âyetinin Veraset-i Ahmediye (A.S.M.) cihetinde ve mana-yı işarî noktasında ve bu asırda o Rahmetenlilâlemîn'in bir âyinesi ve hakikat-i Kur'aniyenin bir hakikî tefsiri olan Risale-i Nur, o küllî rahmetin bir cilvesi ve bir numunesi olmasından; hakikat-i Muhammediyenin (A.S.M.) bir kısım evsafı, mana-yı mecazî ile cüz'î bir vârisine verilebilir diye, bu parlak kasideye ilişmedim. Yalnız hakikat-i Ahmediye (A.S.M.) âyinesinin farkına işareten bazı kelimeler ilâve edildi.
Huzur bulur bugün seninle âlem
Ey bu asırda rahmet-i âlem Risale-i Nur
Sürur bulur bugün seninle âdem
Ey bir rahmet-i âlem Risale-i Nur
Bu hasta gönüller çoktan perişan
Varsa sende eğer Lokman'dan nişan
Bir şifa sun, gel ey mahbub-u zîşan
Ey cilve-i rahmet-i âlem Risale-i Nur
Gelmez mi sonu bu uzun hecenin
Geçmez mi gamı bu yaslı gecenin
Zâri arttı, sabrı bitti nicenin
Ey cilve-i rahmet-i âlem Risale-i Nur
Fahr-i Âlem, Arş'tan bu yere indi
Şah-ı Velayet gelip Düldül'e bindi
Zülfikar'a bugün artık Nur dendi
Ey bu zamanda rahmet-i âlem Risale-i Nur
Yolumuz bu Nur'un bu nurlu yolu
Olduk hepimiz o Nur'un bir kulu
Nur yolunda yürüyene hem ne mutlu
Ey numune-i rahmet-i âlem Risale-i Nur
Nurs'un nur çıkan nurlu dağında
Bülbül öter bahçesinde bağında
Tozu olsak onun pâk ayağında
Ey rahmet-i âlem cilvesi Risale-i Nur
Derdlere dermansın, mahbub-u cansın
Hem câmi'ü'l-esma vel-Kur'ansın
Hem de Nur-u Hak'tan bize ihsansın
Ey bir rahmet-i âlem Risale-i Nur
Bu âlemde madde değil, bir özsün
Her zerreden bakan bütün bir gözsün
Kâinatı hayran eden bütün bir yüzsün
Ey misal-i rahmet-i âlem Risale-i Nur
Asl-ı evvelisin balın, şekerin
Deryasısın cümle ilmin, hünerin
Gelmedi cihana böyle eser-i benzerin
Ey mir'at-ı rahmet-i âlem Risale-i Nur
Sen aylardan, güneşlerden üstünsün
Nihayetsiz, sonu gelmez bütünsün
Nur cemalin bütün bütün görünsün
Ey mazhar-ı rahmet-i âlem Risale-i Nur
Boyun büküp acı acı melerdik
Gözyaşını kanlar ile silerdik
Görsek diye seni Hak'tan dilerdik
Ey bir temsil-i rahmet-i âlem Risale-i Nur
Çünki sensin bu asırda Rahmetenlilâlemîn'in cilvesi
Çünki sensin şimdi Şefîu'l-Müznibîn'in vârisi
Ağisnâ yâ Gıyase'l-Müstagîsîn bir duası
Ey şu'le-i rahmet-i âlem Risale-i Nur
Şifa bulsun şimdi biraz yaramız
Revaç bulsun geçmez olan paramız
Saç nurunu, aka dönsün karamız
Ey ziya-i rahmet-i âlem Risale-i Nur
Cürmümüzle külhan gibi pür-nârız
Derd elinden hem her gün zâr u zârız
Afvet bizi madem sana hep yârız
Ey nur-u rahmet-i âlem Risale-i Nur
Meylimiz yok yalancı bir dünyaya
Son verdik biz bid'alara, riyaya
Kapılmayız öyle kuru hülyaya
Ey bir hakikat-i rahmet-i âlem Risale-i Nur
Yok bizde cem'iyet kurmak hülyası
Yok başka bir yola gitmek sevdası
Olduk ancak Nur'un derdli şeydası
Ey derdlilere rahmet-i âlem Risale-i Nur
Yollarda bıraktık geçtik dervişi
Attık gönüllerden öyle teşvişi
Kâfi bu parlayan nurun güneşi
Ey ma'kes-i rahmet-i âlem Risale-i Nur
Geçmişiz hep medihlerden senadan
Yüz çevirdik servetlerden gınadan
Nur isteriz, geçmeden bu fenadan
Ey bu asırda rahmet-i âlem Risale-i Nur
Nur elinden içeli biz şarabı
Çevirmişiz tatlılığa azabı
Bir mahbubun biz de olduk türabı
Ey bize rahmet-i âlem Risale-i Nur
Âşıkların, arşa çıkan feryadı
Ağlatıyor o pâk ruhlu ecdadı
Allah için eyle bize imdadı
Ey muhtaçlara rahmet-i âlem Risale-i Nur
Gökler saldı bela, yer verdi bela
Sarstı âfâkı bir acı vaveylâ
Rahmet et âleme ey Nur-u Mevlâ
Ey cilve-i rahmet-i âlem Risale-i Nur
Bir yanda sel var, bir yanda kan akar
Bu bela ateşi âlemi yakar
Ağlayan bu beşer hep sana bakar
Ey numune-i rahmet-i âlem Risale-i Nur
Çevrildi ateşle bu koca dünya
Bir Cehennem gibi kaynadı derya
Yetiş imdada ey şah-ı evliya
Ey bu zamanda rahmet-i âlem Risale-i Nur
Her yangını senin nurun söndürür
Herbir yeri bir gülşene senin nurun döndürür
Deccal'ı da bir gün gelir elbet öldürür
Ey nur-u rahmet-i âlem Risale-i Nur
Zındıkaya, küfre karşı saldırdın
Gönüllerden kederleri kaldırdın
Bizi nurun deryasına daldırdın
Ey bîçarelere rahmet-i âlem Risale-i Nur
Kaldıramaz sana aslâ kimse el
Bağlıyoruz bizler sana candan bel
Dünyalara sensin ümid ve emel
Ey ziya-i rahmet-i âlem Risale-i Nur
Sen ordu kurmazsın erle, uşakla
Savaşmazsın öyle topla, bıçakla
Nurunla şu asrı tutup kucakla
Ey şimdi rahmet-i âlem Risale-i Nur
Bitsin de, bu korkunç tufan-ı şedid
Açılsın yepyeni bir devr-i mes'ud
Onsekiz bin âlem eylesin hep îd
Ey ehl-i Kur'ana rahmet-i âlem Risale-i Nur
Geliyor şu karşıdan gerçi bir zulmet
Fakat sensin bugün atâ-yı rahmet
Boğacaksın onu nurunla elbet
Ey bir rahmet-i âlem Risale-i Nur
Kızıl ejder yuvamıza girmesin
Zehirli eli yakamıza ermesin
Karşı durup nurun fırsat vermesin
Ey seyf-i rahmet-i âlem Risale-i Nur
Kara duman üstümüzden dağılsın
Kızıl alev sönüp âlem ayılsın
Bu zaferin haşre kadar anılsın
Ey zülfikar-ı rahmet-i âlem Risale-i Nur
O soydandır nice canlar yakanlar
O soydandır evler barklar yıkanlar
O soydandır sana kinle bakanlar
Ey hüccet-i rahmet-i âlem Risale-i Nur
Masumların kanlarını içerler
Ebu Cehl'i, Nemrudları geçerler
Ölümlerden ölümleri seçerler
Ey şimdi bir rahmet-i âlem Risale-i Nur
Bir mikrop ki, ciğerleri dişliyor
Kanımızla kendisini besliyor
Temiz yurdu telvis edip pisliyor
Ey bir eczahane-i rahmet-i âlem Risale-i Nur
Gazilerin, fatihlerin konağı
Seyyidlerin, serverlerin otağı
Bu vatandır, şehidlerin yatağı
Ey cilve-i rahmet-i âlem Risale-i Nur
O şehidlerin ala dönmüş kefeni
Miskler kokar, güle benzer bedeni
Öper melekler de nurlu na'şını
Ey cilve-i rahmet-i âlem Risale-i Nur
Kur'an diyor ölmemiştir, diridir
Herbirisi Hakk'ın arslan eridir
Türbeleri yürekleri titretir
Ey âyine-i rahmet-i âlem Risale-i Nur
Armağansın çünki asil millete
Düşmeyelim bir gün bile zillete
Götür bizi şanlı büyük devlete
Ey misal-i rahmet-i âlem Risale-i Nur
Eyleyeler nurun ile hep savlet
Zaferlerle şanlar bulsun bu millet
Şarka, garba ziya salsın bu devlet
Ey bizlere rahmet-i âlem Risale-i Nur
Nurdan kanadın, hem sağlam kolun var
Nurdan senin Hakk'a giden yolun var
Kabul et bir kemter Feyzi kulun var
Ey bu asırda rahmet-i âlem Risale-i Nur!
Üstadım, Efendim Hazretleri!
âyetinin nurlarından, nurun sayesinde alabildiğim bir zerreyi bu şekilde yazdım ve huzur-u irfanınıza sundum. Kabulünü rica eder, selâmlarımızı sunar, mübarek ellerinizi öperiz, Efendimiz.
=#167
Dördüncü Söz: ...5-8
Namaz hakkındaki ayetlerin mühim bir sırrını gayet makul ve mantıkî bir temsil ile tefsir ediyor.
Dokuzuncu Söz ...9-26
Beş vakit namaz hakkındaki âyâtın gayet mühim bir sırrını beş nükte ile tefsir ve malûm olan beş vakit namazın o vakitlere hikmet-i tahsisini fevkalâde güzel ve şirin bir tarzda beyan ediyor.
Yirmi Birinci Söz (Birinci Makam) ...27-38
Namazın, o kadar güzel bir tarzda kıymetini ve faydasını gösterir ki en tembel ve fâsık adama dahi namaza karşı bir iştiyak verir ve gayrete getirir.
On Üçüncü Lem'a ...39-89
Hikmetü'l-İstiaze namıyla maruf, gayet kıymettar ve kuvvetli ve hakikatli bir risaledir. Bazı âyât-ı Kur'aniyenin meâni-i kudsiyelerini on üç işaret ile tefsir ederek on üç anahtarla قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ ın kale-i hasînine girmek için kapı açar. Tahassungâh gösterir.
On Yedinci Lem'a ...90-156
Zühre'den gelmiş on beş notadan ibarettir. Müellifine inayet-i Rabbaniye ile marifet-i İlahiyede bir hareket-i fikriye ve bir seyahat-i kalbiye ve bir inkişafat-ı ruhiyede tezahür eden bazı lemaat-ı tevhidiyeyi ihtiva etmektedir.
Takriz ... 157-166
Nur'un kahraman ve sadık bir hâdimi olan merhum Muallim Hasan Feyzi'nin Risale-i Nur hakkında hakikatli bir manzumesi.