1. يَا رَبَّ الْاَرْبَابِ Ey umum hayattarların iaşelerini, idarelerini hıfz ve himayelerini, talim ve terbiyelerini mecazî müteahhidlerin binler kat fevkinde hakiki bir Mürebbi-i Ezelî bir Rezzak, Daimi bir Sahib ve Hafîz, Ebedî bir Hamî ve Muallim olan Allah-u Teâlâ Hazretleri
2. يَا مُفَتِّحَ الْاَبْوَابِ Ey bîçare kulları için ümid ve arzusunun pek çok fevkinde hayırlı kapıları açan, hem matlub ve maksuduna îsal eden Zât-ı Zülihsan
3. يَا مُسَبِّبَ الْاَسْبَابِ Ey umum zîşuur umur ve mesalihini zahiren esbaba tevessül yoluyla tesviye etmekte ise de manen ve suret-i hakikiyede şerait-i lazimesini halk ile cemi' esbabı muhtaçlara teshir ve teshil kılan Kâdir-i Kayyum
4. يَا مُعْطِىَ الثَّوَابِ Ey amal-i salihaya müdavim olan ehl-i taat ve inkiyad için اَضْعَافًا مُضَاعَفَةً sırrıyla emr-i hayra koşan, bid'a ve dalaletten kaçanlara hadsiz ecir, mükafat veren Ekrem-ül Ekremin
5. يَا مُلْهِمَ الصَّوَابِ Ey ben-i âdemden hakka talib, akaidi kavî ve her umurunu Rabb-i Kerimine tefviz ile
حَسْبُنَا اللّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ kanun-u ilahisine temessük edenlere tarik-i hak ve sırat-ı müstakimi irae ve ilham eden Erham-ür Rahimîn
6. يَا مُنْشِىَٔ السَّحَابِ Ey semavat ve arzın arasında hasıl olan, hem kar ve yağmurun alamet ve emaresi olan ve pek kısa bir zamanda semavatı kaplayan ve az bir müddet içinde dağılıp kaybolan bulut ve dumanları inşa ve icad eden ve nâmütehanî feza yüzünü örten Akdar-ul Kâdirin
7. يَا شَد۪يدَ الْعِقَابِ Ey nimet ve cud ve bedeninin afiyetini unutup, manen ve halen ukubet ve belasını arayanlara, hem dalalet ve isyanda muzır olanlarda ikabı şedid ve azabı elim olan Ahkem-ül Hâkimin
8. يَا سَر۪يعَ الْحِسَابِ Ey her nefsin hayır ve şerden neler kesb ettiğini bilen ve ceza-i özre sezalarını icraya kadir ve hesabı seri' olan اَسْرَعُ الْحَاسِب۪ينَ
9. يَا مَنْ لَهُ الْاِيَابُ Ey emânât-ı ilahiye ve teklifat-ı Rabbaniyesini tahmil-i taahhüd edenleri muhasebe için yevm-i cezada yine divan-ı adaletine getiren مَالِكِ يَوْمِ الدّ۪ينِ
10. يَا غَفُورُ يَا تَوَّابُ Ey âsi ve mücrim kullarının günahlarını setr eden ve zünubundan nadimen Rabbisine rücû' edip, tâib ve müstağfir olanları afv ve mağfiret eden Gaffar-uz Zünûb
Ya Rabb ben günahkârım, sen Azimu'ş Şan da mağfiretkarsın. Bakma kara defterime, yakma beni narında. Onu yak benim yerime.