Siracünnur
— 285 —

Hazretinize buradan ayrılık söylemiştim

Çekilip nur-u hidayet yine zindan olacak

Yine firkat, yine hasret, yine hüsran olacak

Yine sen, yaş yerine kan akıtıp ağla gözüm

Çünkü hicran dolu kalbim yine hicran olacak

Yine göç var diye mecnuna haber verme sakın

Yine matem, yine zâri, yine efgan olacak

Açılan ol gül-ü tevhid, sararıp solsa gerek

Kapanıp Kâbe-i irfan, yine viran olacak

Haber aldım ki yarın yâd olacakmış bize yâr

Ne büyük yâre ki kimler buna derman olacak

Bu büyük derd-i elemden kime şekva edeyim

İşiten nâlemi, hep ben gibi nâlân olacak

O şifa-bahş olan envarını sen çeksen eğer

Bana kim nur verecek, kim bana Lokman olacak

O temiz pâk nefesin, âb-ı hayatı bu çölün

Onu dûr etme ki her fert ona reyyan olacak

Hele ol nur-u şerifin kime değmişse eğer

Küçücük zerre de olsa meh-i tâbân olacak.

O lütufkâr, o keremkâr eli öptükçe, benim

Bu küçük kalb-i hazînim yine handan olacak.

Bab-ı feyzinden ırak olmayı aslâ çekemem

Dahi nezrim bu ki canım sana kurban {(*): Bu şehit kardeşim gibi Nur'un kahraman fedakâr şakirdlerinin pek kuvvetli duaları o zehiri kırdı. O vasiyetnamenin hükmünü tehire vesile oldu.} olacak