Cevşen (Mealli)
— 18 —

1. يَا مَنْ هُوَ ف۪ى مُلْكِه۪ مُق۪يمٌ Ey mülkünde kaim ve hükmü nafiz olan Vâcib-ül Vücud Hazretleri

2. يَا مَنْ هُوَ ف۪ى جَلَالِه۪ عَظ۪يمٌ Ey azamet ve kudretinde celal sıfatını tecelli ettirip dünyada musibetleri, ahirette azab ve ikabı ihtar ile inzar ve tahvif eden Rabb-i Celil

3. يَا مَنْ هُوَ ف۪ى سُلْطَانِه۪ قَد۪يمٌ Ey hikmet ve hükümet ve hâkimiyetinin ibtidası olmayıp daima bâki ve mevcud, ezelî olan Rabb-i Bâki

4. يَا مَنْ هُوَ عَلٰى عَبْدِه۪ رَح۪يمٌ Ey kulları üzerine şefkat ve rahmet-i bînihayesiyle affeden Zât-ı Kerim

5. يَا مَنْ هُوَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَل۪يمٌ Ey ilm-i muhit ve vasi' iradesi ile her şeyi bilen Allâm-ül Guyub

6. يَا مَنْ هُوَ لِمَنْ جَفَاهُ حَل۪يمٌ Ey izzet-i Rabbaniyesinin ve azamet-i kerimanesinin hilafına küfran ve taaddi edenlere, lînet ve sükunet ve tecil ile muamele buyuran Zât-ı Keremkâr

7. يَا مَنْ هُوَ لِمَنْ تَرَجَّاهُ كَر۪يمٌ Ey Zât-ı ulûhiyetine dayanıp meded ve inayet umanlara hadsiz in'am ve ihsan eden fütuhat ve ferec veren Zât-ı Ecell-i A'la

8. يَا مَنْ هُوَ ف۪ى مَقَاد۪يرِه۪ حَك۪يمٌ Ey mukadderat-ı âlem ve eşyada kader ve kaza icrasını idaresinde hikmetli ve kudretli Hâkim-i Ezelî

9. يَا مَنْ هُوَ ف۪ى حُكْمِه۪ لَط۪يفٌ Ey ilm-i ezelîyesinde ve hikmet-i bediisinde hoş, makbul ve mergub muamelesiyle minnettar buyuran Zât-ı Rauf

10. يَا مَنْ هُوَ ف۪ى لُطْفِه۪ قَد۪يرٌ Ey kerem ve rıfk ve mülâyemetle beraber bilcümle maksud olan umur ve ef'alin icrasına kâdir ve muktedir olan Hak Celle ve A'la Hazretleri

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ ﴿١٨﴾

Cemi'-i nekais ve avaibden münezzeh ve sıfat-ı kemal ve kudretle iktisafını tasdik eder ve derim ki, Mâlik-ül Mülksün, فَعَّالٌ لِمَا يُرِيدُ sin. Eman ve me'menim ancak sensin. Ey Rabb-ı Nâci. Cehennem narından halas kıl bizi.