müyesser olmayan Rabb-ı Müteâl

5. يَا خَالِقُ Ey görünen görünmeyen bütün âlemleri yoktan var eden ve hikmetinin iktizasına göre eşyayı takdir eden Zât

6. يَا رَازِقُ Ey kâffe-i hayattarların rızık ve idare-i nafislerini tekeffül ve ihsan buyuran Zât

7. يَا صَادِقُ Ey sözü, ef'ali ahvaline uygun ve son muamelesi ilk muamelesine mutabık ve muvafık olan Sadık-ül Va'd

8. يَا سَابِقُ Ey Ezelî ve ebedî olan Rabb-i Yezdan, sen Azîmü'ş-Şan her şeyden evvel ve mukaddessin

9. يَا سَٓائِقُ Ey hayata namzed olanları hayat yeri olan dünyaya ve hizmetini tamam edenleri dar-ı ahirete sevk ve iade eden Zât-ı Azîmü'ş-Şan

10. يَا فَالِقُ Ey habb-i neva tabiriyle müsemma, nebatat ve ağaçların maye-i asliyesi bulunan tohum ve çekirdekleri şerait-i lazimesinin cem'iyle neşv-ü nema için iki şakk edip zerreden dağlar gibi eşcarı vücuda getiren Hakîm-i Zülcelal ve Kadîr-i Zülkemal

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ ﴿٦٠﴾

Ya Rabb azamet-i celal ve kudret-i kemal sıfatlarınla seni her türlü nekaisten tenzih ile takdis ederim ki bütün âlemlerde mahz-ı ulûhiyet ve yegâne hâkimiyet sana münhasırdır. Sığınacak ve güvenecek bir melce yoktur. Sana nida ve niyaz ediyorum. Nâçarım, cehennem narından azad buyur Allahım.