Cevşen (Mealli)
— 67 —

1. يَا مَنْ جَعَلَ الْاَرْضَ مِهَادًا Ey mahlûkatına mahsus ve hususiyle nev-i insan için yeryüzünü karargâh olmak üzere serilmiş yatak halinde inşa eden خَالِقُ السَّمَوَاتِ وَ الْاَرْضِ

2. يَا مَنْ جَعَلَ الْجِبَالَ اَوْتَادًا Ey küçük büyük hadsiz dağları küre-i arzı tahkim ve tarsin için mıhlar ve kazıklar halinde yaratan Fâtır-ı Âzam

3. يَا مَنْ جَعَلَ الشَّمْسَ سِرَاجًا Ey sekene-i arzın rahat ve saadeti ve kudret-i ilahiyesinin izharı için muhkem semada arızasız, bedelsiz, ivazsız kâinatı tenvir eden şems ve peyklerini halk ve teshir eden Hâlık-ı Zülkemal

4. يَا مَنْ جَعَلَ الْقَمَرَ نُورًا Ey ehl-i arzı tenvir ve azametine delil için kameri inşa ve teshir eden ve beşerin umurunun teshil ve tanzimi ve ayların, günlerin bilinmesi için yirmisekiz menzillerde cereyan ettiren kudretli Hallak ve Padişah-ı Âzam

5. يَا مَنْ جَعَلَ الَّيْلَ لِبَاسًا Ey sıcak ve soğuktan muhafaza için giyilen libas gibi beşere gecenin karanlık perdesini örtüp istirahat veren, hem zîşuur halkına zikir ve şükrünü gecede daha efdal kılan ve ekseriya ihafe ve tehlikeli mahallerden gece vaktinde selamete çıkaran Rahman-ı Rahîm

6. يَا مَنْ جَعَلَ النَّوْمَ سُبَاتًا Ey uykuyu nev-i insanın kuvve-i cismaniyesinin rahatına medar, hem sair âza ve bilhassa ruh ve kalb ve şuuru nevmle ta'dil edip intizam ve inkişafını takviye eden Hâlık-ı Rahîm

7. يَا مَنْ جَعَلَ النَّهَارَ مَعَاشًا Ey kesb ve kâr ve maişet tahsil ve temini için gündüzleri münevver ve ziyadar kılan Rabb-i Kerim

8. يَا مَنْ جَعَلَ السَّمَٓاءَ بِنَٓاءً Ey arzda meskûn hayattarlara ikram ve kudret-i ezelîyesini izhar için gökleri bir bina halinde kubbevâri kuran ve kevakib ve emsaliyle donatıp tezyin eden Kadîr-i Bîmisal

9. يَا مَنْ جَعَلَ الْاَشْيَٓاءَ اَزْوَاجًا Ey mahlûkatını erkek ve dişi olarak çift yaratan, hem onların envaının çoğalmasını dileyen ve azamet-i kibriyasını bilfiil göstermek için hadsiz mahlûkatıyla zemini şereflendiren Allah Tebarek ve Teâlâ Hazretleri

10. يَا مَنْ جَعَلَ النَّارَ مِرْصَادًا Ey ahirette âsi ve kâfirleri tecziye ve tazib için cehennemi halk ve ehl-i cennetin bile o ceza mahalli olan cehennemden yani cehennem üzerinden cennete geçmeleri muhakkak olduğunu ilan eden Melik-i Muktedir

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّارِ ﴿٦٧﴾

Ey Azîmü'ş-Şan bu kulunda cürüm ve günah çok, senin de afvın hak. Günah defterimi yak, bana nazar-ı merhamet ile bak.