1. يَا مَنْ هُوَ رَبُّ كُلِّ شَىْءٍ Ey her bir zîhayatı muntazam idare ve iaşe ve terbiye edip yaşatan Rezzak-ı Hakîkî ve Perverdigâr-ı Ezelî
2. يَا مَنْ هُوَ اِلٰهُ كُلِّ شَىْءٍ Ey her şeyin halen ve kalen Mabudu, müstakillen sahib ve mâliki olan Vâhid-i Ehad
3. يَا مَنْ هُوَ خَالِقُ كُلِّ شَىْءٍ Ey her şeyi yoktan yaratan ve muine muhtaç olmayan Fâtır-ı Akdes
4. يَا مَنْ هُوَ فَوْقَ كُلِّ شَىْءٍ Ey halikıyet ve rezzakiyet ve mâlikiyet gibi umum ef'al ve sıfatında hayret-bahş icraatıyla beraber her şeyin üstünde hâkim ve galib olan Hüda-i Yekta
5. يَا مَنْ هُوَ قَبْلَ كُلِّ شَىْءٍ Ey Zât-ı Ecell ve A'lasından mukaddem bir şeyler olmayıp ancak ulûhiyet kendisine muhtass olan Mevla-yı Müteâl
6. يَا مَنْ هُوَ بَعْدَ كُلِّ شَىْءٍ Ey zîhayattan her biri hayattaki vazifesini ikmalden sonra yevm-ül ba'se kadar fani ve madum olup ancak mülkünde bâki kalan Vâris-i Kadîm-i Lâyemut
7. يَا مَنْ هُوَ عَالِمُ كُلِّ شَىْءٍ Ey ilm-i ezelî ve hikmet-i sermedîsi ile her şeyin künh ve hakikatına âlim olan Zât
8. يَا مَنْ هُوَ قَادِرُ كُلِّ شَىْءٍ Ey her şeyi halk ve icad, rızık ve terbiye, ihya ve imate gibi her şeye kâdir olan Zât-ı Zülkemal
9. يَا مَنْ هُوَ صَانِعُ كُلِّ شَىْءٍ Ey kâinatın mebdeinden müntehasına kadar canlı, cansız semavî ve arzî umum mevcudat arasında en son harika ve hayret-aver şeylerin dahi kudretli Sanii olan Rabb-i Hakîm
10. يَا مَنْ هُوَ يَبْقٰى وَ يَفْنٰى كُلُّ شَىْءٍ Ey her şeye bir hikmet-i ezeliye için beka ve umran veren diğer bir maksad-ı ebediye için yevm-ül cezaya kadar muvakkat cismani, maddi cihetinde adem ve fenaya sevk eden Bâki-i Zülkemal
Allahım senin mahlûkat üzerinde mütemadiyen tezahür eden evsaf-ı kemal ve celal ve cemalinle takdis ve hilafından tenzih ile derim ki, Mabud-u Bilhaksın âdil sultansın. İşte dergâh-ı emanına girdim. Defter-i siyahımı yak. Bana nazar-ı rahmet ile bak.