Kardeşlerim! Âyetü'l-Kübra Ramazan'da zuhur ettiği gibi, zannımca Ramazan'da da matbaadan çıktığını, Isparta'ya geldiğini ve Ramazan'da serbestiyetle okunması ve câmilere okutmak için girmesi gibi; bu Ramazan-ı Şerif'te Âyetü'l-Kübra'dan çıkan ve bir saat tefekkür bir sene ibadet manasını taşıyan Hizb-i Nuriye Âyetü'l-Kübra'dan çıktığı misillü, bizim tesbihatımızda otuzüç defa "Lâ ilahe
illallah" Âyetü'l-Kübra'nın berekâtı ve feyziyle on dakikada aynı hakikat-i tevhidi veren iki sahife kadar Ramazan'ın nuruyla kalbe ihtar edildi. Ben de on dakikada Âyetü'l-Kübra'nın tamamını okuyor gibi ve herbir mertebede, mukaddemesinde denildiği gibi Küre-i Arz'ın küllî dili benim hayalen lisanım olup «Lâ ilahe illallah» der; ve denizler ve dağlar ve unsurların ve göklerin ve insan tabakatlarının lisan-ı halleri benim dillerim olup «Lâ ilahe illallah» der diye, ben de herbir «Lâ ilahe illallah» dedikçe, ya bilisan-ı arz, ya bilisan-ı semavat, ya bilisan-ı cevv, ya bilisan-ı anasır derim, gibi... İnşâallah, sonra size gönderilecek.