İman Hakikatleri
— 157 —
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ

âyetinin Veraset-i Ahmediye (A.S.M.) cihetinde ve mana-yı işarî noktasında ve bu asırda o Rahmetenlilâlemîn'in bir âyinesi ve hakikat-i Kur'aniyenin bir hakikî tefsiri olan Risale-i Nur, o küllî rahmetin bir cilvesi ve bir numunesi olmasından; hakikat-i Muhammediyenin (A.S.M.) bir kısım evsafı, mana-yı mecazî ile cüz'î bir vârisine verilebilir diye, bu parlak kasideye ilişmedim. Yalnız hakikat-i Ahmediye (A.S.M.) âyinesinin farkına işareten bazı kelimeler ilâve edildi.

Said Nursî

Huzur bulur bugün seninle âlem

Ey bu asırda rahmet-i âlem Risale-i Nur

Sürur bulur bugün seninle âdem

Ey bir rahmet-i âlem Risale-i Nur

— 158 —

Bu hasta gönüller çoktan perişan

Varsa sende eğer Lokman'dan nişan

Bir şifa sun, gel ey mahbub-u zîşan

Ey cilve-i rahmet-i âlem Risale-i Nur

Gelmez mi sonu bu uzun hecenin

Geçmez mi gamı bu yaslı gecenin

Zâri arttı, sabrı bitti nicenin

Ey cilve-i rahmet-i âlem Risale-i Nur

Fahr-i Âlem, Arş'tan bu yere indi

Şah-ı Velayet gelip Düldül'e bindi

Zülfikar'a bugün artık Nur dendi

Ey bu zamanda rahmet-i âlem Risale-i Nur

Yolumuz bu Nur'un bu nurlu yolu

Olduk hepimiz o Nur'un bir kulu

Nur yolunda yürüyene hem ne mutlu

Ey numune-i rahmet-i âlem Risale-i Nur

Nurs'un nur çıkan nurlu dağında

Bülbül öter bahçesinde bağında

Tozu olsak onun pâk ayağında

Ey rahmet-i âlem cilvesi Risale-i Nur

— 159 —

Derdlere dermansın, mahbub-u cansın

Hem câmi'ü'l-esma vel-Kur'ansın

Hem de Nur-u Hak'tan bize ihsansın

Ey bir rahmet-i âlem Risale-i Nur

Bu âlemde madde değil, bir özsün

Her zerreden bakan bütün bir gözsün

Kâinatı hayran eden bütün bir yüzsün

Ey misal-i rahmet-i âlem Risale-i Nur

Asl-ı evvelisin balın, şekerin

Deryasısın cümle ilmin, hünerin

Gelmedi cihana böyle eser-i benzerin

Ey mir'at-ı rahmet-i âlem Risale-i Nur

Sen aylardan, güneşlerden üstünsün

Nihayetsiz, sonu gelmez bütünsün

Nur cemalin bütün bütün görünsün

Ey mazhar-ı rahmet-i âlem Risale-i Nur

Boyun büküp acı acı melerdik

Gözyaşını kanlar ile silerdik

Görsek diye seni Hak'tan dilerdik

Ey bir temsil-i rahmet-i âlem Risale-i Nur

— 160 —

Çünki sensin bu asırda Rahmetenlilâlemîn'in cilvesi

Çünki sensin şimdi Şefîu'l-Müznibîn'in vârisi

Ağisnâ yâ Gıyase'l-Müstagîsîn bir duası

Ey şu'le-i rahmet-i âlem Risale-i Nur

Şifa bulsun şimdi biraz yaramız

Revaç bulsun geçmez olan paramız

Saç nurunu, aka dönsün karamız

Ey ziya-i rahmet-i âlem Risale-i Nur

Cürmümüzle külhan gibi pür-nârız

Derd elinden hem her gün zâr u zârız

Afvet bizi madem sana hep yârız

Ey nur-u rahmet-i âlem Risale-i Nur

Meylimiz yok yalancı bir dünyaya

Son verdik biz bid'alara, riyaya

Kapılmayız öyle kuru hülyaya

Ey bir hakikat-i rahmet-i âlem Risale-i Nur

— 161 —

Yok bizde cem'iyet kurmak hülyası

Yok başka bir yola gitmek sevdası

Olduk ancak Nur'un derdli şeydası

Ey derdlilere rahmet-i âlem Risale-i Nur

Yollarda bıraktık geçtik dervişi

Attık gönüllerden öyle teşvişi

Kâfi bu parlayan nurun güneşi

Ey ma'kes-i rahmet-i âlem Risale-i Nur

Geçmişiz hep medihlerden senadan

Yüz çevirdik servetlerden gınadan

Nur isteriz, geçmeden bu fenadan

Ey bu asırda rahmet-i âlem Risale-i Nur

Nur elinden içeli biz şarabı

Çevirmişiz tatlılığa azabı

Bir mahbubun biz de olduk türabı

Ey bize rahmet-i âlem Risale-i Nur

Âşıkların, arşa çıkan feryadı

Ağlatıyor o pâk ruhlu ecdadı

Allah için eyle bize imdadı

Ey muhtaçlara rahmet-i âlem Risale-i Nur

— 162 —

Gökler saldı bela, yer verdi bela

Sarstı âfâkı bir acı vaveylâ

Rahmet et âleme ey Nur-u Mevlâ

Ey cilve-i rahmet-i âlem Risale-i Nur

Bir yanda sel var, bir yanda kan akar

Bu bela ateşi âlemi yakar

Ağlayan bu beşer hep sana bakar

Ey numune-i rahmet-i âlem Risale-i Nur

Çevrildi ateşle bu koca dünya

Bir Cehennem gibi kaynadı derya

Yetiş imdada ey şah-ı evliya

Ey bu zamanda rahmet-i âlem Risale-i Nur

Her yangını senin nurun söndürür

Herbir yeri bir gülşene senin nurun döndürür

Deccal'ı da bir gün gelir elbet öldürür

Ey nur-u rahmet-i âlem Risale-i Nur

Zındıkaya, küfre karşı saldırdın

Gönüllerden kederleri kaldırdın

Bizi nurun deryasına daldırdın

Ey bîçarelere rahmet-i âlem Risale-i Nur

— 163 —

Kaldıramaz sana aslâ kimse el

Bağlıyoruz bizler sana candan bel

Dünyalara sensin ümid ve emel

Ey ziya-i rahmet-i âlem Risale-i Nur

Sen ordu kurmazsın erle, uşakla

Savaşmazsın öyle topla, bıçakla

Nurunla şu asrı tutup kucakla

Ey şimdi rahmet-i âlem Risale-i Nur

Bitsin de, bu korkunç tufan-ı şedid

Açılsın yepyeni bir devr-i mes'ud

Onsekiz bin âlem eylesin hep îd

Ey ehl-i Kur'ana rahmet-i âlem Risale-i Nur

Geliyor şu karşıdan gerçi bir zulmet

Fakat sensin bugün atâ-yı rahmet

Boğacaksın onu nurunla elbet

Ey bir rahmet-i âlem Risale-i Nur

Kızıl ejder yuvamıza girmesin

Zehirli eli yakamıza ermesin

Karşı durup nurun fırsat vermesin

Ey seyf-i rahmet-i âlem Risale-i Nur

— 164 —

Kara duman üstümüzden dağılsın

Kızıl alev sönüp âlem ayılsın

Bu zaferin haşre kadar anılsın

Ey zülfikar-ı rahmet-i âlem Risale-i Nur

O soydandır nice canlar yakanlar

O soydandır evler barklar yıkanlar

O soydandır sana kinle bakanlar

Ey hüccet-i rahmet-i âlem Risale-i Nur

Masumların kanlarını içerler

Ebu Cehl'i, Nemrudları geçerler

Ölümlerden ölümleri seçerler

Ey şimdi bir rahmet-i âlem Risale-i Nur

Bir mikrop ki, ciğerleri dişliyor

Kanımızla kendisini besliyor

Temiz yurdu telvis edip pisliyor

Ey bir eczahane-i rahmet-i âlem Risale-i Nur

Gazilerin, fatihlerin konağı

Seyyidlerin, serverlerin otağı

Bu vatandır, şehidlerin yatağı

Ey cilve-i rahmet-i âlem Risale-i Nur

— 165 —

O şehidlerin ala dönmüş kefeni

Miskler kokar, güle benzer bedeni

Öper melekler de nurlu na'şını

Ey cilve-i rahmet-i âlem Risale-i Nur

Kur'an diyor ölmemiştir, diridir

Herbirisi Hakk'ın arslan eridir

Türbeleri yürekleri titretir

Ey âyine-i rahmet-i âlem Risale-i Nur

Armağansın çünki asil millete

Düşmeyelim bir gün bile zillete

Götür bizi şanlı büyük devlete

Ey misal-i rahmet-i âlem Risale-i Nur

Eyleyeler nurun ile hep savlet

Zaferlerle şanlar bulsun bu millet

Şarka, garba ziya salsın bu devlet

Ey bizlere rahmet-i âlem Risale-i Nur

Nurdan kanadın, hem sağlam kolun var

Nurdan senin Hakk'a giden yolun var

Kabul et bir kemter Feyzi kulun var

Ey bu asırda rahmet-i âlem Risale-i Nur!

— 166 —
اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّٰهِ وَ بَرَكَاتُهُ

Üstadım, Efendim Hazretleri!

وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ

âyetinin nurlarından, nurun sayesinde alabildiğim bir zerreyi bu şekilde yazdım ve huzur-u irfanınıza sundum. Kabulünü rica eder, selâmlarımızı sunar, mübarek ellerinizi öperiz, Efendimiz.

Bîçare talebeniz
Hasan Feyzi
(Rahmetullahi aleyhi ebeden daimen)

=#167

Fihrist

Dördüncü Söz: ...5-8

Namaz hakkındaki ayetlerin mühim bir sırrını gayet makul ve mantıkî bir temsil ile tefsir ediyor.

Dokuzuncu Söz ...9-26

Beş vakit namaz hakkındaki âyâtın gayet mühim bir sırrını beş nükte ile tefsir ve malûm olan beş vakit namazın o vakitlere hikmet-i tahsisini fevkalâde güzel ve şirin bir tarzda beyan ediyor.

Yirmi Birinci Söz (Birinci Makam) ...27-38

Namazın, o kadar güzel bir tarzda kıymetini ve faydasını gösterir ki en tembel ve fâsık adama dahi namaza karşı bir iştiyak verir ve gayrete getirir.

— 168 —

On Üçüncü Lem'a ...39-89

Hikmetü'l-İstiaze namıyla maruf, gayet kıymettar ve kuvvetli ve hakikatli bir risaledir. Bazı âyât-ı Kur'aniyenin meâni-i kudsiyelerini on üç işaret ile tefsir ederek on üç anahtarla قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ ın kale-i hasînine girmek için kapı açar. Tahassungâh gösterir.

On Yedinci Lem'a ...90-156

Zühre'den gelmiş on beş notadan ibarettir. Müellifine inayet-i Rabbaniye ile marifet-i İlahiyede bir hareket-i fikriye ve bir seyahat-i kalbiye ve bir inkişafat-ı ruhiyede tezahür eden bazı lemaat-ı tevhidiyeyi ihtiva etmektedir.

Takriz ... 157-166

Nur'un kahraman ve sadık bir hâdimi olan merhum Muallim Hasan Feyzi'nin Risale-i Nur hakkında hakikatli bir manzumesi.