Üçüncü Mes'ele:
Geçen üç sene evvel Ramazan'da te'lif edilen ve yine bu sene Ramazan'da serbest intişar eden Âyetü'l-Kübra'nın bir hülâsası olan Hizb-i Nuriye'yi okudum. Fakat bir saatten fazla çekerdi. Birden o hülâsanın da bir hülâsası, on
veya onbeş dakika aynı Ramazan'da tezahür etti. Onu okuduğum zaman, bütün Âyetü'l-Kübra'yı okuyorum gibi bir inkişafat-ı imaniye ve
sırrına mazhar iki veya üç sahifelik arabiyyü'l-ibare okuyorum. Vakit bulamıyorum, kendi kalemimle size yazayım. İnşâallah bir zaman size yazacağım. O parçayı benim gibi anlayanlar, kendisine mahsus nüshalarından ya Âyetü'l-Kübra'ya, ya Hizbü'n-Nuriye'nin âhirinde yazar, tesbihattan ve duadan sonra otuzüç defa «Lâ ilahe illallah» tesbihatımızın yerinde -yalnız sabah tesbihatında- manasını düşünerek onu okuyabilir.