1. يَا مَنْ لَا شَر۪يكَ لَهُ وَ لَا وَز۪يرَ Ey mülk ve saltanatında ortağı olmadığı gibi, memur ve vekili dahi olmayan eşsiz Padişah-ı Bîmisal
2. يَا مَنْ لَا شَب۪يهَ لَهُ وَ لَا نَظ۪يرَ Ey irade ve hâkimiyet ve kudret ve azametinde benzeri olmadığı gibi, akran ve arkadaşı dahi olmayan Hazret-i Allah Celle Celaluhu
3. يَا خَالِقَ الشَّمْسِ وَ الْقَمَرِ الْمُن۪يرِ Ey âlemlerin faide ve menfaatı mucib, ziyadar güneşi ve münevver kamerin Hâlıkı ve Müdebbiri olan Hak Sübhanehu ve Teâlâ Hazretleri
4. يَا مُغْنِىَ الْبَٓائِسِ الْفَق۪يرِ Ey zarar ve ziyan, şiddet ve cebre düçar olan fakiri, müstağni ve fakra zaruretten kurtaran Zât-ı Ganiyy-i Samed
5. يَا رَازِقَ الطِّفْلِ الصَّغ۪يرِ Ey latif ve leziz bir gıdaya muhtaç olan taze çocuklara hilaf-ı me'mul bir tarzda, şayan-ı hayret bir menbadan rızıklarını ihsan buyuran Hayr-ur Razıkîn
6. يَا رَاحِمَ الشَّيْخِ الْكَب۪يرِ Ey iltifat ve ikrama muhtaç ve şayeste olan ihtiyarlara merhamet ve taltif eden Erham-ur Rahimîn
7. يَا عِصْمَةَ الْخَٓائِفِ الْمُسْتَج۪يرِ Ey taaccübden hayran ve korkup nâlan olanları, cürüm ve günah ve sair measîden hıfz-u vikaye eden Hâfız-ı Hakîkî
8. يَا مَنْ هُوَ بِعِبَادِه۪ بَص۪يرٌ Ey kullarının zahir ve batınlarını gören ve bilen Zât-ı Basir ve Alîm
9. يَا مَنْ هُوَ بِحَوَايِجِ الْعِبَادِ خَب۪يرٌ Ey kullarının hacat-u zaruretlerini yakından bilen ve tazmin eden Zât
10. يَا مَنْ هُوَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ قَد۪يرٌ Ey menfaat ve zarar, hayır ve şer, izzet ve zilletten her bireriyle tavsif etmeye kâdir, muktedir olan Mevla-yı Müteâl Hazretleri
Ey cemî-i noksan sıfatlardan münezzeh ve sıfat-ı kemal ve kudretle muttasıf olan Zât-ı kibriya. Azamet ve kudretini tasdik eder ve derim ki Mâlik-ül Mülksün. يَفْعَلُ مَا يَشَٓاءُ sın. Eman ve ilticagâhım ve me'menim sensin. Ey Rabb-i Nacî. Nar-ı cehennemden azad kıl bizi.