— 597 —
96-Alak
(٩٦) سُورَةُ الْعَلَقِ(٩٦) سُورَةُ الْعَلَقِ
{Alak, insanın yaratılış safhalarından olan aşılanmış yumurtayı ifade eder. Bu sûreye "İkra' sûresi" de denir. Mekke'de inmiştir; 19 âyettir. İlk 5 âyeti, Kur'an'ın ilk inen âyetleridir.
Bu sûrede okumanın, öğrenmenin üstünlüğü, insanın yaratılışı, kalemin özelliği, bunların insana Allah'ın ihsanı olduğu, insanın bunları düşünmesi, Rabbine itaat etmesi gerektiği, aksi halde azaba dûçar olacağı anlatılır.}
﴿ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ ﴾﴿ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ ﴾
﴿ اِقْرَاْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذ۪ى خَلَقَۚ﴿١﴾ خَلَقَ الْاِنْسَانَ مِنْ عَلَقٍۚ﴿٢﴾ ﴾﴿ اِقْرَاْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذ۪ى خَلَقَۚ﴿١﴾ خَلَقَ الْاِنْسَانَ مِنْ عَلَقٍۚ﴿٢﴾ ﴾
1-2- Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir aşılanmış yumurtadan yarattı.
﴿ اِقْرَاْ وَرَبُّكَ الْاَكْرَمُۙ﴿٣﴾ اَلَّذ۪ى عَلَّمَ بِالْقَلَمِۙ﴿٤﴾ عَلَّمَ الْاِنْسَانَ مَالَمْ يَعْلَمْۜ﴿٥﴾ ﴾﴿ اِقْرَاْ وَرَبُّكَ الْاَكْرَمُۙ﴿٣﴾ اَلَّذ۪ى عَلَّمَ بِالْقَلَمِۙ﴿٤﴾ عَلَّمَ الْاِنْسَانَ مَالَمْ يَعْلَمْۜ﴿٥﴾ ﴾
3-4-5- Oku! İnsana bilmediklerini belleten, kalemle (yazmayı) öğreten Rabbin, en büyük kerem sahibidir.
﴿ كَلَّٓا اِنَّ الْاِنْسَانَ لَيَطْغٰىۙ﴿٦﴾ اَنْ رَاٰهُ اسْتَغْنٰىۜ﴿٧﴾ اِنَّ اِلٰى رَبِّكَ الرُّجْعٰىۜ﴿٨﴾ ﴾﴿ كَلَّٓا اِنَّ الْاِنْسَانَ لَيَطْغٰىۙ﴿٦﴾ اَنْ رَاٰهُ اسْتَغْنٰىۜ﴿٧﴾ اِنَّ اِلٰى رَبِّكَ الرُّجْعٰىۜ﴿٨﴾ ﴾
6-7-8- Gerçek şu ki, insan kendini kendine yeterli görerek azar. Kuşkusuz dönüş Rabbinedir.
﴿ اَرَاَيْتَ الَّذ۪ى يَنْهٰىۙ﴿٩﴾ عَبْدًا اِذَا صَلّٰىۜ﴿١٠﴾ ﴾﴿ اَرَاَيْتَ الَّذ۪ى يَنْهٰىۙ﴿٩﴾ عَبْدًا اِذَا صَلّٰىۜ﴿١٠﴾ ﴾
9-10- Namaz kılarken bir kulu (Peygamber'i namazdan) menedeni gördün mü?
{Bu âyetler, Peygamberimize namaz kılarken sataşan Ebu Cehil hakkında inmiştir. O ve benzerleri hakkında 11 ve 12. âyetteki şekilde buyurulmaktadır.}
﴿ اَرَاَيْتَ اِنْ كَانَ عَلَى الْهُدٰىۙ﴿١١﴾ اَوْ اَمَرَ بِالتَّقْوٰىۜ﴿١٢﴾ ﴾﴿ اَرَاَيْتَ اِنْ كَانَ عَلَى الْهُدٰىۙ﴿١١﴾ اَوْ اَمَرَ بِالتَّقْوٰىۜ﴿١٢﴾ ﴾
11-12- Ne dersin, o (Peygamber) doğru yolda ise yahut takvâyı emrediyorsa!
﴿ اَرَاَيْتَ اِنْ كَذَّبَ وَتَوَلّٰىۜ﴿١٣﴾ ﴾﴿ اَرَاَيْتَ اِنْ كَذَّبَ وَتَوَلّٰىۜ﴿١٣﴾ ﴾
13- Ne dersin o (meneden, Peygamber'i) yalanlıyor ve doğru yoldan yüz çeviriyorsa!
﴿ اَلَمْ يَعْلَمْ بِاَنَّ اللّٰهَ يَرٰىۜ﴿١٤﴾ ﴾﴿ اَلَمْ يَعْلَمْ بِاَنَّ اللّٰهَ يَرٰىۜ﴿١٤﴾ ﴾
14- (Bu adam) Allah'ın, (yaptıklarını) gördüğünü bilmez mi!
﴿ كَلَّا لَئِنْ لَمْ يَنْتَهِ۬ لَنَسْفَعًا بِالنَّاصِيَةِۙ﴿١٥﴾ نَاصِيَةٍ كَاذِبَةٍ خَاطِئَةٍۚ﴿١٦﴾ فَلْيَدْعُ نَادِيَهُۙ﴿١٧﴾ سَنَدْعُ الزَّبَانِيَةَۙ﴿١٨﴾ ﴾﴿ كَلَّا لَئِنْ لَمْ يَنْتَهِ۬ لَنَسْفَعًا بِالنَّاصِيَةِۙ﴿١٥﴾ نَاصِيَةٍ كَاذِبَةٍ خَاطِئَةٍۚ﴿١٦﴾ فَلْيَدْعُ نَادِيَهُۙ﴿١٧﴾ سَنَدْعُ الزَّبَانِيَةَۙ﴿١٨﴾ ﴾
Secde
﴿ كَلَّاۜ لَاتُطِعْهُ وَاسْجُدْ وَاقْتَرِبْ﴿١٩﴾ ﴾﴿ كَلَّاۜ لَاتُطِعْهُ وَاسْجُدْ وَاقْتَرِبْ﴿١٩﴾ ﴾
15-16-17-18-19- Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından (perçeminden), o yalancı, günahkâr alından (perçemden) yakalarız (cehenneme atarız). O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını) çağırsın. Biz de zebânîleri çağıracağız. Hayır! Ona uyma! Allah'a secde et ve (yalnızca O'na) yaklaş!