1. يَا مَنْ لَامَفَرَّ اِلَّٓا اِلَيْهِ Dünya ve ahirette kaçıp sığınacak birisi yok, ancak o Bâri-i Zülkemal var
2. يَا مَنْ لَا مَفْزَعَ اِلَّٓا اِلَيْهِ Feryad ve figan ve istimdada layık kimse yok, ancak o Fâtır-ı Akdes vardır
3. يَا مَنْ لَا مَلْجَأَ اِلَّٓا اِلَيْهِ Dayanacak ve arkalanacak hiçbir şey yok, ancak o Muîn-i Ebedî vardır
4. يَا مَنْ لَا يُتَوَكَّلُ اِلَّا عَلَيْهِ Kimseye izhar-ı esrar ve itimad edilemez, ancak o şeriksiz vekile itimad edilir
5. يَا مَنْ لَا مَقْصَدَ اِلَّٓا اِلَيْهِ Matlab ve merama ve vusulüne vesile kimse yok, ancak o Bâri-i Teâlâ vardır
6. يَا مَنْ لَا مَنْجَأَ اِلَّٓا اِلَيْهِ Hiçbir bâis-i necat ve vesile-i halas kimse yoktur, ancak o Rabb-i Rahîm ve Hâlık-ı Kerim vardır
7. يَا مَنْ لَا يُرْغَبُ اِلَّٓا اِلَيْهِ Kemal-i arzu ve hahişle sevmeye, istemeye layık kimse yoktur, ancak o Kadîr-i Zülkemal vardır
8. يَا مَنْ لَا يُعْبَدُ اِلَّٓا اِيَّاهُ İbadet ve perestişe kimse layık değildir illa Allah-u Azîmü'ş-Şan Mabud-u Bilhaktır.
9. يَا مَنْ لَا يُسْتَعَانُ اِلَّا مِنْهُ İnayet ve yardım hiç kimseden beklenmez ve istenmez, ancak Allah-u Azîmü'ş-Şandan istenir
10. يَا مَنْ لَا حَوْلَ وَ لَا قُوَّةَ اِلَّا بِه۪ Masiyetten teberri ve rıza-i ilahiyeye vasıl olmaya bir kuvvet ve kudret yoktur. Ancak tevfikat-ı ilahiye mazhariyet inayet-i Rabbaniye ile olur.
Ya Rabb sıfat-ı kemal ve cemalini takdis ve zıddından tenzih ile huzur-u emanına geldim. Ey Rabb-i Naci. Cehennemden halas kıl bizi