Emirdağ Lahikası
— 26 —

Kardeşlerim! Hiç merak etmeyiniz. Kat'î kanaatım geldi, bizler bir inayet altında, gayet ehemmiyetli bir hizmette ve ihtiyar ve iktidarımız haricinde bir dest-i gaybî tarafından istihdam ediliyoruz. Çok defa

﴿ عَسٰٓى اَنْ تَكْرَهُوا شَيْئًا وَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْ ﴾

sırrına mazhar oluyoruz. Bu çalışmada zahmet pek az, ücret pek çok.

Aziz, sıddık kardeşlerim!

Sizin gayet mübarek ve Cennet meyveleri gibi şirin hediyelerinizi ve Denizli cihetindeki beşaretinizi aldım. Şimdi bu dakikada pek çok işler beni uzun konuşturmayacak, kısa kesmeye mecbur oldum. Çünki hediyeyi getiren çabuk gidecek diye acele yazdım.

Evvelâ:

Son parçada, başta ﴿بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقٰى﴾ 1344 sehivdir. Eğer okunmayan iki hemze ve medde sayılmazlarsa sehiv değil; hem çok manidardır. Doğrusu 1347'dir ki, parçanın âhirinde tekrar doğru yazılmış. Hem bâki kalan kısmı hem ehemmiyetli, hem dünyaya baktığı için

— 27 —

ve «Alak» taki ﴿اِنَّ الْاِنْسَانَ لَيَطْغٰى﴾ o parçadaki tağuta baktığından şimdilik yazdırılmadı.

Ve sâniyen:

Fihriste'de Âyet-i Hasbiye olan "Dördüncü Şuâ"ın fihristesi, «İhtiyar Lem'ası» nın Ondördüncü Ricası yerinde yazılsın. Hakikaten münasib görünüyor, tam bir ricadır.

Sâlisen:

Yirmisekizinci Lem'anın Yirmisekizinci Nüktesinin aynı (fihristesi değil), Onbeşinci Söz'ün âhirinde yazılsın. Çünki ikisi aynı hakikatten bahsediyor.

Râbian:

Merhum Hâfız Ali'nin Lem'alarını tashih ettim. Yakında inşâallah gönderilecek.

Bugünlerde mübarek kahramanların Firdevsî ve Yusufî meyvelerini tashih ederken o risale bana o derece kuvvetli ve kıymetli göründü ki, bağırarak dedim: Bütün çektiğimiz hapis sıkıntıları yüz misli ziyade olsa da, yine bu Meyve Risalesi, yüz derece daha fazla iş görmüş. En muannidleri de imana getirerek geniş dairelerde kendini zevkle okutturuyor.