Kur'ân Meali
— 593 —

90-Beled

(٩٠) سُورَةُ الْبَلَدِ

{Mekke'de Kaf sûresinden sonra inmiştir, 20 âyettir. Adını, ilk âyette geçen, Mekke'yi anlatan ve "şehir" anlamına gelen "beled" kelimesinden almaktadır.

Bu sûrede insanın yaratılışından, onun bazı davranışlarından, insana verilen üstün vasıflardan, o vasıfları iyiye kullanmayanın kötü âkıbetinden, iyiye kullananların da mutlu geleceklerinden söz edilir.}

﴿ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ ﴾
﴿ لَٓا اُقْسِمُ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ﴿١﴾ وَاَنْتَ حِلٌّ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ﴿٢﴾ وَوَالِدٍ وَمَا وَلَدَۙ﴿٣﴾ لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ ف۪ى كَبَدٍۜ﴿٤﴾ ﴾

1-2-3-4- Bu beldeye -ki sen bu beldedesin-, babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki biz, insanı (yüzyüze geleceği nice) zorluklar içinde yarattık.

﴿ اَيَحْسَبُ اَنْ لَنْ يَقْدِرَ عَلَيْهِ اَحَدٌۢ﴿٥﴾ ﴾

5- İnsan, hiç kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?

﴿ يَقُولُ اَهْلَكْتُ مَالًا لُبَدًاۜ﴿٦﴾ ﴾

6- "Pek çok mal harcadım" diyor.

{Bazı tefsirlere göre, âyette, müşriklerin Hz. Peygamber'e düşmanlık uğruna yaptıkları harcamalardan söz etmelerine işaret olunmaktadır.}

﴿ اَيَحْسَبُ اَنْ لَمْ يَرَهُٓ اَحَدٌۜ﴿٧﴾ ﴾

7- Kimse onu görmedi mi sanıyor?

— 594 —
﴿ اَلَمْ نَجْعَلْ لَهُ عَيْنَيْنِۙ﴿٨﴾ وَلِسَانًا وَشَفَتَيْنِۙ﴿٩﴾ وَهَدَيْنَاهُ النَّجْدَيْنِۚ﴿١٠﴾ ﴾

8-9-10- Biz ona iki göz, bir dil ve iki dudak vermedik mi? Ona iki yolu (doğru ve eğriyi) göstermedik mi?

﴿ فَلَا اقْتَحَمَ الْعَقَبَةَۘ﴿١١﴾ وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْعَقَبَةُۜ﴿١٢﴾ فَكُّ رَقَبَةٍۙ﴿١٣﴾ اَوْ اِطْعَامٌ ف۪ى يَوْمٍ ذ۪ى مَسْغَبَةٍۙ﴿١٤﴾ يَت۪يمًا ذَا مَقْرَبَةٍۙ﴿١٥﴾ اَوْ مِسْك۪ينًا ذَا مَتْرَبَةٍۜ﴿١٦﴾ ﴾

11-12-13-14-15-16- Fakat o, sarp yokuşu aşamadı. O sarp yokuş nedir bilir misin? Köle azat etmek veya açlık gününde yakını olan bir yetimi, yahut aç-açık bir yoksulu doyurmaktır.

﴿ ثُمَّ كَانَ مِنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا بِالْمَرْحَمَةِۜ﴿١٧﴾ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِۜ﴿١٨﴾ ﴾

17-18- Sonra iman edenlerden, birbirlerine sabrı tavsiye edenlerden ve birbirlerine acımayı öğütleyenlerden olmaktır. İşte bunlar sağdakilerdir.

{Kur'an'da geçen "sağdakiler" ve "soldakiler" tabirlerinin anlamı için Vâkıa sûresi, 8, 9, 16. âyetlerin açıklamasına bakınız.}

﴿ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِنَا هُمْ اَصْحَابُ الْمَشْئَمَةِۜ﴿١٩﴾ عَلَيْهِمْ نَارٌ مُؤْصَدَةٌ﴿٢٠﴾ ﴾

19-20- Âyetlerimizi inkâr edenler ise işte onlar soldakilerdir. Cezaları, kapıları üzerlerine sımsıkı kapatılmış bir ateştir.