1. يَا مَنْ لَا يُرْجىٰٓ اِلَّا فَضْلُهُ Ya Rabb hiçbir şey değil, ancak her şeyden evvel senin fazl ve kerem ve rahmetini umarım
2. يَا مَنْ لَا يُخَافُ اِلَّا عَدْلُهُ Ya Rabb madem sen âdil padişahsın hiçbir şeyden korkulmaz adalet(in) yeter.
3. يَا مَنْ لَا يُنْتَظَرُ اِلَّا بِرُّهُ Ya Rabb hiçbir kimseden bizzât bir şey beklenilmez, yalnız âlemleri medyun-u şükran eden lütuf ve ihsanın beklenir
4. يَا مَنْ لَا يُسْئَلُ اِلَّا عَفْوُهُ Ya Rabb bir şey değil ancak her şeyden evvel azab ve ukubetten azade, hem afv ve mağfiretin istenir
5. يَا مَنْ لَا يَدُومُ اِلَّا مُلْكُهُ Ya Rabb hiçbir mâlikin mülkünde devam ve beka olmaz. Ancak senin mülk ve memleketinde devam ve karar vardır.
6. يَا مَنْ لَا سُلْطَانَ اِلَّا سُلْطَانُهُ Ya Rabb âlemde hakiki hiçbir sahib-i saltanat yoktur. Yalnız senin haşmet ve saltanatının cilveleri var.
7. يَا مَنْ لَا بُرْهَانَ اِلَّا بُرْهَانُهُ Ya Rabb âlemde bizzât hakiki hüküm ve kat'i hüccet ve musaddak bir bürhan yok. Ancak senin hüccet ve ferman-ı celilin imdadıyla bürhan olabilir.
8. يَا مَنْ وَسِعَتْ كُلَّ شَىْءٍ رَحْمَتُهُ Ya Rabb senin rahmet ve mağfiret ve ihsanın çok geniş ve her şeye yetişici ve kâfidir.
9. يَا مَنْ سَبَقَتْ رَحْمَتُهُ عَلٰى غَضَبِه۪ Ey rahmet ve atıfeti kahr ve gadabına galip ve ağır gelen Sultan-ı Zîkerem
10. يَا مَنْ اَحَاطَ بِكُلِّ شَىْءٍ عِلْمُهُ Ya Rabb kainatta olmuş olacak gizli ve aşikâr ne varsa ezelî ve muhit ilminle âlimsin.
Ya Rabb cemi'-i nekaisten münezzeh ve sıfat-ı kemal ve kudretle muttasıfsın. İkrar ve tasdik ile derim ki, Mâlik-ül Mülksün, يَفْعَلُ مَا يَشَٓاءُ sın. Eman ve ilticagâhım ve me'menim ancak sensin. Ey Rabb-ı Nâci, Cehennem narından âzad kıl bizi.