AVRUPA'DA BULUNAN MÜHİM BİR ÂLİMİN MANZUMELERİDİR.
Ey benim has nur-u didem, ruh-u zübdem kardaşım;
Nurdan olmuş, nuru bulmuş, nurla dolmuş nurdaşım!
İstikamet üzre olsun mesleği sevkin bütün,
İstikamet nisbetinde tam gerek şevkin bütün
Zikr ü fikrin uygun olsun rıfk ile vıfkın bütün
Hizmetince olmuyor mu ücretin hakkın bütün
Gayretin mi'yarıdır hep sendeki zevkin bütün
Mü'min-i kâmil isen dinden coşar aşkın bütün
Eskiden vasfındır ey has müslüman sıdkın bütün,
İsm ü resmin ayrı düşsün gayrıdan farkın bütün
Ey benim has nur-u didem, ruh-u zübdem kardaşım ;
Nurdan olmuş, nuru bulmuş, nurla dolmuş nurdaşım!
Ahd-i mü'min: cehdidir hak dinini ihya için.
Cehd-i mü'min: sa'ydir, imanını ihya için
Azm-i mü'min: vakf-ı mevcud, nurunu ibka için
Rezm-i mü'min: bezl-i candır, emrini icra için
Deyn-i mü'min: nar-ı küfrü durmamak itfa için
Din-i mü'min: kinledir her dinsizi imha için.
Vasf-ı mü'min: neşr-i dindir beytini inşa için.
Şan-ı mü'min: hep çalışsın şartını îfa için
Ey benim has nur-u didem, ruh-u zübdem kardaşım;
Nurdan olmuş, nuru bulmuş, nurla dolmuş nurdaşım!
Müslümanım dersin, imanında sağlam sadık ol,
Sıdkına bürhan getir, Hak emrini hep nâtık ol.
Akdini teyid için misakla bağlan, vâsık ol.
İlleti teşhis edip de yap tedavi, hâzık ol.
Fâsık olma, mârık olma, lâhik olma, sâbık ol!
Her cihetten olma dûn, emsaline sen faik ol!
Ehl-i hakka, nur-u hakka, din-i hakka âşık ol!
Sâbıkînin zümresinde kaydın olsun, lâyık ol!
Ey benim has nur-u didem, ruh-u zübdem kardaşım;
Nurdan olmuş, nuru bulmuş, nurla dolmuş nurdaşım!
Gafil olma, müntebih ol, daima ey müslüman,
Aç basarla iç basiret gözlerini her zaman.
Kalbine sığmış senin şu hâkidanla âsuman.
Kendini pek görme âlemlerde dûn u müstehan!
Gerçi nâsut u zemin olmuş sana bir âşiyan,
Lâkin elyak, nazm-ı hakka yine sensin tercüman.
Feyzine müştak felek, manana meftun kudsiyan,
Mutmain ol ki, muînin hep Huda-i Müstean.
Ey benim has nur-u didem, ruh-u zübdem kardaşım;
Nurdan olmuş, nuru bulmuş, nurla dolmuş nurdaşım!
Ey mükerrem Hak kulu, tutmakta kendi nurunu!
Ey mufaddal abd-i âciz, anlayan meş'urunu!
Ey mübeccel cirm-i asgar, borç bilen memurunu!
Ey münevver cism-i ekrem, farkeden makdûrunu!
Ey mümeyyiz akl-ı vâhid, söyleyen meysurunu!
Ey müna'am nefs-i mümtaz, isteyen mevfurunu!
Ey mükemmel ruh-u insan, söyleyen düsturunu!
Ey benim has nur-u didem, ruh-u umdem kardaşım;
Nurdan olmuş, nuru bulmuş, nurla dolmuş nurdaşım!
Gına bulduk, büyük servet
Gınasından Said Nur'un.
Şifa bulduk, yeter devlet
Devasından Said Nur'un.
Tarîkında zaferyâbız
Şiarıyla şerefyâbız
Şükür Hakk'a feyizyâbız
Duasından Said Nur'un.
Medarında nümudarız
Huzurundan haberdarız
Hübubiyle havadarız
Sabasından Said Nur'un.
Çıkan yoktur zılalinden
Kaçan yoktur cemalinden
Misal aldık hısalinden
Edasından Said Nur'un.
Dürûsuyla muallâyız
Salahiyle müzekkâyız
Musaffayız, murebbayız
Gıdasından Said Nur'un!
Zuhuruyla belâğ gördük
Şuuruyla çerağ gördük
Füyuzuyla şuâ gördük
Ziyasından Said Nur'un.
Şerif oldu şerafette
Delil oldu delalette
Biz aldık nur hidayette
Hüdasından Said Nur'un.
Bed olduk biz ve nîk olduk
Saadette şerik olduk
Emir olduk, melik olduk
Hümasından Said Nur'un.
Resulden tam hısal almış
Velilerden mecal almış
Eâli hep makal almış
Nidasından Said Nur'un.
Süleymandan, selim anlar
Ganemden de halîm anlar
Fehîm anlar, alîm anlar
Nevasından Said Nur'un.
Ne mizan var, ne de ölçek
Hakikattır bu söz gerçek
Zekâ-ender olan yüksek
Dehasından Said Nur'un.
Kelâm almak, nizam almak
Tamamıyla meram almak
Ne mümkündür makam almak
Sivasından Said Nur'un.
Ne kuvvetli o temyizi
Ne hoş tab'ı dil-âvizi
Uzaklaşmaz tilamizi
Fezasından Said Nur'un.
Gören lâzım, o çağrılmak
Selâmlanmak ve kayrılmak
Kimin haddi hiç ayrılmak
Gazâsından Said Nur'un.
Onun hasmı değil mâric
Onun dostu olur âric
Derim olmaz kalan hariç
Livasından Said Nur'un.
Ne nimettir nur olmakta
Ne rahmettir hür olmakta
Elîmdir pek dûr olmakta
Likasından Said Nur'un.
Vuzuh bulmak, hafâ bulmak
Gelir ondan vefa bulmak
Müyesserdir safa bulmak
Bekasından Said Nur'un.
Alâsından âlî olduk
Velâsından veli olduk
Hafî olduk, halî olduk
Rehasından Said Nur'un.
Seherlerde kanat açtım
Ufuklarda bir iz seçtim
Sehî oldum biraz geçtim
Semasından Said Nur'un.
Hitab ettim umum halka
Kitab yazdım karin hakka
Eser koydum düşüp aşka
Kuvasından Said Nur'un.
Bilâd memnun, ibad memnun
İmad memnun, idad memnun
Reşad memnun, cihad memnun
Senasından Said Nur'un.
Bu canlar hep fedamızdır
Onunçün hep ricamızdır
Mezid ömrü duamızdır
Hudasından Said Nur'un.
Feyyaz-ı Ezel verdi saadet o Said'e
Deyyan-ı Ebed koydu hidayet o Said'e
Mevcud eserinden okunur nur-u hakaik
Hak, doğmadan etmişti inayet o Said'e.
Mebzul, medenî bin harekâtında zafer var
İrfan ise nefhetti celadet o Said'e
Dinî nice bin işde o olmuş müteâlî
İman dahi dökmüş ne salabet o Said'e.
Mesbuk, müteâlî hidematında muvaffak
Vaki' her işi açtı selâmet o Said'e.
Hep hârikalarla doludur şanlı hayatı
Hep mu'cizeler yazdı beraat o Said'e.
Âsârını tedkik ediver gör ne feyiz var
Er sen de... Rab erdirdi fazilet o Said'e.
Ahkâmını i'lâya mücahid ne gazâdır
Şâfi' olacak Zât-ı Şeriat o Said'e.
İcrasına her emrini, her nehyini azim
Dareyni saadet kıldı diyanet o Said'e.
Meslekte ilâ-yevm-i kıyam sabit olan Nur
Nur kendisi saçmakta beşaret o Said'e.
Mahsus ona ta'zim ile tekrim sona varsın
Lâyık "heme hürmet ve riayet" o Said'e...
Bu Nurlara Bismillah ile girelim ey kardaşlar,
Bu sözlere hamdederek başlayalım ey yoldaşlar,
Bu bağlara şükrederek biz bakalım ey haldaşlar,
Bu gülleri fikrederek koklayalım ey dindaşlar,
Tullab-ı Nur'un elleriyle kurtulacak çok düşmüşler,
Naşirlerinin dilleriyle dirilecek çok ölmüşler.
Selâm olsun hepinize ey Kur'an'ın hâdimleri,
İkram olsun ruhunuza ey Nurların naşirleri,
İman dolsun kalbinize ey Sözlerin kâtibleri,
Envâr dolsun kabrinize ey Nurların şakirdleri,
Tullab-ı Nur'un elleriyle kurtulacak çok düşmüşler,
Naşirlerinin dilleriyle dirilecek çok ölmüşler.
Talebelerin üstadına "Said" derler hem adına.
Bu ümmetin imdadına, "Nursî" memur irşadına,
Nasihatı ihvanına: "Koşun halkın ıslahına,
Nurla gidin yanlarına, davet edin ahkâmına."
Tullab-ı Nur'un elleriyle kurtulacak çok düşmüşler,
Naşirlerinin dilleriyle dirilecek çok ölmüşler.
Korkmayınız kîl u kàlden Allah sizi kurtaracak
Yılmayınız hücumlardan, Sözler sizi kurtaracak
Bıkmayınız derd-i gamdan, Nurlar sizi kurtaracak
Çıkmayınız nurlu yoldan, yoktur başka kurtaracak.
Tullab-ı Nur'un elleriyle kurtulacak çok düşmüşler,
Naşirlerinin dilleriyle dirilecek çok ölmüşler.
Birlikleri tevhidlidir, yok bunlarda ayrılık
Fikirleri teslimlidir, yok bunlarda gayrılık
Kullukları imanlıdır, yok bu zümrede azgınlık
A'malleri ihlaslıdır, yok işlerinde bozukluk.
Tullab-ı Nur'un elleriyle kurtulacak çok düşmüşler,
Naşirlerinin dilleriyle dirilecek çok ölmüşler.
Üstadları yalnız iken, sırran oldu tenevverat
Şakirdleri pek az iken, binler oldu bak ne hikmet
Hêdimleri pek çok iken, Allah verdi Nur'a nusret
Bu Hulusi bir mûr iken, Allah verdi şükr-ü nimet.
Tullab-ı Nur'un elleriyle kurtulacak çok düşmüşler.
Naşirlerinin dilleriyle dirilecek çok ölmüşler.