1. يَا مَنْ لَا يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلَّا هُوَ Ey mükevvenatta ezelden ebede kadar hazır ve gaib, mevcud ve ma'dumu, olmuş ve olacağı kimse bilmez. İlla ilm-i ezelîsi ile Allah-u Teâlâ Hazretleri bilir.
2. يَا مَنْ لَا يَصْرِفُ السُّٓوءَ اِلَّا هُوَ Ey seyyiat ve taksirat ve ceraimi kimse affetmez ve hasanata kalb etmez. İlla o rahmet-i vasi' olan Mevla-yı Müteâl Hazretleri mağfiret ile seyyiatı hasenata tebdil eder
3. يَا مَنْ لَا يُدَبِّرُ الْاَمْرَ اِلَّا هُوَ Ey hiç ihtiyar ve intihaba layık emr ve iradeyi tefekkür ve teemmül ile icra eden kimse yoktur. İlla her emr-i hayır ve ef'al-i mergubeyi icra eden Allah-u Teâlâ Hazretleri vardır.
4. يَا مَنْ لَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ اِلَّا هُوَ Ey kullarının kusur ve hatalarını mağfiret etmeğe kâdir ve seza kimse yoktur. İlla Gaffar-uz Zünub olan Cenab-ı Hak Celle ve A'la Hazretleri vardır.
5. يَا مَنْ لَا يُقَلِّبُ الْقَلْبَ اِلَّا هُوَ Ey bütün vücud ve aza-i bedeni tahrik eden ve muhtelif ahvale çeviren ve çevrilen kalbi kimse tebdil ve ıslah edemez. İlla Allah-u Azîmü'ş-Şan ihya ve tenvir eder.
6. يَا مَنْ لَا يَخْلُقُ الْخَلْقَ اِلَّا هُوَ Ey envaı muhtelif, elsinesi muhtelif, elvanı muhtelif yüzbinler mahlûkatı halk ve icad etmek kimsenin hakkı değildir. İlla Allah Tebarek ve Teâlâ Hazretlerinin Zât-ı ulûhiyetine mahsus bir sıfattır.
7. يَا مَنْ لَا يُتِمُّ النِّعْمَةَ اِلَّا هُوَ Bilcümle mahlûkata hatta bir karıncaya bile haric kalmaksızın tam ve mebzul bir halde nimet ve rızıklarını kimse deruhde etmez ve edemez. Ancak Allah-u Teâlâ Hazretleri in'am ve ihsan ve itmam eder.
8. يَا مَنْ لَا يُنَزِّلُ الْغَيْثَ اِلَّا هُوَ Zîhayatın çok fazla muhtaç ve bais-i hayatı olan yağmurları tam ihtiyaç zamanında semadan harika ve hayret-aver bir tarzda yağdırmaya kimse muktedir olamaz. İlla Allah Tebarek ve Teâlâ Hazretleri tenzil ve ihsan eder.
9. يَا مَنْ لَا يُحْيِى الْمَوْتٰى اِلَّا هُوَ Haşir gününde had ve hesaba gelmeyen berzah ehlini ve Sur-u İsrafil (a.s) ile diriltmek ve kâffesini Arasat meydanına getirip, muktazi muameleyi yapmak kimsenin kârı değildir. Ancak kudret-i kâmile sahibi olan Hallak-ı Teâlâ Hazretlerinin yed-i iktidarındadır.
10. يَا مَنْ لَا يُغْن۪ى عَلَى التَّحْق۪يقِ اِلَّا هُوَ Her bir zîruhun idame-i hayatı için layık olduğu rızık ve gıdayı kâfi derecede ihtiyaç ve zaruretten kimse halas ve beri' edemez. Ancak ve muhakkak Allah-u Teâlâ Hazretleri müstağni eder ve kâdirdir.
Ya Rabb bu senin mücrim kulun her an gözetir mağfiret yolun. Benim için sıla, kapını çalmak. Gaye ve emelim, rızanı almak. Bakma günahıma bir ismin Settar. Azad kıl narından hem ismin Gaffar.