KASİDE-İ NUR
Eyyühel-ihvân, gel; envâra gel, imana gel! Feth-i nusretle açılmış râyet-i Kur'ân'a gel.
Bak hidayet şemsinin envârına bir göz açıp Külliyât-ı Nûr'u gör, ihsâna bak, Rahmân'a gel.
Perde-i zulumâtı yırtmış, arzı Pür-nûr eylemiş, Cephe-i envâra gel, tılsım keş-i sultana gel.
Münkeşif sathında esrar, mün'akis bahrinde nûr Ey saâdet dâisi, âyine-i Furkân'a gel.
Etme Kur'ân'ın ziyasından sakın kat-ı nazar Sofra-i rahman açık, ikrâma gel, ihsana gel.
İştiyakın nûr için âsârı doldurmuş iken Ebkem-ü lâl olma ey nûr bekleyen, iz'âna gel.
Ahd ü misakı ferâmuş eylemek lâyık değil.
Dâvet-i rahman budur, gel.. Ahd ile peymana gel.
Fehmine, idrakine asrın, bu nûr eyler hitâb Kal'a-i emân budur, emâna gel, fermâna gel.
At nikâb-ı gafleti, seyret bu nur-u satveti Secde-i rahmana gel, Firdevsi gör seyrâna gel.
İttihad-ı Ahmedi'dir (A.S.M.) çare-i emânımız bizim
Ey ehl-i Hak, gel! Hızb-ü Kur'ân-ı Azimüşşâna gel.
Savlet-i âdâya karşı kal'a-i Kur'ân'a gir.
Âşıkâne halka-i imana gel; merdâne gel.
Bir hakâik bahrinin şehnâme-i irfanı bu
Derde derman bekleyen; meydana gel, ummana gel.
Görmek istersen hakâik şemsinin elvânını Ey delâil bekleyen! İz'ân budur; bürhana gel.
Cennet-i Adn'in, muallânın bu tûbâ Kevseri Bâğ-ı Rıdvan isteyen! İn'âm budur, rıdvâna gel.
Münceli esmâ-i Hak sadrinde ol nur-u bahrinin Ey tecelli bekleyen! İmâna gel, irfana gel.
Elhamdülillâh, nuriyle esrara olduk âşinâ Ey fakirâ, nûra erdin, secde-i şükrâna gel.